Eylül 2008 için Arşiv

Soğanı Soyarken

Salı, 30 Eylül 2008

Günter Grass
TURKUVAZ KİTAP
İkinci Dünya Savaşı�nın patlamasıyla birlikte çocukluğunun sona erdiğini görür Günter Grass. Baba evinin dar sınırlarından, yoksul ortamından kurtulup savaşa katılmaya can atar, ama henüz on altı yaşındadır. Oysa çocuk yaşta olması, onu ne bir top mermisine hedef olmaktan, ne esir kampında açlıkla boğuşmaktan, ne ölümlere tanık olmaktan, ne de ailesinin izini kaybetmekten korur. Pek çok Alman genci gibi onun gözünde de Hitler Gençliği�ne katılmak, marşlar söyleyerek Nasyonal Sosyalist rejimin andını içmek doğaldır.
Grass, bir insanın hayatındaki en heyecanlı dönemi anlatıyor, Soğanı Soyarken�de: Kişiliğin oluştuğu, biçim aldığı, bütün dış etkileri özümsediği dönemi. Savaş sonrasında Berlin�de ve Paris�te geçirilen özgür ve sanat dolu günler, aşklar, yokluklar ve unutamadığı bir anne� Soğan-Belleğin sayısız tabakasında birikmiş anılarıyla birlikte ilginç hayatını bütün çıplaklığıyla okuruna açıyor Grass.

SoÄŸanı Soyarken, komik ve hüzünlü, sarsıcı ve duygusal hikâyelerle örülmüş bir hatırlama kitabı; geçmiÅŸten bugüne sürekli köprüler kurarak, çağının tanığı bir yazarı bütün insani yönleriyle tanımamızı mümkün kılıyor.

� Çünkü Hitler Gençliği�nin bir üyesi olarak aslında bir Genç Nazi�ydim. Sonuna kadar inançlıydım. Fanatik değildim, en ön safta yer almıyordum, ama gözümü refleksle bayrağa dikerek, ki o bayrağın bizim için �ölümden de öte� olduğu söyleniyordu, neferlerin arasında yer aldım, uygun adım yürüdüm. Hiçbir kuşku inancımı sarsmadı, kışkırtıcı şeyler olması, örneğin propaganda için hazırlanmış broşürlerin gizlice elden ele dolaşması, beni aklayamaz. Göring�le ilgili fıkralar içimde kuşku uyandırmadı. Etrafımız düşmanlarla çevriliydi, anavatanı tehdit altında görüyordum� Hem o delikanlıyı hem de kendimi temize çıkartmak için, �Bizi kandırdılar!� bile diyemem. Hayır biz kandırılmamıza izin verdik, ben kandırılmama izin verdim.

Benim Küçük Dostlarım

Salı, 30 Eylül 2008

Halide Nusret Zorlutuna
TİMAŞ YAYINLARI
Her çocuk, bence zevkle okumaya deÄŸer meraklı bir kitap; karşısında uzun uzun, hayran hayran düşünülecek bir bilinmeyenler âlemidir.
Yirmi bir yıldan beri bu kitapları yaprak yaprak,satır satır okumaya ve anlamaya çalışıyorum.
Fakat hâl⠓Çocuk” adlı kitapla anlayamadığım, sökemediÄŸim cümlelere rastladığım olur.
Bu itirafımdan sonra, okuyucularım bu eserde, tecrübelerin belki haklı; fakat herhâlde soÄŸuk ve tatsız gururunu elbette aramayacaklardır.
Hayır, sevgili okurlarım elinizdeki kitap, ağırbaşlı, psikolojik bir eser olmak iddiasında değildir.
Buna bir “hikâye kitabı” da denilemez. Çünkü içinde bir damlacık hayal bulamayacaksınız.
Ben bu kitapta sadece, gördüklerini ve duyduklarımı deÄŸil, hissettiklerimi sunuyorum. O kadar çok sevdiÄŸim “Küçük Dostlarım”ı, daha doÄŸrusu binlerce küçük dostumdan, rast gele birkaçını okurlarıma da tanıtmak istedim.
Bir kırık dökük çizgi, bir avuç gölge.. Boyaların parıltılı dilinden yoksun, kara kalem bir çocuk portresi, bir küçük insan kiÅŸiliÄŸi! Ve çok defa bu kiÅŸiyi benim hafızamın köklerine altın çivilerle perçinlemiÅŸ olan bir küçük olay. İşte kitabımda bunları bulacaksınız… Basit ÅŸeyler ama, içlerinde hoÅŸunuza gidenler, gözlerinize bir damla yaÅŸ, dudaklarınıza bir küçük gülümseme getirenler, hatta başınızın karanlık bir köşeciÄŸine titrek bir mum alevi uzatanlar olacak sanıyorum. Şüphesiz bir meÅŸale, kuvvetli bir elektrik lâmbası deÄŸil, ancak bir mum alevi
Fakat ne de olsa bir ışık…

Bu Benim Hayatım: Brigitte F.

Salı, 30 Eylül 2008

Tanseli Polikar
SİYAH BEYAZ YAYINLARI
Her yaÅŸam bir öyküdür… Ama bazılarının yaÅŸamı belki öyküden biraz daha fazladır. Burada olduÄŸu gibi bir dönemi yaÅŸayan insanların anlattıkları ve duyarak yaÅŸadıkları hem o döneme ışık tutması hem de alışılmadık olması açısından ilginçtir bence.
Kimdir Brigitte F.? Nerede yaşamaktadır? Neden

Mavi Saçlı Kız

Salı, 30 Eylül 2008

Burçak Çerezcioğlu
YAPI KREDİ YAYINLARI
Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yakıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar vardır.
Burçak Çerezcioğlu, 16 yaşında lösemiden öldüğünde, cesareti, sevgiyi ve yaşamı tanıyordu.
Bu kitapta, kısa bir yaşamın kederini, güzelliğini acısını, bir savaşı okuyacaksınız.
Ne yazıktır ki kurmaca olmayan bir hayatın öyküsünü.Bir babaya, bu dizeleri yazdırmış bir hayatın.
Sabahları
Hasta uyanmanı istiyorum.
Hastaysan eÄŸer
Yaşıyorsun demektir.

İki Dünya

Salı, 30 Eylül 2008

Filiz OfluoÄŸlu
CUMHURİYET KİTAPLARI
Bu kitap, böylesine renkli bir hayat yaşamış bir yazarın güçlü kaleminden çıkmış bir anılar demeti.
Kimler yok ki bu anılarda: Vehbi Koç ve Koç ailesi, Åžarık Tara gibi, iÅŸ dünyasının önemli simaları; Nadir Nadi, İlhan Selçuk, Abdi İpekçi gibi ünlü gazeteciler; Sakallı Celal, Muhsin ErtuÄŸrul, Halikarnas Balıkçısı, Mengü Ertel, C. R. Rey, Zeynep Oral, Vedat Günyol, Ara Güler gibi kültür-sanat insanları… Kitapta, 555 K ve 27 Mayıs, Abdi İpekçi suikastı gibi önemli
olaylar da yer alıyor. İki Dünya, Türkiye�nin son yetmiş yılına geniş bir ayna tutuyor.

Yeraltında Bir Anadolu

Salı, 30 Eylül 2008

Mahmut Makal
LİTERATÜR YAYINLARI
Bizim Köy�ün ünlü yazarı Mahmut Makal, Orta Anadolu�yu anlatıp bitirdikten sonra bu kez de Doğu�ya yöneliyor. Bizim Köy�ün yalnızca dikine fakat yöntemsiz Makal�ı, yeni kitabı Yeraltında Bir Anadolu�da yalnız gören göz, duyan kulak, yazan kalem değildir. Makal, olaylara ya da oluşlara doğrudan doğruya yalın bir bilinçle bakıyor artık. Sert, keskin, hırçın, dirençli bir kalemle anlatıyor Doğu�yu. Doğu Anadolumuz daha önce anlatılmadı mı bize? Az buçuk röportaj yapmasını bilen herkes, hemen hemen her gazeteci Doğu�ya bir kere uzandı. Gidip geldi ve yazdı gördüklerini. Ama hiçbiri Makal değildi onların. Makal da onlar gibi değil. O yüzden, Makal�ınkiler daha acılı, daha batan, daha neşterleyici soyundan. Yeraltında Bir Anadolu bugün Sağırlar ve Dilsizler Okulu Öğretmeni Makal�ın bağıra bağıra konuştuğu bir kitaptır.
Tarık Dursun K. (Milliyet)
Yeraltında Bir Anadolu, yazarın Bakanlık emrine alındıktan sonra gezdiÄŸi DoÄŸu Anadolu�daki gözlemlerini yansıtmaktadır. Yeraltında yaÅŸayan DoÄŸu�nun köyünü ve köylüsünü dile getirmektedir. Gerçekçi yazarın bu incelemesi, köy sorunlarımızın anlaşılmasında yararlı olacaktır… Türker AcaroÄŸlu (Cumhuriyet)
Köy sorunlarını çok iyi bilen ve başarılı eserleri yalnız Türkiyemizde değil, pek çok yabancı ülkede basılan değerli yazar Mahmut Makal�ın Yeraltında Bir Anadolu adlı eseri gerçekten büyük yankılar yapacak niteliktedir. Günümüzde Doğu sorunları günlük konu haline gelmiştir. Makal, çok iyi bildiği Anadolu�nun bu bölgesini dolaşmış, yeraltında yaşayan Anadolumuzu dile getirebilmek için değerli kalemini kullanmıştır. Yirminci yüzyıldaki Anadolu�yu aydınlarımızın bilmesinde, öğrenmesinde anlatılamayacak kadar isabet vardır.
Gerçekçi yazar Makal, bu incelemesiyle okura ve yarınki kuşaklara bir belge sunmaktadır.
Mehmet Ali Yalçın (MAY)

İzmir

Salı, 30 Eylül 2008

Zühal İzmirli/ Yücel İzmirli
NEDEN? KİTAP
�Klazumen Adası�nın sahilinde, babasıyla konuşur-ken buldu kendini;

�Lakin senin bir çınar aÄŸacı gibi ayaklarını saÄŸ-lam basarak büyüyüp; çevrene, vatanına, mille-tine faydalı bir insan olman çok daha önemli…�
Kamil Bey�in ona söylediÄŸi bu sözleri hiç unutmamış, kelimesi kelimesine ezberlemiÅŸti genç adam… Babası görememiÅŸti onun öğretmenlik yaptığı bu günleri… Demek ki O; vatanına, milletine öğretmenlik yapa-rak, yeni nesiller yetiÅŸtirerek faydalı olacaktı.�

Mübadele ile geldikleri İzmir�de, babasına verdiÄŸi sözü yerine getirebilmek için tüm yaÅŸamı boyunca çalışıp çabalayan, doksan üç yaşında bile hala ders kitapları yazan, kendini eÄŸitime adayan bir öğret-menle, cumhuriyet döneminin ilk yıllarından baÅŸ-layan öğretim hayatımızın geliÅŸimini okuyacak; siz de kendinizden çok ÅŸeyler bularak o yıllardan günü-müze doÄŸru bir yolculuk yapacaksınız.

Hayal ve Gerçek Yirmi Beş Yıl Sonra Bizim Köy

Salı, 30 Eylül 2008

Mahmut Makal
LİTERATÜR YAYINLARI
Zamanımızda edebiyatın böylesine ancak ekmek gibi alınteriyle kazanılmış ve tadına varılmış bir kültürle varabiliyor. Mahmut Makal�ın düşüncesi iş ve gerçek kadar kitaplarla da yoğrulmuş. Ama kitaplar, birçok yazarımızda olduğu gibi, gerçeğin önüne perde çekecek yerde, mevcut perdeleri kaldırmaya yaramışlar. İşte akıyla karasıyla, zehiri balıyla, bizim köy: Okuyun bakalım, bizim demeye diliniz varacak mı?

Sabahattin EyuboÄŸlu (Kitaplar dergisi)

İnsan Hayal ve Gerçek�i okurken, bu notların bir bozkır köyünden alınmış intibalarla yazılmış olduÄŸunu unutuyor da, hatırada manzara manzara, olay olay, hikâye hikâye kalmış birçok köyün canlandığını hissediyor. �AlışveriÅŸ�i okurken, bir güney köyünde, bir nahiye müdürünün hüzünlü bir dille köyde kızların babaları tarafından nasıl satıldığını anlattığı bir kış gecesini hatırlıyor; seçime ait bölümlerde de muhtelif köyleri, muhtelif günleri ile yeniden yaÅŸar gibi oluyorum. Her gelen hatibi sükûnetle dinleyen, alkışlayan, uÄŸurlayan, fakat kararını hiç belli etmeden, göğsündeki küçük pusulanın oy sandığına gireceÄŸi günü bekleyen kadınlardan, erkeklerden müteÅŸekkil halkalar, kümeler…

Dr A. Ferhan Oğuzkan (Varlık)

Deli Memedin Türküsü

Salı, 30 Eylül 2008

Mahmut Makal
LİTERATÜR YAYINLARI
Mahmut Makal, bir simgesidir Köy Enstitülerinin. Onların neden kurulduğuna, neler yaptığına ve kapatılmasalardı yurdumuza neler getireceklerdi? Bütün bu sorulara en güzel yanıt, son günlerde Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü�nün bir dergisinde örnek insan gösterilen Mahmut Makal�ın serüveni ve kişiliğidir.
Mahmut Makal, bir Orta Anadolu köy çocuğudur. Bizim Köy�de gerçekçi bir dille anlattığı �karanlık, yoksul, unutulmuş� köy ortamından, Cumhuriyet�in eğitim kaldıracı Köy Enstitülerinin kurtarıcı elleriyle alınmış, uyandırılmış, eğitilmiş, kendi toplumsal koşullarının eleştiricisi, bu geriliği, yoksulluğu yenecek bir ordunun öncüsü haline getirilmiştir. Bu serüven, Mahmut Makal�ın serüveniyle birlikte, Köy Enstitülerinin de başından geçenleri deyimler. Köy Enstitülerinin ülküsü, işte, karanlıklar, gerilikler içinde yaşayan milyonlarca köy çocuğundan, eğitim yolu ile uyanmış, eleştirici ve öncü Mahmut Makal�lar yaratmaktı. Mahmut Makal, nasıl, Köy Enstitülerini seven, onlara inananlar için olumlu bir simge ise, bir ters açıdan Köy Enstitülerini yeren, onlara karşı çıkanlar için de olumsuz bir simgedir.
Makal, uyandırılmak istenen �Bizim Köy�le, uyutulmak istenen �Bizim Köy� arasındaki temel çelişkiyi, Türkiye�deki tarihsel-toplumsal çatışmayı en güzel belirleyen bir simgedir. Köy Enstitüleri, �Bizim Köy�ün yazgısını değiştirmek için açılmıştı. �Bizim Köy�ün yazgısını değiştirmek istemeyenlerce kapatıldı.
Makal, �Bizim Köy�ün gerçeğini söyleyerek, o yazgıyı değiştirmek isteyenlere ışık tutmuştu. Çektiği çile, Anadolu köylüsünün çektiği çile yanında hiç kalır. Neden ki, Makal, çilesinin bilincine varmıştı Köy Enstitülerinde. Bilinç bir yerde bütün çileleri kutlu kılar. Hem çile çekmek hem de neden çile çektiğini bilmemek, Köy Enstitülerinin penceresi kapatılınca, Anadolu köylüsünün içine düştüğü karanlık gerçek budur. Ceyhun Atuf Kansu (Varlık dergisi)

TR+Tv=TRT

Salı, 30 Eylül 2008

Jülide Gülizar
SİNEMİS YAYINLARI
Dinleyicileriyle, başka dünyalardan, daha doğrusu �dipsiz kuyulardan� sesleniyormuşcasına konuşan RADYO SPİKERLERİ, 31 OCAK 1968 akşamı saat 19:30�dan başlayarak ETE KEMİĞE BÜRÜNÜP bir beyaz camdan görünerek konuşur oldular. O akşamki ilk yayınla birlikte de İZLEYİCİLERİMİZ durumuna geldiler.
1964�de Ankara Radyosu, İstanbul İzmir radyolarından TRT�ye geçiş yaşanmıştı. Daha doğrusu TR olmuştu bu radyolar, çünkü yasası çıkmıştı ama henüz ortalıkta TV yoktu. 1 Mayıs 1964�den 31 Ocak 1968�e kadar durum böyle sürdü. 1968�de Tv�nin de eklenmesiyle, TR+Tv=TRT rumuzlu kurum ortaya çıktı.
TÜRKİYE RADYO � TELEVİZYON KURUMU
TRT�de uzunca bir süre TEK VE İLK olmanın saltanatını sürdük. 22 yıl boyunca�
İlginçtir, radyo stüdyosunda DİNLEYİCİLERE sanki DİPSİZ BİR KUYUDAN sesleniyorduk.
TV stüdyosunda İZLEYİCİLERE, ekranda görülen bizler sanki İZLEYİCİLERE değil, DİPSİZ BİR KUYUYA seslenir olduk.
Radyo, gelip geçen iktidarlardan çok çekmişti. TV yayını başlayınca radyoların sıkıntıları kat kat katlanarak TRT�nin üzerine çöktü.
TRT�nin göreceli de olsa biraz rahat soluk alması 1990�da özel TV�lerin yayına girmesiyle mümkün oldu.
Sözün özü, TV�li bu kurumda çalışanlar, başta ülkenin yöneticileriyle, kafası bulandırılmış dinleyici ve izleyicilerle ve kurumdaki ilkel kafalılarla çak ama çok büyük mücadele içinde oldular. Bizler kendimizi kurtarmıştık ama kurumda o sıralarda çalışmaya başlayanlar TRT�cilik yerine DANIŞTAYCILIK öğrendiler.
Hepimizin verdiği bir TRT MEYDAN SAVAŞI�ydı bu.

PC Donanım Bilgisi

Pazartesi, 29 Eylül 2008

Birol Yüksektepe
TÜRKMEN KİTABEVİ

PC Donanımı ve Terfisi

Pazartesi, 29 Eylül 2008

T. J. Lee/ Lee Hundspeth
SİSTEM YAYINCILIK
Elinizdeki bilgisayarı terfi etmek yerine, yeni bir bilgisayar satın almanın hangi durumlarda daha mantıklı olduğunu öğreneceksiniz.
Herhangi bir PC terfisi yapmadan önce elinizde bulunması gereken her şeyin listesini çıkaracak, kendi başınıza yapabileceğiniz ve bir uzman çağırmanız gereken terfileri ayırt edebileceksiniz.

Donanım Sorunları ve Çözümleri

Pazartesi, 29 Eylül 2008

Mehmet EÄŸitmen
SEÇKİN YAYINCILIK

Pc Donanımı

Pazartesi, 29 Eylül 2008

Mehmet Çömlekçi
ALFA YAYINLARI
PC teknolojisi hakkında bilmek isteyeceÄŸiniz herÅŸey bu konsantre kitapta toplandı. Sistem ve bileÅŸenlerin türlerinden tarihçelerine, ayrıntılı teknik özelliklerden sisteme nasıl takılacaklarına dair bilgilerin yanı sıra; sorun giderme, tanı koyma ve sistem birleÅŸtirme tekniklerini, üstelik görsel açıklamalarla bulacaksınız…
PC bileÅŸen ve türleri, MikroiÅŸlemciler ve Teknik özellikleri, Ana kartlar ve veri yolları, BIOS, Bellek, IDE Arabirimi, Manyetik Depolama, Sabit Diskler, disketler ve daha birçoÄŸu hakkında bilmediÄŸiniz herÅŸey bu kitapta…

Yüksek Öğrenim Müfredatına Uygun Veri Tabanı Sistemleri

Pazartesi, 29 Eylül 2008

Yalçın Özkan
ALFA YAYINLARI
* Veri tabanı sistemlerine giriş
* Konu ile ilgili temel sorular
* Temel kavramlar
* İlişkisel veri tabanı tasarımı
* İlişkisel cebir
* SQL yapısal sorgulama dili
* SQL fonksiyonları
* Verileri gruplayarak analiz
* Çoklu tablolar
* Karmaşık sorgular
* DML iÅŸlemleri
* Veri tabanı nesneleri
* Kullanıcıların sisteme erişimi