Eylül 2007 için Arşiv

Cemo

Pazar, 30 Eylül 2007



Kemal Bilbaşar
CAN YAYINLARI

Cumhuriyet’in ilk yılları. Doğu Anadolu’nun yaman coğrafyasında, aman vermez havasında, binbr oyunuyla insanı coşturan, yoran doğasında yaşayan bir söylence Cemo. Kömür gözleri ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök ışıltıları taşıyan, çatıldığında hançere dönüşen kaşlarıyla yürek yakan Cemo. Başı eğdirilemeyen, Nuh dedi mi Peygamber demeyen Cemo, insanlarına da, hayatına da dişiyle tırnağıyla sahip çıkan yiğit bir kadın. Doğu Anadolu’da bir masal gibi geçen hayatıyla edebiyatımızın simge isimlerinden biri. Kemal Bilbaşar’ın ağalık düzenindeki insanları, aşiret törelerini, inançlarını, yaşama biçimlerini olanca gerçekliğiyle yansıtan bir dille yazdığı Cemo, unutulmaz roman kahramanları arasında yer almış biri. Bir direnişin romanı. İlk yayınlandığı 1966′dan beri sevilerek okunan bu romanın ikinci bölümü olan Memo ile birlikte şimdi Can Yayınları’nda.

Boğaziçi Şıngır Mıngır

Pazar, 30 Eylül 2007



Salah Birsel
SEL YAYINLARI

Boğaziçi, Dünya Coğrafyasının en güzel kesitlerinden biri. Doğanın, Tarihin ve Şimdiki Zaman’ın benzersiz bir alaşımı. Üzerine çok şey yazıldı iki bin yıldır, ama Salâh Birsel’in “Boğaziçi Şıngır Mıngır”ı başka: Günün her saaatında nasıl renk değiştiriyorsa, Birsel’in üslubu da öyle.

Enis Batur

Karganı Bağışla

Pazar, 30 Eylül 2007



Sait Faik Abasıyanık
YAPI KREDİ YAYINLARI

“Kardeşim Yaşar,
Geçenlerde Ağaç mecmuasını gördüm, orada hikayem vardı, soyadım yerine Adalı yazmışlar, çok üzüldüm, benim soyadım yok mu sanki. Kardeşim Yaşar, sen soyadımı yazıversen hiç böyle karışılıklar olmayacak.
- Sait Faik”
Türk edebiyatının parlak zirvesi Sait Faik Abasıyanık, bir öyküsünün sonunda “yazmasam deli olacaktım” diyordu. Roman, deneme, şiir ve çok sayıda mektup, ama en çok da öykü yazdı.
Orhan Veli, Yaşar Nabi Nayır, Orhan Kemal, Naim Tirali, Tarık Buğra, Fazıl Hüsnü Dağlarca başta olmak üzere, birçok yazar dostunun yanı sıra yakınlarıa yazdığı ve onlardan gelen mektup ve kartpostallar; dönemin edebiyat dünyasına, Sait Faik’in ayrıntılarını pek de bilemediğimiz hayatına ışık tutuyor.
Bu kitapta yer alan 70 mektup ve 54 kartpostalın büyük çoğunluğu ilk kez gün ışığına çıkıyor. Sait Faik Abasıyanık’ı bir parça daha aydınlatıyor.

Mahkeme Kapısı

Pazar, 30 Eylül 2007



Sait Faik Abasıyanık
YAPI KREDİ YAYINLARI

“(…) İşte, bizim kaplamaları söktüğümüz, harabeleri yıktığımız, gelinlik sandıkları parçaladığımız, marsık hasretiyle kapkara karardığımız günlerde işlenen bir cinayeti bugün mahkeme salonunda dinlerken, dışarda baharın, Postane’nin yan yollarından birinde kedi yavruları güzelliği ve sevimliliği ile oynaştığını görüyor, hemen hemen bu cinayeti bir film seyreder gibi seyre hazırlanıyordum.”
“Bu Senenin Meşhur Karakışı Cinayeti” adlı yazıdan
Kalemini yontup açtıktan sonra öpecek kadar yazıya bağlı olan Sait Faik Abasıyanık hayatı boyunca yazdı. Öykü, şiir, roman yazmadığı zamanlarda çeşitli dergilere, gazetelere yazılar yazıyordu. Bu kitapta yer alan 26 yazıyı Haber gazetesinin “Mahkemelerde” adlı sütunu için 1942′de kaleme almıştı.
Mahkeme kapılarında sürüp giden dramlarda, gülünç olaylarda, sıradan davalarda yine insanı bulup çıkaran Sait Faik’in yazıları okurun damağında gerçek bir öykü lezzeti bırakıyor.

Beyaz Gemi

Pazar, 30 Eylül 2007



Cengiz Aytmatov
ELİPS KİTAP

Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebi, askeri yani bütün maddi ve manevi zenginliğini eserlerine yansıtmış, yaşadığı coğrafyanın insanınının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkını içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile “tikip insan”ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikayelerinde milletinin temel mülkü olan milli hafızaya ait efsane, destan, masal, hikaye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartalır, ardındaki hikayeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü,psikolojisiyle, duyuş ve anlış tarzıyla, maddi manvi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır.

Gün Olur Asra Bedel

Pazar, 30 Eylül 2007



Cengiz Aytmatov
ELİPS KİTAP

Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebi, askeri yani bütün maddi ve manevi zenginliğini eserlerine yansıtmış, yaşadığı coğrafyanın insanın tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkını içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile ‘tipik insan’ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır.

Akşam Güneşi

Pazar, 30 Eylül 2007



KİTABIN ADI AKŞAM GÜNEŞİ
KİTABIN YAZARI REŞAT NURİ GÜNTEKİN
YAYIN EVİ VE ADRESİ İNKİLAP YAYINEVİ ,CAĞALOĞLU/İSTANBUL
BASIM YILI 1982

1.KİTABIN KONUSU:
Eser, hareketli bir hayattan sonra hasta olan bir adamın başından geçen olayları ve aşklarını anlatıyor.

2.KİTABIN ÖZETİ:
Necati küçük yaşta annesini ve babasını kaybedene kadar ailesiyle birlikte Büyükada’da yaşar. Amcası onu İstanbul’a yanına alır ve büyütür. Amcasının iki kızı vardır. Necati orta okulu bitirdikten sonra askeri okula girer. Buradan mezun olduktan sonra amcasının yardımıyla Fransa’ya askeri akademiye girer. Fransa’da gönlünü epeyce eğlendirir. Buradan mezun olduktan sonra İstanbul’a döner. İstanbul’dan Şam’a tayini çıkar. Şam’da sıkıcı iki yıl geçirdikten sonra Bulgaristan’a tayini çıkar. Bu göreve gitmeden önce bir aylığına izin alır. Amcasının yanına gider. Burada amcasının büyük kızı, kocası ile sorunları yüzünden kendisini vurur ve felç olur. (daha fazla…)

Küçük Ağa

Cumartesi, 29 Eylül 2007



Tarık Buğra
İLETİŞİM YAYINLARI

Küçük Ağa, Kurtuluş Savaşı yıllarında, siyasal karar ve tartışma merkezlerinin uzağında, Kuvvacı/Millici denilen, ama ne oldukları, neyi temsil ettikleri pek bilinmeyen birilerinin açtığı savaşa katılıp katılmamanın vebalini tartarak bir karar verme durumunda kalan insanları anlatır. Asırlarır sadece “halife-i ruyi zemin”in, padişahın açtığı sancağın altında savaşılacağı bilgi ve inancıyla yaşamış taşra insanlarının, halife-padişah çağrısının yokluğunda ve işgal haberleri yayılırken yaşadıkları ikilemlerin, açmaz ve iç çalkantıların, kendileri ve kaderlerine sahip çıkma hakkında yeniden düşünmek zorunda kalışlarının hikayesidir. Tarık Buğra’nın kendi deyişiyle Küçük Ağa, destanlara yakışır bir konuyu ele almasına rağmen, destan değil, gerçekliği anlatan bir romandır. İttihatçıların ve Kuvvacıların değil, inanç ve gelenek kalıtıyla başbaşa, ilk kez kendisi ve kendi adına geleceği için karar vermeye çalışan bir ahalinin “kahraman”ı olduu bir roman. Şimdilerde Küçük Ağa’yı okumak, güncelliğini bir kez daha kazanmış bir öyküyü, sorunsalı yeniden okumak demektir.

İlk Düşen Ak

Cumartesi, 29 Eylül 2007



Ömer Seyfettin
İNKILAP KİTABEVİ

- Alçak!…
- Alçak!…
- Hain!
- Hain!
- Vicdansız!
- Asıl sensiz vicdansız!..

Daha düne kadar bütün kibar Şişli halkının, yeni yetişen çocuklarına, “İşte mutluluk timsali! Siz de böyle bir yuva yapmaya çalışınız” diye gösterdiği bu çift şimdi birbirlerine öyle korkunç, öyle vahşi bir öfkeyle bakıyorlardı ki…
Sermet tekrar haykırdı:
- Asıl sensin vicdansız!..

Yüksek Ökçeler

Cumartesi, 29 Eylül 2007



Ömer Seyfettin
İNKILAP KİTABEVİ

Hatice Hanım pek genç yaşta dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. On üç yaşındayken altmış altı yaşında bir kocaya vardığı için evlilik denen şeyden nefret etmişti. İşte hemen hemen on sene vardı ki; erkeğin hayali, zihnine romantizma, balgam, pamuk, vantuz, tentürdiyot yığınlarından yapılmış pis, asık suratlı, lanet bir heyula şeklinde gelirdi.

Erzurum Halkevleri / Tek Parti Döneminde

Cumartesi, 29 Eylül 2007



Mehmet Okur/ Murat Küçükuğurlu
DERYA KİTABEVİ

Tek Parti döneminde Erzurum’un sosyo-kültürel yapısını dönüştürme adına en önemli yapı taşlarından birisi olan Erzurum Halkevi’ni ele alan bu çalışma, belirtilen dönemde Erzurum’un sosyal, kültürel ve ekonomik durumunu aydınlatabilecek önemli ipuçları sunmaktadır.
Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi başta olmak üzere Erzurum’daki Belediye Arşivi, Özel İdare Arşivi, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Arşivi, Ticaret Odası Arşivi ve ilgili dönemde Erzurum’da çıkmış olan gazete ve dergilerden elde edilen belge ve bilgilere dayanılarak hazırlanan bu eser, Erzurum’daki halkevleri ve halkoyunlarının kuruluşu, teşkilatlanması, belirlenen amaçlar doğrultusunda toplumsal dönüşümü sağlamak amacıyla yaptığı faaliyetler ve kapatılma süreci hakkında çarpıcı bilgiler vermektedir.

Mitolojide Doğu Karadeniz

Cumartesi, 29 Eylül 2007



İlyas Karagöz
DERYA KİTABEVİ

Bu eserin önemli bir faydası da, bundan sonra konu ile ilgili çalışma yapacak olanlar için ulaşmakta zorlanılacak kaynaklardan yararlanılarak ortaya çıkmış olmasıdır. Ayrıca bugüne kadar Doğu Karadeniz’in mitolojik arka planına ilişkin başka bir eserin bulunmayışı da bu kitabın önemini artırıyor. Bu itibarla, bu kitap ilgililerin konuya giriş ve ilk Türkçe kaynak potansiyeli taşıyan bu kaynaktan mahrum kalmamaları ve mutlaka istifade etmeleri gerektiği düşüncesi ile yayımlanmıştır..
Yahya Düzenli

AutoCad 2007 İle Tasarım ve Modelleme

Cuma, 28 Eylül 2007



Prof.Dr. Mahmut Gülesin
ASİL YAYIN DAĞITIM

İki Boyutlu Çizim, Çizimi Yapılan Nesnelerde Düzeltme İşlemleri, Ölçülendirme, Üç Boyutlu Katı Modelleme, Telkafes Modelleme, Yüzey Modelleme, Teknik Resim Görünüşleri, Montaj

Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomasi Mektubu

Cuma, 28 Eylül 2007



Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
BEYAN YAYINLARI

Bu eser, adından da anlaşılacağı üzere, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in İslâm’ı tebliği gayesiyle komşu devlet başkanlarına gönderdiği mektupların, son zamanlarda ortaya çıkarılmış orijinal nüshalarını konu edinmektedir. Prof. Muhammed Hamidullah, keşfedilen bu orijinal nüshaların tavsiflerinin yanı sıra, bunların sahte olup olmadıklarını da tartışarak, konuya açıklık kazandırmaya çalışmaktadır. Müellifîn bu eserinin ilginç bir yönü de, mektupların tavsifîne geçmeden önce, Arap yazısının tarihçesiyle ilgili bir bölümü de ihtiva etmesidir.

Eğitim Bilimine Giriş

Cuma, 28 Eylül 2007



Kollektif
Doç.Dr. Emin Karip
PEGEM A YAYINLARI

Eğitimin disiplinler arası bir bilim olma özelliği, öğretmen adaylarına eğitim biliminin temel kavram ve bilgilerini farklı disiplinler açısından, fakat bir bütünlük içinde sunmayı gerektirmektedir. Eğitim Bilimine Giriş kitabı öğretmen adaylarında, eğitim öğretimde mevcut yapı ve işleyiş ile kuram ve uygulamaların felsefi, tarihsel, toplumsal, psikolojik, politik, ekonomik ve hukuksal temellerine ilişkin temel kavram ve bilgileri kazandırarak, eğitim bilimine ve öğretmenlik mesleğine yönelik olumlu bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu kitapta eğitim biliminin ve eğitimin temelleri, ilişkili olduğu diğer disiplin alanları açısından ele alınmış, eğitimde bilimsel bilginin oluşturulmasında yöntem, eğitimin tarihsel gelişimi, eğitimin işlevleri, eğitim ile toplumsal kurumlar ve toplumsal değişme arasında etkileşim geniş bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu kitabın, öğretmenliği bir meslek olarak seçme düşüncesi ile öğretmenlik eğitimine başlayan geleceğin öğretmenlerine, öğretmenlik ile ilgili temel bilgi, beceri, tutum ve değerlerin kazandırılmasında iyi bir temel oluşturması beklenmektedir.