Kitap özetleri, e kitap, e okul
buraya slogan gelecek
Anasayfa  Anasayfa  |  Sayfa 1  |  Sayfa 2

Bozkurtların Ölümü Kitap Özeti

08/05/08

ROMANIN HİKÂYESİ:
Bir öğrenci pansiyonunda tatil yüzünden çok tenha idi. Yedi genç yemekten dönmüş oturuyorlardı. Öğrencilerden birisi fen öğrencisi, biri tarih öğrencisi, biri tarih öğrencisi edebiyatçı olanları da vardı. Tarihe meraklı Tonyukuk adında bir öğrenci vardı. Bir roman yaza, maya başladığından bahsediyordu. Tarihe sadık kalarak hem realist, hem romantizm, hayatın akışından bahsettiğini anlattı. Odadaki meraklandı ve hikâyeyi anlatmasını istedi. Ondan itibaren odada 1300 yıllık bir çadır oldu. Erkeklerin saçı uzamış; kız bir gürbüz olmuştu. Tonyukuk anlatmaya başladı.

621 YILINDA BİR YAZ GECESİ:

Yüzbaşı İşbara Alp Çerilerinin başında buyruklar verip duruyordu. Bu gece kederli bir hali vardı. Çünkü iki gün önce Çuluk Kağan’ın önünde yapılan kılıç oyunlarında Tunga Tiğin’ e yenilmişti. Yenseydi binbaşı olacaktı ama üzüntüsü bundan değildi. Oyun sırasında Çuluk Kağan’ın Çinli karısı i – çing Katun’ u selamlamamıştı. Bu yüzden binbaşı olamamıştı. İşbara Alp Çinlileri sevmiyordu. Çünkü Katun gibi ellerinde tutsak olan Çinliler de işlerine karışmaya başlamışlardı. Bu kadında Çin’de kendi ailesinin hâkim olması için Çuluk kağan’ı kışkırttığı düşünülüyordu.

* * * * * * * * * *

İşbara Alp ertesi gün karşısında duran dağın ardından toplanıp Çin’e akın edecekti. Ama nedenini bilmediği bir iç sıkıntısı vardı. Çayırlıkta gezerken yanında bir hayvan kaçtı. Hayvanı vurmaya çalıştı ama isabetleyemedi. Toplan borusunu çaldırdı. At sürdüler. Hava kötüydü. Karşıdaki dağdaki sığınaklara erişmek istiyordu. Fakat yüzbaşı atını geri gönderdi. Böylece iki saat koştular. Tanrı onlara yüz çevirdi diye düşündüler. Ya tanrı onlara yüz çevirdi, ya da tanrı onların kılıçlarını keskinleştirmek istiyordu. İşbara Alp çerilerin kılıçlarını bir yere toplamasını istedi ve sonra herkes kayalara tutundu. Sel olmuştu. Yıldırımları kılıçlarının üzerine düşüyordu. Sel çekildi ölen atlılar ve ölen atlar vardı. Çeriler kılıçlarına gitti. İşbara Alp’in kılıcı eskisinden daha parlaktı. 13 er ve onbaşı buğra ölmüştü. Sıcak çıktı bir atlı geldi. İşbara Alp’i sordu. Gelen Bağadur Şad’ın ucağıdır. Kendi ordusuyla dönmelerini buyurdu. Çin’e akın yapılmayacaktı. Çuluk Kağan zehirlenmiş ve ölmüştü. İşbara geceyi hatırladı ve “ tanrı kağanımızı alarak bize yüz çadır dedi ve Boğatur şad(Çuluk’un kardeşi)’nin orduya katılmak için yola düştüler.

ll. BAĞATUR ŞAD:

Bütün çeriler Bağatur şad’ın ordusuna katılıp eve döndüler. Çuluk Kağan’ı zehirleyenin katun olduğunu öğrendiler. Sorguladıktan sonra öldürülmesi gerektiğini söylediler. (yay kirişiyle).

* * * * * * * * * * *

Ortalık kararmıştı. Kara Ozan Çuluk Kağan’ın ölümüne üzülmüş, kopuzuyla destan söylüyordu. Bu kalabalıkta iki Çinli Çuluk Kağan’ın öldürülmesinin iyi olduğunu yoksa çini alt üst edeceğini, söyleyip seviniyordu. Bunu öğrenen İşbara Alp bu iki Çinliyi okuyla öldürdü. Gün ışıyınca Bağatur Şad Çinli uşakların öldürüldüğünü gördü. , kimin öldürdüğünü öğrenemedi. İşbara alp kendisinin öldürdüğünü söyledi. Bu sırada Şu Tigin(Çuluk’un küçük oğlu) geldi ve meclisin(kurultay) onu hakan seçtiğini ve bunu kutlayacağını söyledi.

3. KARA KAĞAN:

Ötüken(Moğolistan )’de bağatur’un kağanlığı kutlanıyordu. Adı Kara Kağan olmuştu(eski Türklerde kağan kimsenin ismi değiştirilirdi.). ve abisini zehirleyen i – çing ile evlenmişti. Çuluk’un oğulları bu nedenle kızgındı. Kara kağan Çuluk’un büyük oğlu Yaşar Şad’a Tulu han, Şu Tigin’e de Kürşat ismini vermişti. Kara Kağan Doğuda Tunguzlarla Tatarların üstüne han gönderecekmiş.

* * * * * * * * * * * *

Gün ağarınca dövüşler, yarışlar başladı. Önce Tunga Tigin’le kılıç dövüşü yapmak isteyenler meydana durdu. İçlerinde İşbara alp te vardı. Bunu gören Katun sinirlenmişti. Dövüşte teke tek savaşıyorlardı. Biri kalkanını düşürürse öteki de atıyordu. Bunları izleyen kara kağanın uşağı iki Çinli bunun bir budalalık olduğunu konuşuyorlardı. İşbara Alp’in at uşağı Çalık bunu duyunca oradaki dört Çinli ile dövüştü. Ve yendi onları. Meydanda dövüşen İşbara ile Tunga bir sonuca gidemeyince Kar Kağan birbirine denk tuttu ve İşbara’ yı binbaşı yaptı. Dövüşe başlayacaklar için Kotun’ un kardeşi geldi ve ertelendi.

* * * * * * * * * * * *

Geceleyin iki arkadaş onbaşı pars yonta konuşuyorlardı. Sen King’ in Çin’den kaçtığını kara kağanın Çin işlerini ondan öğrenmek istediğini, Katunun dilmaçlık(tercüman) yaptığını ama bu Çin beyinden korktuklarını konuştular.

4 ) ÖTÜKEN’İN KESKİN NİŞANCISI

Ertesi gün olduğunda nişan olacaktı. Türk erleri ve kendine güvenen herkes ok tahtalarının karşısına hakan’ın yanına oturmuşlardı. Hakan’ın yanında katun ve şen kirg’ de vardı. Usul gereği önce konuk ok atardı. Ama şen kirg beceriksizdi. En son attığı ok bir çerinin görküne sağlanmıştı. Katun sinirliydi. Ama herkes keyifliydi. Bütün Türkler nişan aldıktan sonra İşbara alp ile Kürşat kaldı. Tahtaya okla en hızlı Türk kelimesini yazan kazanacaktı. Kürşat kazandı. İşbara Alp’te kendi kadar sevinmişti. Çünkü Çuluk kağan’ın öcünü alacak bir yiğit yetişiyordu.
* * * * * * * * * * *
Oyunlar bitmiş, şimdi saza geldi. Kopuzlarıyla Çucu ve Kara ozan karşılıklı geldiler. Deyişlerinde Çinli beyi yerdiler ve Kürşad’ı övdüler.
* * * * * * * * * * *

Eğlence bittiğinde Çin Beyi Katun’ a “onlara ben eğlenmenin ne demek olduğunu göstereceğim” dedi. Katunda bir şeytan gibi zamanını beklemeleri gerektiğini söyledi.
* * * * * * * * * * *

Tulu han Tatarlarla Tunguzları idare etmek içi yola düşecekti. Kürşat’la vedalaştı. Ve Çinlilere dikkat etmesini tembih etti.

5 ) TUNA YABGU KAĞANIN ELÇİLERİ:

Şen king ve üç Çin’li arkadaşı gezerken şen king’in sıkıntılı olduğunu gördüler. Onu türk kızlarının kımız sağdıkları yere götürdüler. Orada güzel kendie güvenen Türk kızları vardı. Bir tanesi içlerinden en güzeliydi. Şen king kızdan kımız istedi. İçtiler. Kıza burada korkmadıklarını sordular. Kızda Çinlilerden korkulur mu dedi. Bu sırada altılar geldi. Batı yabgusu Tuna Kağan’ın elçisine yol gösterecek birini sordu. İşabara Alp’in büyük kızı onları hakanın otağına götüreceğini söyledi.
* * * * ** * * * * * *

Herkes meraklıydı. Elçi neden gelmişti? Eskiden batı yabgusu daha üstünken, şimdi denklerdi. Elçiler belki de tuna yabgu’nun bu ikiye bölünmenin çeşit sorunlar doğurduğunu anladığı ve birleşmek için geldiğini düşündüler. Birleşirlerse akınlar yapar ve Çinlilerle mücadele edebilirlerdi.
* * * * * * * * * * *

Bink – mektup, bidevi at – hızlı at, uka – ganimet bay – zengin, kineşmek – müzakere et, asığsız – faydasız. tung yabgu’nun elçisi kul ertigin Kara kağan’a hediye ve bir mektup getirdi. Mektupta yabgu kara kağanla birleşmesini diyordu.

6 ) ONBAŞI SANCAR:

kannış: cilve
İşbara Alp’in onbaşısı içinde yalnız az konuşan kendi içinde onbaşıdır Sancar. Çinli bir kadın Sancar tarlasını sürerken onun yanına gelip sevdiğini söyler. Sancarın kendisine evini yağmalayıp, anasını, atasını vurduğu için mi aşık olduğunu söyleyip kızar. Çinli kız onunda bir gün diğerleri gibi yola geleceğini söyler.

7 ) KİNEŞ:

Çaşıtlık: casusluk -aye: sahip- yay: bahar kineşmek: müzakere etmek
Kağan mektubu beylerin bulunduğu ortamda kürşada okuttu ve tartışmaya sundu. Kürşat bir tenkit sundu. Baharda yapılacak çine akını elçilere göstermek ve güçlerini batı yabgusuna anlatabilmekti. Kürşadın bir korkusu daha vardı. Çinki kadımların (evli ) ötükende türk erkeklerini ayartıp mallarını kendi çadırlarına taşıması bir nevi casusluk yapmasıydı. Uzun tartışmalardan sonra kürşatın dediklerinin kağan kabullendi.

8 ) YORGU

Yasavul: polis – tamu: cehennem

Yasavullar ötükende ahlaksızlıkları önlemek için geziyorlardı. Karanlıkta yanından Sancar geçti. Ve bir Çinlinin çadırından gelen sesi duydular. Ful in’le eşi konuşuyordu. Eşi Fulin’e sancar’ı kandıramadığı için kızıyordu. Olayı anlayan polisler Çinliyi döverek öldürdüler ve Fulin’i de bir yere tıktılar. Sancar’ın çadırına gidip onu da fulinin yanına tıkacaklardıişkence etselerde Sancar oralı olmadı fakat gece fulinin cadırında olduğunu söyleyince çıldırdı. Kılıcını çekti. Fakat İşabar Alp ona polisin dediğini yapması emrini verince bir şey diyemedi.
* * * * * * * * * * *

Singil: küçük kız kardeş — kalın: ceyiz
Sancar yargılanırken fulin konuşturuldu. Cezası verildi. Fulin sancarın çadırına geldiği yalanını söyledi. Sancar sinirlenmişti. Halkın arasından kara budak fulinin yalan dediğini, kendisinin gece gece çadıra giden olduğunu söyledi. Yasavul ölüm cezası dedi. Kağana bildirdi. Kürşat kararın değiştirilmesini dilese de değişmedi.
* * * * * * * * * * * *

Şırlamak: şırıl şırıl anda: kankardeşi
Baş yargıç geldi. Onu öldürmeyi istedi. Karabudak 10 okçunun okuyla öldü. Yoldaşları kanlarını kımızla karıştırıp kan kardeşi oldular.

9 ) ÇALIK:

Yeterince yiyeceği kalmayan çalık av için sabah kalkmış yola düşmüştü. Vardığı yerde avdan çok avcı vardı. Demek herkes onun gibiydi. Calık bir tavşan vurdu yanına vardı. Şiki ok saplıydı. Karşıdanda iki atlı geldi. Üçüde tavşanı vurduğunu dedi. Oklardaki işaretlere baktılar çalık’ın oku yoktu. Diğer ikisi tavşanı paşlaştılar.
* * * * * * * * * * *

Çalık üzgündü. Ormanda ilerlerken sancarın tavşan vurduğunu gördü. Sancar tavşanı ona verdi. Mutlu eve dönerken yontara rastladı. Onunda bir tavşanı vardı. Tavşanı iki etmek için güreştiler çalık kaybetti. Eve geldiğinde karısının geyik avladığını ve kızarttığını gördü. Anası erliği kalmadı diyerek çalık’ a kızdı ama karısı çinde 3 yıl kaldığından körleşmiş diye çalık’ı savundu.

10 ) ÇALIK İŞ ARDINDA:
Ertesi gün çalık kuş avlamaya karar verdi. Ormanda ağaçlardan küçük ok yaparken iki Çinli yanına yaklaştı. Biri Van Zin Şan’dı çalık Vanzinşan’ ın şenking duymasın dediğini işitti. Ama daha sonra aldırış etmedi.
* * * * * * * * * * *
Sart = tüccar
Çalık 20 kuş avladı bunları Çinli tüccara sattı. Bu sırada bir çinliya beni tanıdınmı diye hizlıca yürüyünce Çinli korkup kaçtı. Sancar dahil herkes gülüyordu. Sonra bunları kımız satan başka bir Çinliye verdi. 19 akçe aldığını deyince çıldırdı. İki Çinliye daha sordu ama kimse haksız olduğunu kabullenemedi.
* * * * * * * * * * * *
Daha sonra çalık kımızı eve götüreceğini unuttu. Ormana gitti. 20 kuş avlamıştı. Çocukların arasında bir Çinliye ayının saldırdığını gördü. Çalık ayıyı öldürdü. Ama Çinli teşekkür bile etmeden gitmişti. Çalık bu Çinlinin vanzinşan’la gizli konuşan, sabah onu görünce kaçan Çinli olduğunu anladı. Kafasında bir şeyler uyandı.
* * * * * * * * * * * *

Eve gidince kılıçlarını, pusatlarını aldı. Atına atlayıp yola düştü.

11) ONBAŞI PARS:
Yamtarla onbaşı otururken sen king ve yanında 3 çinli geldi. Sen king bir adam göndermiş. At yarışı teklif etmişti. Sen king 1. altın 2, gümüş verecekti. Pars bunuda bir oyun olduğunu düşündü. Yamtarı Çinliyle yarıştırdı.. bu sırada sen king ters yola gittiğini görünce peşine düştü. Sen king ve diğerleri alminanın yanına gelmişti. Bu tuzağı gören pars Çinlilere saldırdı. Alminada bir diğeriyle dövüştü. Ve öldürdü. Bu sırada Kürşat geri geldi. Alminayı övdü ve Çinlileri parsa ve alminaya verdi. Kendisi dövüş teklif edince korktu. Ve Kürşat siz ancak üç kişi bir kadının peşine gidersiniz dedi.
* * * * * * * * * * * * utacı = doktor.
Pars eve vardığında kan kaybettiğinden bitkin düşmüştü. Bütün onbaşılar, daha sonra İşbara Alp geldiler kımız getirilmesini söyledi. Yamtar kendi altınını da verip kımız aldılar. Çinlilerden işbara Alp yamtara çalık’ı çağırmasını söyledi. Yamtar çalığın evde olmadığını ortalardan kaybolduğunu söyledi.

12)CAŞIT:

Sancar atlıları ile birlikte talime çıkmıştı. Dönüşte ötükene giden bir atlı gördüler. Yanına vardığında bunun işbaranın onbaşı çalık olduğunu anladı. Çadırına götürdüler. Nereye gittiğini sorduklarında güneyi işaret etti. Fakat durumu kötüleşiyordu.
* * *

İşbaraya çalık casus öldürdüğünü söyledi. Bu casus onun çinde tutsakken gördüğü çin subayı olduğunu bir de mektup yakaladığını söyledi.
* * *

Çaşıt haberi yalan yanlış bütün ötükeni kavuruyordu. Sen kinginde kulağına gitmiş. Onu sevindirmişti. Kağanı bu caşıt ile tehdit edeceğini ve çin’e saldırı için çeri istemeyi düşündü. Çünkü kendi içinde kağanlık istiyordu.
* * *
Çalık gece yarısı yatağında bıçaklanarak öldürüldü.
* * *
İşbara alp mektubu okuttu. Mektup vanzinşan’dan birine gönderiliyordu. Mektupta kağanın sen king ve i çing tarafından kandırılmaya çalışıldığından bahsediliyordu. İşbara kürşada anlattı. Sen king’in otağına gitti ve Kürşat dövüşerek vanzinşanı öldürdü. Çünkü çalık’ı öldürenin kendi olduğunu ititraf etmişti.

13) BUDUN KIZGIN:
Çucu bütün bu olanlara, Çinlilerin oyunlarına, ölen çalığa olan duygularını anlatarak destan söyledi. Halkta ona en içten duygularıyla katıldı.

14) AKIN:
Baharla birlikte Çin’e akın zamanı geldi. Kürşad duvarın kapısını açarsa Türklerin içeri girişini sağlayacaktı. İşbara’nın on çerisiyle duvara çıkıp çatıştılar, zorlanıyorlardı. Kıyatlarda gelmişti. Ama son bir umut öleceğini bilmesine rağmen artık buka kapıya atıldı. Açtı ama okları gögsüne yemişti. Fakat yüzünde ölümüne bir gülümseyiş vardı.
* * * * * *
Çin duvarını geçen Göktürkler sabah olunca kendileriyle gelen şen king’ e haber vermeden saldırıya geçip tuzaklarıyla çin ordusunu kandırdı. Ve yendiler. İşbara işareti ile çeriler yağma için içerdeki köye daldılar.

15 ) SEN KİNG’İN ÖFKESİ
Sen king kürsatın yaptığını duyunca çıldırdı. Yağmalanan köye gitti. Emrindekilere yağma emri verdi. Ama yüzbaşılar yanaşmadı. Çünkü yağma kılıç hakkı olmazdı.(töre). Sonra işbara alpin yanına Kürşat geldi. Kara kağanın Çin beyiyle mal karşılığı anlaştığını geri döneceklerini dedi. Sen king bunu duyunca bütün planlarının boş çıktığını anladı.
* * * *
Geri dönüş yolunda iki kişi üzgündü. Biri şen king diğeri…

İKİNCİ BÖLÜM

1 ) KILIÇ ATA:
Boğu kağan ötükenden selengeye gelmişti. Kıraç ata denen bir kişi arıyordu. Bir yandan kurtların, diğerinde doğanların olduğu üç mağaranın ortasında buldu. Kıraç ata ona 32 yaşında olduğunu, büyük birini vurmak istediğini, 9 yıla varmaz öleceğini dedi misafir etti.

2 ) YÜZBAŞI BÖĞÜ ALP:

Böğü alp’in dedesi yiğit bir savaşçıydı. Bir sözünde dedesi ona başı ne zaman dara düşse kıraç ata’ya gitmasini demişti. Böğü alp kara talihliydi. Üç karısı ölmüş, çocuğuda yaşamamış. Bu yüzden kıraç ataya gelmişti. O da zaten uzaktan akraba sayılırdı. Gece kıraç ataya derdini anlattı. Bögü alp sıkıntısı kağanın başına binbaşı diye sen king’i vermesi ve i – cing yüzünden türkle Çinli tatsız olması, kara kağanın buna göz yumması bu yüzden kağanı öldürüs sıkıntılar çözülür mü diye sormaya gelmişti. Kamana şunları dedi: kıtlık olacak… Kara kağanı öldürmeyeceksin. Onu tasa öldürecek ulu şehirde kır er toplanmış içinde sende varsın. Yağmur yağıyor. … Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz. Budun kurtuluyor. Binyüz yıllık ölümden sonra dirileceksiniz. Kom heyecanlanmıştı. Fakat iki dokuz yıl beklemesi gerekecekti. (çin’e saldırı sonunda sen king’e Çin’e yağma kılıç hakkı olmalıdır demişti.)

3 ) DÖNÜŞ:
Dönüşte böğü alp çayırda dinleniyordu. Hızla gelen atlı sesi duydular. Biri onbaşı olan dört kişiydi. Tulu hanın askeriydiler. Çinli sık sık sinirleniyor sonra askerlerden biri orada olan onbaşı pars’a biz ufukta kaybolmadan dönmeyecek, dört ay geçmeden de hanın yanında olacaksın dedi.

* * * *
Böğü alp kuşkulanmıştı. Orada bir Çinli olmasaydı böyle düşünmezdi. Çinliya tulu han kızar denmişti. Acaba çin’e kara kağandan gizli elçi mi gönderiyordu. Tulu han malum kağan’ın i – çing katun’a kanmış, bu yüzden kağanı sevmiyordu. Böğü alp işkillenmişti.

4 ) BÖĞÜ ALP’İN YENİ YUMUŞU(İŞİ):

Çadıra vardığında kağan onu yanına çağırttı. Böğü alp kürşatın tümenindeydi. Kara kağan onu batı kağanına 3. elçi seçtiğini dedi. Oda buyrukta başka bir şey demedi.

5 ) YUMRU:
Böğü alp aldığı görevden dolayı yanına bir er alacaktı. Yumru’yu seçti. Ona akçe de verdi. Yumru Çuluk’un torunuydu. 17 yaşındaydı. Ama iriydi adı bu yüzden yumruydu.
* * *
Yumru atları tımarladı. Kıyafetler giyildi. Kağanın otağı önünde bulundular.

6) ELÇİLER:
Elçiler kara kağanın karşısına dikildiler. Otağına düküldüler. Herkes iyi birer hediye ile gidiyordu. Ama böğü alp yanında bir er ve bir Çinli okunu hediye götürüyordu. O ok birçok Çinliyi öldürmüş, bir Çin yapımı oktu(100yıllık ok) elçiler yola düştüler.
7 ) YOLDA

Gece konaklanırken ötükenden kopuzuyla cucu geldi. Cucu batıda doğmuştu. Anasını görme umuduyla elçilere katıldı.

8) BATI KAĞANI

Üç elçide batı kağanına vardılar ve hediyelerini sundular. Böğü alp hediyesi oku verirken sessizlik oldu ama güzel konuştu. Yoksulluğumuzu bağışlar, bizi ötükene dahil edersen yoksulluk kalkacak dedi. Tung yabgu bu hareketi beğendi.

9) TUNG YABGUNUN ÇERİLERİ İLE KARŞILAŞMA:
Batı kağanı, doğu kağanının elçilerine ordusunun erlerini ve hünerlerini gösterdi. Suğdaklar yoktu. Batı yabgusunun ordusunda ona göre suğdaklar yalnız alışveriş yapardı. Daha sonra tung yabgu tunga tiginin çinde yapılan akında bahdır kişi olduğunu duymuşkendi çerileriyle yarışmasını istemiş ve tunga tigin’de bunu emir bilmişti.
* * * * *
Doğulu ve batılı çeriler yarışlarda hep baş başa bitiriyorlardı. Böğü alp dövüşte yenmişti. At yarışına sıra geldi. Batının atları marifetliydi. Doğulu alka yarışta atından düşmüş, bayılmıştı. Bu halde atına bindirilip koşturulmuştu. Fakat yarış sonunda alka iyi bir derece elde ettiyse de ölmüştü. Sırf doğunun adına ün katabilmek için.

10) YAMTAR’IN TARTIŞMASI:
Yalavaç= peygamber
Onbaşı yamtar, Sancar ve onbaşı Derse gezinirken bir papaza rast geldiler. Bunlar rum diyarından İbzac denen yerdendiler. Yamtar papazla konuştu. Papaz herkesin tanrısının bir olduğunu söylerken yamtar Çinlilerin kardeşi olmasını saçma bulmuştu. Papaz yamtara tanrıyı, isayı ve Meryem’i anlatmıştı. Ama yamtarın aklına bir türlü yatmamıştı. Ve kabullenmemişti.

11) ÖTÜKEN YOLUNDA
Batı kağanından, doğu kağanına hediyelerle ayrıldılar elçiler. Dönüş yolunda onbaşı pars’ı düşündü böğü alp. Pars’ın işbara alp’in buyruğunda olduğunu biliyordu. Acaba tulu han kağana bir tuzak mı hazırlıyordu. bu soruları düşünerek ötükene ilerlediler.

12) ALMİLA
Sen king almiladan başka bir şey düşünmüyordu. İ – çing katuna bile anlatmıştı. Katun bunu yine bir iş gibi düşünmüş, almina ile evlenmişse Çine yapılan savaşta işbara alp’in desteği alınabilecekti. Türk töresince ser king 3 gün kızın çadırına gitti ama kız razı olmadı oraya i- çing katun gidince yarışı diledi. Yarış günü almilayı isteyenler düzülmüşlerdi. Yarış başladı. Sen king gerilerdeydi. Onbaşı pars gayretliydi. Almalanın gönlüde ondaydı. Almilayı pars kaptı nişanları oldu.

13) İ –ÇİNG KATUN
i- çing katun sen king yenilgisine sinirlenmiş, parsla almalanın peşine adamlarını takmıştı. Birgün parsla almila gezerken katun’a rast geldiler. Katun parsa almiladan vazgeçmesi için ne istediğini sordu. Pars sinirlendi. Katuna karşı gelindi. Katunu yakalatmak istedi. Orada kavga çıktı. Katun sonlandırmak geri çekilmek zorunda kaldı.
* * * * * *
Bu olay yayılınca pzars almilayı batı kağanı ülkesine gönderiyordu. Çünkü katun parsın peşine yasavul takmıştı. Böğü alp almilayı istemeye gittiğinde parsla nişanlandığını ve batıya gittiğini öğrendi. Bütün hayalleri yıkılmıştı. Fakat birkaç gün sonra almilanın kardeşi ile evlenmişti.

14) BOZKIR YASASI:
Uran= parola
Onbaşılar çadırlarında otururken burgucan geldi ve işbaranın tümen başı olup işbara han olduğunu, böğü alp binbaşı, yağmurda yüzbaşı oldu haberi verdikten sonra burgucan sevdiği kızı almak için yola koyuldu. İlerde bir kız ve bir oğlan vardı. Onbaşı parstı. Dövüştüler. Onbaşı burgucan ölümcül yaraladı ve gittiler. Böğüalp gelmişti. Arkadan kimin yaraladığını sordu. Parsın adını verdi ve burgucan öldü.

15) TULU HAN:
Konçuy=zevce
Tulu han otağındaydı. Çinden gelen çamur bey ve çang – su otağına geldi. Tulu hana çinden istediği zevceyi getirmişlerdi. Kız ailesi tulu hanın başa geçmesine yardım edecekti. Çamur bey yolda bir bahadıra rastladığını birkaç kişiyi kaybettiklerini o bahadırın ne istediğini bilmediğini söyledi.
* * * *
Ertesi gün tulu han çamura bir bitik verdi. Bitikte ötükene saldırıda ve tahta geçişte çin’den yardım beklediğini yazmıştı.

16) ÇÖZÜLEN BİLMECE:
Böğü alp çadırından ayrılırken yüzünde yara izi olan birini gördü. Bu kişiyi burgucanın dediği kişiye onbaşı parsa benzetti. Yanına vardı sordu ama adam onu tersledi. Ve kağan geçerken selam durdular ve bu anda onbaşı pars kayboldu.
* * * *
Binbaşı çamur ve pars yolda koyulmuşlardı. bu pars böğü alpin bacağı değilmiş isimler aynıymış.

17) ŞÜPHE:
Türk elinde yoksulluk almış başını gidiyordu. Çin’e yapılan akınlar çini de yıldırmıştı. Tunga tiğin kağanın otağına girdi. Kağan tulu hana haber salınmasını çine akına gideceği emri verdi.
* * * *
Kara kağan ve tulu han çine gitmişti. Savaşa. Oraya vardıklarında yağmur yayları ok atamaz duruma getirmişti. Tulu han çin beyi şan king le konuştu ve anlaştı. Çin’e saldırmadan tümenini geri çekip döndüler. Kara kağan durumu anladı. Tulu hanın desteği olmadan çine saldırmayacaktı. Ve kara kağanda geri dönmek zorunda kaldı.

18) ONBAŞI SÜLEMİŞ:
Onbaşı Sülemiş av aramak için ormana gitti. Ormanda karşılaştığı bir er ona yiyecek karşılığıİşbara alp’in tümeninde kaç kişi olduğunu bulmasını söyledi. Tulu hanın çinle işbirliği ettiği kara kağanın, katunun etkisinde olduğunu dedi. Sülemiş kabul etti. Uzaklaştılar. Karanlıkta dönerlerken böğü alp kıraç atanın dediklerini hatırladı.

19) ONBAŞI ÜÇOĞUL:
Onbaşı Üçoğul işbara alp’in tümeninde ve karabudak’ın kardeşiyle evliydi. Atlarını satmak için alışverişe çin kenti sgantuya gitti. Bir handa sen king (çin beyi)’in yaveri gelmiş ve önce onun istekleri getiriliyordu. Onbaşı kızdı vy sen king yaveri karakulan yarı türktü. Ve konuşmasından üçoğullar türk olduğunu atlarını alacağını dedi. Üçoğul atlarını getirirken prens Şermin’in adamları gelmiş ve karakulan ile kavga ediyorlardı. Üçoğul yetişip karakulanı kurtardı. Karakulan hem atlarını aldı hem de evine misafir etti.

20 ) KARAKULAN:

Onbaşı karakulanın yanında bayağı kalmıştı. karakulan yakında çin beylerinin savaşacağını ve üçoğulun yardıma kalmasını istedi. Başta kabul etmedi. Ailesinede yardım edince kabul etti.

* * * * *
Ertesi sabah savaşmak için çıkmışlardı. Karakulan kian kingin öldürüldüğünü dedi. ve artık kendi canlarını kurtarmak için şehirden akçmışlardı.

21) KITLIK:
627 yılı kışıydı. Yamtar, Sancar, üçoğul, yüzbaşı oldu. Kaçkurd tunga tigin emrinde yüzbaşı olup kara kağan onun çin iç yüzünün bildiğinden yararlanıyordu. Şermin “tay strong” adını almış, Türklere sert davranıyordu.
* * *
Kış vakti kıtlık yaşanıyordu. Onbaşılar aç, çocukları, karıları bu yüzden ölüyordu. Hayvanları da atları da açlıktan ölüyordu. Yiyecek bir lokma bir şey bulunmuyordu.

22) İSYAN:
Kıtlık isyan çıkarmıştı. Kara kağan tulu hana bitik yolladı. İsyanı bastırmasını emretti. Tulu han istemeye istemeye kabul etti. Tulu han isyanı bastıramadı. Çerilerin çoğu ölmüştü ve geri dönüyorlardı. Şavaşta en büyük yiğitliği sülemiş göştermiş ve ölmüştü. Göktürklere kaçacak zaman kazandırmak için kendini koltuk altından ağaca bağlamış ve saldıranların dikkatini üzerine çekip onları kurtarmış kendide okların sağanağıyla ölmüştü.
* * *
Kara kağan tulu hanı şuçlu bulup hapsettirdi. Bütün ötüken kağana gücenmişti.

23) YÜZBAŞI YAĞMUR:

Türkelinde kıtlık olduğundan yağmur ve beraberindeki üç onbaşı Çin sınırında alışverişe gittiler. Geriden gelen Çinlileri gördüler. Beraberinde koyunları ve yiyecekleri vardı. Yağmur yiyeceklerinin yarısını vermeleri şartıyla Ötüken’den ayrılabileceklerini söyledi. Hayvanlar ayrılırken arkalarından çang – su adında bir Çinli Yüzbaşı Yağmur’un yanındaki Pars’ın kapı yoldaşı olduğunu söyledi. Yüzbaşı Yağmur Bung- çanı öldürenin Pars olduğunu anladılar. Çinlileri saldıktan sonra dövüşe başladılar.

24) TANRI TÜRKLERE KIZIYOR:
Süstü: boynuzla vurmak
Türkelinde yaz ortasında kar yağmış herkesi şaşkınlık almıştı. İnsanlar hazırlıksızdı. bir gün Yamtar çadırındayken gök börü geldi ve göğü gösterdi. 3 tane ay vardı. Korkmuşlardı. Üç ayda batmadan birleşmişti.
Gök börü o gece uyuyamamıştı. Kıraç atanın dedikleri oldu. Kıtlık oldu, oy bölündü,, sıra Kara Kağanın dertten ölmesinde. Gök börü koç Ata’ya tekrar gitmeyide düşündü. Yanrı onlara kızgındı. Kızgınlığı da geçmemişti

25) BOZGUN:.
Kara Kağanı tümeni Çin’e akın etmişti. Fakat kıtlıktan zayıf düşen ceriler pek bir şey yapamadılar. Geri dönüşlerinde pek çok onbaşı, çeri ölmüştü.

26) ALDATMACA:
Bu başarısızlıktan sonra kağan çekildi. Barış için Çin be, yine bitik yolladı. Çin beyi ondan büyük şeyler isteyecekti. Kürşat onları yenebileceğine inanıyorve çeri toplamaya çalışırken Çinden bir elçi geldi. Çin’den gelen elçi ağır şartlarda bulunmamıştı. Herkes şaşırmıştı. Gece olduğunda ateş yakacak, Türklerin sayısının kendilerinkinden az olduğunu haber edip, bozgun için tuzak hazırlamıştı.

27) TUZAĞIN İÇİNDE:
Sabah otağda elçiye verilecek cevap düşünülürken, elçilerin kaçtığı haberi ile Çinlilerin saldırdığı haberi geldi. Çetin bir savaş başlamıştı. Kara kağan yurda dönmek yardım etmek için onbaşıların, yüzbaşıların yardımıyla Çin ordusunu yararak oradan kaçtı. Hatta onbaşı Selcik kendinin kağan olduğu yalanıbı söyleyip dikkati kendine çekmiş ve sonra ölmüştü.

28) SON GÜCÜN :

Göktürkler esir düşmüş, herkes yara bere içinde Çin’in güneyine gidiyor. Kürşat bitmiş bir vaziyetteydi. Yolda o bildik kahkahaları başlamış, Çinli tarafından arkasından kelepçe vurulmuştu. Sancar vurulsa dahi gülümsemesini eksik etmeden uçmaya varmıştı.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:

1 ) BİR YIL SONRA:
Bir yıl sonra Türkler Çin’in esiriydi. Kara Kağan’da esir olmuştu. Çok üzüntülüydü. Kürşat ve İşbara evine geldi. Kürşat Kağan’ın bütün kusurlarını yüzüne vurdu. Kağan’a kılıç bile çekmişti. Ama töresine uydu bir şey yapmadı.

2 ) CAN ACISI VE GÖNÜL ACISI:
Esirlere toprak veriliyor ve ekiliyordu Gök Böğü tek gözünü kaybettiğinden iyi göremiyordu. Kendine gözüyle dalga geçen, Çinliyi tokatlamış, bayağı Çinliyi de öldürmüş ve onu alıp götürmüşlerdi. Yargılanırken sert konuşunca kırbaç cezası ve öteki gözünün de çıkarılması kararı verildi ve acımasızca ikisi de gerçekleştirildi.

3 ) FİLOZOF ŞEN –MA:
O günden sonra Gök Böğü sessizleşmişti. Yamtar ona ve onun çocuğuna da bakıyordu. Sungur’a(Yamtar’ın oğlu) ve Göktaş’a (Gök Böğü’nün oğlu) güreşmeyi öğretiyordu. Yine bir gün çocuklar güreşirken bir Çinli filozof yanlarına geldi. Güreşmenin faydasız olduğunu asıl doğru olanın bilim ve felsefe olduğunu anlattı. Yamtar, bilimin ve felsefenin doyurup doyurmadığını sorunca “elbette doyurur” cevabını almış ve epey meraklanmıştı.

4) YAMTAR FİLOZOF OLUYOR:
Yamtar sık sık şen – ma’ nın evine gidiyordu. Br gün gök böğü ile yemek yerken, gök böğünün az yediğini hissetti. Gtök böğüye kendinin filozof olduğunu açlıkla tokluğunun farkında olmadığını anlattı. Gök böğü yamtarın aklını yitirdiğini ve hasta olduğunu düşündü.

5 ) KURUNTU:
Yamtar işi ilerletmişti. Şeng – ma ona çin sokaklarında gezmesini demişti. Gezerken bir eğlence bahçesine varmıştı. Orada üçoğul ve yumruyla karşılartı. Bahçede yumru ile güreşti. Yamtarın kazanacağı düşünülürken yumru kazandı. Arkadaşları zayıf olduğundan kaybettiğini dedi. O kaybettiğini düşünmedi. Ona göre bu durum bir kuruntuydu.

6) YAMTAR UYANIYOR:
Yamtar eğlence bahcesinde dövüşüp para kazanmaya başlamış ve eskisinden daha tok hale gelmişti. Sen – ma’nın dediği şeylerin tam bir saçmalık olduğunu hissetmişti. Şen – ma nın verdiği dersleri bırakmıştı.

7) KIRAÇ ATA’NIN SÖYLEDİKLERİ GERÇEKLEŞİYOR:
Kara Kağan ölmüştü. Kıraç Ata’nın dediği gibi Çin’e esir olmak ona hüzün vermiş ve ölmüştü. Uluğ Tarkan onun ölümüne dayanamayıp intihar etmişti. İşbara alp’te intihar etmişti.

8) ÇİN TÜRKLERİN AHLAKINI BOZUYOR:
Türk onbaşıları Çinlileri eğitmeye çalışıyordu fakat onlar dokuma yapmak, yemiş yetiştirmek, filozof olmak içi yaratılmışlardı. Türklerin ahlakı bozuluyordu. Örneğin Üçoğul ok atmamaya, av avlamamaya başlamıştı. Böğü alp şüphelenmişti. Araştırınca bir Çinlinin eşiyle gönül eğlediğini ve bir türk olarak yalan söylemeye başladığını öğrendi.

9) BEŞ YIL SONRA:
“Gök girsin, kızıl çıksın”
Beş yıl sonra bir gün Kürşat ile beyler toplandılar. Türklerin özünün bozulmasının tehlikede olduğunu söyleyerek, artık bir ihtilal çıkarmanın zamanının geldiğini, Kürşat kağanlığı kabul etmediği için Utku’yu Ötüken’e götürme planı yaptılar.

10) YAKARIŞ:
Gece oldu. Herkes toplanmış pusatlarını hazırlıyorlardı. Sayılmıştı. 41 kişiydi. Böğü Alp bunu duyunca irkilmişti. Çünkü Kıraç Ata’nın dedikleri aklına gelmişti. Gök böğü tanrıyı görebilmek için yakarıyordu ve sonunda gönlüne bir ışık girmiş, görebiliyordu.

11) İHTİLÂL:
Kavşıt= randevu
Gece harekete geçildi. Yağmur yağıyordu. 40 er toplanmış Üçoğul yoktu. Çin beyini öldüreceklerdi. Fakat o gece dışarı çıkmayacağında 40 er saraya saldırmaya karar verdiler. Daha sonraları yaptıkları bu deliliği anlatacaklardı insanlar birbirlerine.
Sarayda şansları ters gitmiş, Utku’yu kaçıramamışlardı. Ancak çare yoktu kendi başlarına geri dönecekti. Dışarıda yağmur yağıyordu. Vey Irmağına hareket ettiler. Geçmeleri gerekiyordu. Kara ozan Çinlileri oyaladı. Ama ölmesine rağmen yine geçemediler. Sabaha kadar savaştılar. 40 er gözlerini kırpmadan, ilerde yaptıklarının destan gibi anlatılacağını düşünmeden 1300 yıl sonra dirilmek için gururla öldüler.

12)SON:
Kürşat’ın başı kesilmiş, Çin beyine getirilmişti. İnhilalcilerin yakınları da idam ediliyordu. Kürşat’ın karısı ve oğlu kaçmış, kızı kalmıştı onu da idam ettiler. Bir yerlerde Kürşat elinde gönderi bir kurt başı tuğu tutarak herkesi kaldırıyor. Onlara Tanrı Dağı’nı işaret ediyordu. Orada onları başlarında Alp Er Tunga olan ataları bekliyordu.

13 Nisan 1946
Saat :21:00
Maltepe


// Düşünceleriniz bizim için önemlidir





Telif Hakkı © 2008 Kitap özetleri, e kitap, e okul  |  WordPress ve Serinlik teması ile oluşturulmuştur.