<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Kitaplik</title>
	<atom:link href="http://www.kitaplik.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitaplik.org</link>
	<description>Kulelili Olmak Ayrıcalıktır....</description>
	<pubDate>Fri, 16 May 2008 14:04:11 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>44. Çocuk</title>
		<link>http://www.kitaplik.org/44-cocuk.html</link>
		<comments>http://www.kitaplik.org/44-cocuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 May 2008 14:04:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Çıkan Kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[44. Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitaplik.org/?p=2380</guid>
		<description><![CDATA[


 
Tom Rob Smith
DOĞAN KİTAPÇILIK
Stalin Rusya’sı&#8230; 1953&#8230; Sadece devlete karşı işlenen suçların dikkate alındığı bir zamanda, bir adam, devletin reddettiği seri cinayetlerin ardındaki gerçeği açığa çıkarmaya kararlıdır.
Olanaksız bir suç nasıl çözülür?
Sürükleyici ve bir solukta sayfaları çevireceğiniz bir hikaye.
&#8220;Kimseye güvenilmeyen paranoyak dünyanın korku verici şekilde anımsatılması. 44.Çocuk şimdiye dek okuduklarınıza hiç benzemeyen bir polisiye. Suç yok! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage.asp?resimkod=432768&amp;boyut=85" alt="44.çocuk" width="85" height="139" /></p>
<p>Tom Rob Smith<br />
DOĞAN KİTAPÇILIK</p>
<p>Stalin Rusya’sı&#8230; 1953&#8230; Sadece devlete karşı işlenen suçların dikkate alındığı bir zamanda, bir adam, devletin reddettiği seri cinayetlerin ardındaki gerçeği açığa çıkarmaya kararlıdır.<br />
Olanaksız bir suç nasıl çözülür?<br />
Sürükleyici ve bir solukta sayfaları çevireceğiniz bir hikaye.<br />
&#8220;Kimseye güvenilmeyen paranoyak dünyanın korku verici şekilde anımsatılması. 44.Çocuk şimdiye dek okuduklarınıza hiç benzemeyen bir polisiye. Suç yok! &#8220;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitaplik.org/44-cocuk.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Biyolojiden İdeolojiye Evrim Teorisi</title>
		<link>http://www.kitaplik.org/biyolojiden-ideolojiye-evrim-teorisi.html</link>
		<comments>http://www.kitaplik.org/biyolojiden-ideolojiye-evrim-teorisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 14:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Çıkan Kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[Biyolojiden İdeolojiye Evrim Teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[Prof. Dr. Adem Tatlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitaplik.org/?p=2379</guid>
		<description><![CDATA[
Prof. Dr. Adem Tatlı
ZAFER YAYINLARI
&#8216;Darwin ve taraflarının savunduğu fikirlerin çok bayağı ve ucuz düşünceler olduğu anlaşılmıştır. Bilimdeki gelişimler, Evrimcileri utandırmıştır&#8230; Bugün pek çok bilim adamı, &#8216;tabii seleksiyon&#8217; görüşün diyalektik bir dalavere, diyalektik bir hokkabazlık olduğunu anlamıştır. Darwincilik, bir dogma olarak ortaya çıkmış ve halen de dogma olarak devam etmektedir.&#8217;
-Prof. Remy Chauvin
&#8216;Geçen gün, Kraliyet Derneği&#8217;nin bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage.asp?resimkod=132640&#038;boyut=85" alt="biyolojiden ideolojiye" /><br />
Prof. Dr. Adem Tatlı<br />
ZAFER YAYINLARI</p>
<p>&#8216;Darwin ve taraflarının savunduğu fikirlerin çok bayağı ve ucuz düşünceler olduğu anlaşılmıştır. Bilimdeki gelişimler, Evrimcileri utandırmıştır&#8230; Bugün pek çok bilim adamı, &#8216;tabii seleksiyon&#8217; görüşün diyalektik bir dalavere, diyalektik bir hokkabazlık olduğunu anlamıştır. Darwincilik, bir dogma olarak ortaya çıkmış ve halen de dogma olarak devam etmektedir.&#8217;<br />
-Prof. Remy Chauvin<span id="more-2379"></span></p>
<p>&#8216;Geçen gün, Kraliyet Derneği&#8217;nin bir üyesine rastladım. &#8216;Bu konuya el attığına sevindim&#8217; dedi. &#8216;Biliyorsun, biz profesyonel bilim adamları, hiçbir şey yapamıyoruz. Ellerimiz kollarımız bağlı. Mesela, Prof X, Darwin&#8217;e Mesih gözüyle bakıyor. Elinin altında çok uygun işler var, ama Darwin tapınağında bulunmayanlara iş vermiyor .&#8221;<br />
-Arnold Lunn</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitaplik.org/biyolojiden-ideolojiye-evrim-teorisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şemdinli&#8217;den Körfez&#8217;e Kriz Notları</title>
		<link>http://www.kitaplik.org/semdinliden-korfeze-kriz-notlari.html</link>
		<comments>http://www.kitaplik.org/semdinliden-korfeze-kriz-notlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 14:34:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Çıkan Kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımları]]></category>

		<category><![CDATA[Şemdinli'den Körfez'e Kriz Notları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitaplik.org/?p=2378</guid>
		<description><![CDATA[
Erdoğan Ülker
POZİTİF YAYINLARI
Milletler onu ayakta tutan dinamikleriyle varolur. Bu dinamiklerden biri bürokrasidir. Her ne kadar hantal bir bürokrasiye sahip olsak da, vatanından ve milletinden güç alan dürüst bürokratlar sayesinde yol alıyoruz.
Kaymakamlık tüm bürokratik görevler içerinde halka en yakın olanıdır. Vatandaşlarla sürekli iletişim içinde olmayı, onların dertlerini dinleyip çözüm bulmayı gerektirir. Halkla yüksek bürokrasi arasındaki köprüdür.
Ülkemizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage.asp?resimkod=433107&#038;boyut=85" alt="şemdinli'den Körfez'e kriz notları" /><br />
Erdoğan Ülker<br />
POZİTİF YAYINLARI</p>
<p>Milletler onu ayakta tutan dinamikleriyle varolur. Bu dinamiklerden biri bürokrasidir. Her ne kadar hantal bir bürokrasiye sahip olsak da, vatanından ve milletinden güç alan dürüst bürokratlar sayesinde yol alıyoruz.<br />
Kaymakamlık tüm bürokratik görevler içerinde halka en yakın olanıdır. Vatandaşlarla sürekli iletişim içinde olmayı, onların dertlerini dinleyip çözüm bulmayı gerektirir. Halkla yüksek bürokrasi arasındaki köprüdür.<br />
Ülkemizin yetiştirdiği başarılı kaymakamlardan Erdoğan Ülker kaymakamlık görevi boyunca başından geçenleri, tanık olduğu ilginç olayları anlatıyor. <span id="more-2378"></span>Ayrıca bu kitap sırf sosyal hayatımıza damgasını vurmuş iki olaydan dolayı bile okunmayı hak ediyor: Birincisi Saddam rejiminin Kuveyt’i işgal etmesiyle birlikte yüz binlerce Iraklı Kürtün sınırlarımızı aşıp bir insanlık dramı oluşturması, diğeri ise yaralarını sarmakta hâlâ zorlandığımız 17 Ağustos 1999 Körfez ve 12 Kasım 1999 Düzce depremleridir. Erdoğan Ülker tarihe geçmiş her iki dramda da bu bölgelerde görev yapıyordu.<br />
Yakın tarihin sayfalarına dip not olarak düşen bu kitap Türk siyasi hayatını anlamak ve yarın bu kademelerde görev yapmak isteyen herkes için bir rehber niteliğinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitaplik.org/semdinliden-korfeze-kriz-notlari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mu Ülkesinin Çocukları</title>
		<link>http://www.kitaplik.org/mu-ulkesinin-cocuklari.html</link>
		<comments>http://www.kitaplik.org/mu-ulkesinin-cocuklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 17:46:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Çıkan Kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[Mu Ülkesinin Çocukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitaplik.org/?p=2377</guid>
		<description><![CDATA[
James Churchward
SHAMBALA YAYINLARI
1930’lu yıllarda ulu önder Atatürk, Tahsin Mayatepek’i çok özel bir görevle Güney Amerika’ya gönderdi. Bu görev sırasında Meksika maslahatgüzarı olarak atanan Mayatepek, Atatürk’e acil bir telgraf göndererek, emekli albay James Churchward’ın Mu ve Atlantis uygarlıklarıyla ilgili dört kitabından söz etti. Atatürk hemen bu kitapların Türkiye’ye getirilmesini ve dilimize çevrilmesini emretti. Daha sonra konuyu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage.asp?resimkod=432683&#038;boyut=85" alt="mu ülkesinin çocukları" /><br />
James Churchward<br />
SHAMBALA YAYINLARI</p>
<p>1930’lu yıllarda ulu önder Atatürk, Tahsin Mayatepek’i çok özel bir görevle Güney Amerika’ya gönderdi. Bu görev sırasında Meksika maslahatgüzarı olarak atanan Mayatepek, Atatürk’e acil bir telgraf göndererek, emekli albay James Churchward’ın Mu ve Atlantis uygarlıklarıyla ilgili dört <a href="http://www.kitaplik.org/tag/kitabi" class="st_tag internal_tag" rel="rel="tag" " title="Posts tagged with kitabı">kitabı</a>ndan söz etti. Atatürk hemen bu kitapların Türkiye’ye getirilmesini ve dilimize çevrilmesini emretti. Daha sonra konuyu daha derinlemesine tartışabilmek için Churchward’ı Türkiye’ye davet etti ama böylesine uzun bir yolculuğa dayanamayacak kadar yaşlı olan Churchward davete karşılık veremedi.<span id="more-2377"></span></p>
<p>Bu kitaplarda Atatürk’ü bu kadar meraklandıran ne vardı? Churchward, büyük Uygur İmparatorluğu’nu Mu ülkesinin bir koloni uzantısı olarak tanımladığı, somut bilimleri insanoğlunu yanıltmakla suçladığı, bugün mimarileri, astronomi bilgileri ve sahip oldukları ilginç teknolojiyle hâlâ günümüz bilim adamlarını şaşırtmaya devam eden Aztekler, Mayalar ve Sümerler’in bıraktığı kalıntı ve eserlerin görmezden gelindiğinden şikayet ettiği bu <a href="http://www.kitaplik.org/tag/kitabi" class="st_tag internal_tag" rel="rel="tag" " title="Posts tagged with kitabı">kitabı</a>nda, bu soruları yanıtlarken, okurların zihninde çok daha derin sorular uyandırıyor. Bu antik ve gizemli uygarlıklar, sahip oldukları bilgileri nereden almışlardı? Atlantis ve Mu ile aralarındaki bağlantılar neydi? Bugün hâlâ Dünya üzerinde yaşayan Atlantisliler ve Lemuryanlar (Mu halkı) var mı? Atalarımız bize neler bıraktılar? En önemlisi, bu bilgiler halklardan neden gizleniyor?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitaplik.org/mu-ulkesinin-cocuklari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cihat ve Tehcir</title>
		<link>http://www.kitaplik.org/cihat-ve-tehcir.html</link>
		<comments>http://www.kitaplik.org/cihat-ve-tehcir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 17:44:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Çıkan Kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Cihat ve Tehcir]]></category>

		<category><![CDATA[kitab]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitaplik.org/?p=2376</guid>
		<description><![CDATA[
Mete Tunçay
SALYANGOZ YAYINLARI
28 Eylül - 3 Ekim 1916 tarihleri arasında İstanbul’da toplanan, 1332 Senesi İttihad ve Terakki Kongresi’nin, baş tarafında Merkez-i Umumî raporunun bulunduğu, 74 sayfalık kitapçığı, önceki yıl yapılan Ermeni Tehciri’nin savunusunu da içermektedir. Ben, elinizdeki küçük kitabı ilk bastırdığım sırada, Türkiye’de Ermeni Sorunu şimdiki kadar sıcak bir konu değildi. Ermeni sorunu konusunda Türkçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage.asp?resimkod=431901&#038;boyut=85" alt="cihat ve tehcir" /><br />
Mete Tunçay<br />
SALYANGOZ YAYINLARI</p>
<p>28 Eylül - 3 Ekim 1916 tarihleri arasında İstanbul’da toplanan, 1332 Senesi İttihad ve Terakki Kongresi’nin, baş tarafında Merkez-i Umumî raporunun bulunduğu, 74 sayfalık kitapçığı, önceki yıl yapılan Ermeni Tehciri’nin savunusunu da içermektedir. Ben, elinizdeki küçük <a href="http://www.kitaplik.org/tag/kitab" class="st_tag internal_tag" rel="rel="tag" " title="Posts tagged with kitab">kitab</a>ı ilk bastırdığım sırada, Türkiye’de Ermeni Sorunu şimdiki kadar sıcak bir konu değildi. Ermeni sorunu konusunda Türkçe yayınların büyük çoğunluğu son birkaç yılda çıkmıştır.<span id="more-2376"></span></p>
<p>Bir yanda, Ermenistan’ın kuruluş efsaneleri arasında olan ve Ermeni diasporasının şiddetle vurguladığı “1915 Soykırımı”, öte yandaysa, başka pek çok konuda Osmanlı geçmişine karşı redd-i miras eden Cumhuriyet yönetimlerinin hâlâ devam eden 1915 olaylarının haklılığını savunma tutumu, öyle anlaşılıyor ki, daha uzun süre gündemimizde bir çatışma alanı olarak kalacaktır. Ben, kendi payıma, 1948 Sözleşmesi’ndeki Soykırım tanımının fazla geniş olduğu kanısındayım. Bana göre, Soykırım’dan söz edebilmek için, Nazi Holocaust’undaki gibi, mağdurların aynı zamanda büsbütün masum ve mazlum olmaları gerekir. Oysa, Osmanlı Ermenilerinin 1915 öncesinde ve sonrasında böyle oldukları söylenemez. En azından, karşı kıyımlar yapmışlardır.</p>
<p>Parlamentoların ya da hükûmetlerin “Soykırım”ı tanımaları ya da yadsımaları demagojiden öte bir anlam taşımaz. Sorunun tarihçilere bırakılması gerektiği savı da, bugün için çıkar yol değildir. Öncelikle, Ermenistan ile Türkiye arasındaki ekonomik, diplomatik ve kültürel ilişkiler normalleştirilmeli, ancak ondan sonra uluslararası tarih uzmanları, belgeler üzerinden çalışmalıdırlar. - Mete Tunçay</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitaplik.org/cihat-ve-tehcir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
