Kapı Kitap Özeti

Mayıs 7, 2008 |

KAPI (Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU)
Piyer Lermit bir kilisede manastır yapmaktadır. Hristiyanlık için çalışmaktadır ama hayatında bir boşluk vardır ve Türklere karşı bir sempatisi vardır.
Hava sıcktır ortalık sıcaktan kavrulmaktadır. Bir gün bir topluluk kiliseye doğru gelmektedir. Bu topluluğun içinde bir erkek ve kadınlar vardır. Üstleri başları dağınık birinden kaçmışlardır. Bu kadınlardan biri de hristiyanadır. Hristiyana bir sözcü gibi piyer lermitten yardım ister onları kilisede barındırmasını ister piyer lirmitin iyi biri olduğunu duymuşlar ve ona koşmuşlardır. Fakat piyer lermit bu anlamsız yaşamı içinde kendinden umulmadık bir tavırla kiliseye kadınları alamayacağını söyleyince kız sinirlenir hırçınlaşır ve papanın daha yardımsever olduğunu, ona güvenmekte hata ettiklerini söyleyip ilerlemeye devam ettiler. Bir ağacın dibinde dinlenmek için durdular. Piyer lermit kiliseye girdi. Dua ederken içeri arkadaşı çuısuz Gotiye girdi. Sohbet ederken papaya, urben’e, şövalyeye inanmadığını, Türklerin onlardan daha doğru olduğunu söyledi. Çevremde bir şeyler dönüyor, bir şeyler ölüyor ama neden böyle oluyor bilmiyorum dedi lermit. Gotiye’ye git getir onları ne olacaksa olsun dedi. Gotiye ağacın dibindeki kalabalıga gitti. Manastıra çağrıldıklarını söyledi. Gotiye onlarla anlaştı. Onlar için çalışan bir şövalye haline geldi. Fajat gotiyer bunların kim olduğunu tam olarak bilmiyorç bir amaçları var ama ne. Yaşlı adam – hristiyanonun babası- şöyle cevap verdi. “Türkler kapı gibi demirleşiyor, çelikleşiyor. Şövalye tahta kapıyı bir vuruşta yıkar geçersin, deir kapıyı olmazsa ateşle eritip geçersin… Ya çelik kapıyı” adam tğrklerden korkmakta ve bir tehlike olarak görmektedir. Süleyman Bey öldü melikşah zehirlendi, nizamül mülk vurduruldu. Tahta kapı(Avrupa, ruhani meclis) 18 yerinde yaralı, çürük, üflesen uçacak cinsten Süleyman beyin oğlu kılıç aslan çocuk şey. Ama çocuk çabuk büyür çelikleşir. Bu nedenle bir aceleci davranmaktadırlar.

Sonra hristiyano ve babası gotiye ile beraber manastıra gittiler. İçeri girdiler. Babası kızı içerde bırakıp gotiye ile dışarı çıktılar. Kız üstünü daha da parçalayıp ayaklarını çıkardı. Keşişe onu günahlarından kurtarması için yalvardı. Keşişin duygularını kötüye kullanıyordu. Keşiş başlangıçta böyle bir görevi olmadığını söylese de kızı inkâr edemediğini anlayınca dinlemeye karar verdi. Hristiyano köylerinin ona göre barbar olarak nitelendirdiği tirkler tarafından basıldığını kendisine de kilisedeyken bir türkün tecavüz ettiğini ve dah sonra buna göz yumduğunu ve günahkâr olduğunu söyledi. hristiyano apaçık Türkleri keşişe kötülüyordu. Onları takip eden kızı yakalamak için peşine düşen Türklerde yoktu aslında. Hristiyanonun bu kadar yalvarmasına karşın keşişin rahat olmasına sinirlendi. Ve günahımı bile vermem sana hak etmiyorsun diyerek ordan ayrıldı. Kız babasının odasına gitti. Adam aslında babası değilmiş. Salih diye biriymiş. Kızın asıl adı ziva. Bunlar hasan sabah diye birisi için çalışıyorlar. Kız Türkleri kötülemeye çalışıyor. Kız aslında yaptıklarının ve bunların yanlışlığının farkında ama Salih buna izin vermiyor. Kız kendini kaptırmıyor, keşişe gidip aslında türkle isteyerek beraber olduğunu, bunu kilisede yapmadığını söylüyor. Kaşişin ayaklarına kapanıyor, ayartmaya çalışıyordu. Ama keşiş kızın bu tavrına çok sinirlendi. Derhal manastırı terk etmesini söyledi. Bu sırada gotiye bir eşekle geldi. Eşeği göndermiş piyerin ona gitmesi için. Piyer lermit gotiye yede kızmış onu kızı ve babasının manastırı terk etmesini söyledi. Onu da tena azarladı. Piyer eşeğe binip piskoposa gitti. Bu arada Salih dai ve gotiye geldi. Ziba donmuş haldeydi. Salih konuşurken piyerin çok katı olduğunu söyledi. Öldürdükleri güvercin bitki böceğe çok üzülmüştü. Onu bunlar kadar kahredecek ne olabilir diye düşününce zibanın ölümü aklına geldi. Salih dai gotiye yi keşişi kollaması için arkasından gönderdi. Ziba saih dal’ ye görevi başaramadığını söyledi. Ve ziba’nın sonu ölümdü. Salih dai korkusuzca kamasını zibaya sapladı ve başını kesti. Üstünü çıkardı ocakta kıyafetlerini yaktı. Bu sirada piyer lermit piskoposun yanındaydı. Piskoposla konuştu. Piskopos Türklerin hristiyanlar için tehlikede olduğunu ve bu kapıyı sağlamlaştırmaya çalıştıklarını söyledi. O günkü gitmediği ruhani mecliste onu pumalide manastıra gönderme kararı aldı. Çünkü insanlar onu seviyordu. Lermit Türklere de sevgiyi aşılayabilirim dedi. Kavgasız, savaşsız bir şeyler yapılabileceğini söyledi. Bu düşünceyle piskoposun yanından ayrıldı. Manastıra vardığında hristiyanoyu görmesiyle şok geçirdi. Cesedinin etrafında şuursuzca dolaşırken cesedin kenarındaki kesenin üzerindeki işaret, paranın içindeki, hristiyanonun gözündeki kamadaki işaretle piyer kızı öldüreni Türk olduğunu bunun bir canavarlık olduğunu ve bu olayın ona isadan gelen bie işaret olduğunu düşündü. Kucağındalki papanın verdiği haça daha bir inançla sarıldı.

* * * * * * Caka bey bir gün düşünceli otururken kardeşi akça kız geldi. Akça kızın bir sevdiği kocası vardı uzun zamandır ondan haber alamıyordu. Akça kız Caka beye bir Bizans kızıylamı kaçtı diye sordu. Caka bey durumu değiştirip bizansla Selçuk olayından sıkıntılı olduğunu düşündüğünü söyledi. Akça kız vina denen bir kadın geldiğini söyledi. Kadın caka beye ersagunun kayıp olduğunu söyledi. Ersagun vinaya bir emanet getirecekti. Bizanslıların bir şey yapabileceğinden kuşkulanıyordu. Çaka bey ayrıca sarayda bütün hatırı sayılır doslarının yaptıkları kaçamakları hatırladı. Acaba getireceği emanet neydi diye düşündü. Vina bunun üzerine malakas diye birinin aleksiyonun ersagun beyi ve caka beyi ortadan kaldırmak istediğini anlattığını söyledi. Vina Bizanslı bir kadındı ama sonradan Selçuklulaştı. Selçuklu gibi düşünür oldu. Bunun nedenini şöyle açıkladı. İmparatorluğun başındaki aleksiyos bir şeyleri değiştirmeye çalışmıyor. Değiştirmekten korkuyor. Paslı bir dingili yağlıyor. Çünkü ne tekerleği çıkarabiliyor ne yani tekerlek takabiliyor böyle olunca hiç hareket etmiyor. Türkler ise dörtnala koşuyor. Selçuklu binlerce yıl öncesi için çalışıyor. Böyle olunca Selçukluyu benimsiyor. Bu sırada kapı çalındı. Caka bey açtı gelen ersagundu. Yanında birde kız vardı. Kızın kendi kızı olduğunu söyleyince herkes şaşırdı. Olayı anlatmadan önce kızı selceni onlara tanıttı. (Çaka bey Selçuklu değil aslında davuldurlu). Selcen’in annesi bir imparator kızıydı. Ersağun beyin melikşahle zehirlendiğini Süleyman şahın ise hassan sabah tarafından öldürüldüğünü söyledi. “bizler gelip bu dar boğaza yerleştik” batıda klermait denilen yerdebir ruhani meclisin toplanacağını, bunu fırsat bilen hasan sabahın boş durmayacağını, adamlarını salıp Türkleri kötüleyeceğini biliyorum. Doğudan hasan sabah, betıdan kışkırttığı papa bizi yok edecek. Acilen bir şeyler yapmalıyız dedi. Ersagun bey eğer hasan sabah bir şeyler yapmazsa Bizans silinecek diye düşündü. Çaka beye kendilerinin bir kapı olduğunu bunu sağlamlaştırmaları gerektiğini ve boş duran İzmir taraflarına caka beyin geçmesini istedi. Çünkü üç yanı suyla çevrili bir yere gelmişlerdi. Ama denizcilikten anlayanları yoktu. Bu işi caka beye verdi. Bu toprakların sahibi olmaları için gerekliydi. Bu işin nasıl yapılacağını anlattı. Ersagun bey, İzmir caka beye yardım edebilecek birçok türk beyi vardı. Onlar caka beye yardım edecekti. Bu sırada vina da caka beyle gitmek istediğini söyledi. Başta ersagun bey kabul etmedi. Ama sonunda vinanın kendini Bizanslı görmediğini anlatmasıyla ikna oldu. Selceni de yanına istedi fakat ersagun “eğer bizansta kalsaydım emanet ederdim ama artık olmaz” dedi. Ersagun bey ayrılamıyordu. Çünkü sürekli evi aranıyor, şüpheleniyordu. Sonra kalktılar. Bu sırada kapı çalındı. Oğulcuk beydi gelen vina hanımın evinin yandığını söyledi. Hemen anladı bu işi yapanın aleksiyos olduğunu. Vina için artık gitmekten başka çare yoktu. Oğulcuk bey yangından önce iki selcuklunun ersagun beyi sorduğunu ve ona haber etmesini tembihledi. Korktular. Evi terk etmeye karar verdiler. Rahibe kıyafetleri ve rahip Urbanları giyip kılık değiştirdiler. Bir imamın evine gideceklerdi. Yolda vinayla ersagun konuşurken ersagun kendi anlattı. Bizans sarayına gelirken oğlu, eşini bir yerlere bırakıp geldi. Kendi halkı onu düşman belledi niye gittiğini bilmeden amacı İzmir yöresinde caka beyin güçlenmesi bu sürede kılıç aslanın iznike oturmasını bekleyeceklerdi. O gelirse sırt sırta verip kurtaracaklardı. Bizanstan, hasan sabahlardan yurtlarını, arap imamın evine vardılar. Evde başka uyuyanlarda vardı. İmam kadınları bir başka odaya alırken birinin selceni süzdüğünü fark etti. Ersagun bey sonra konuşunca bu kişinin kılıç arslan olduğunu anladı. Orada yalnızca kılıç aslan değilersagun beye bizansa gittiğinde ilk kucak açan kişi iltumuşta vardı. Yukarı çıktılar çaka bey kılıç aslanın baştaki tavrına kızdı. Ona ters konuşmaya başladı. Kılıç aslan ersagun beyden bizansı öğrenmek istediğini söyledi. Ersagun aleksosu başa getirmesine rağmen onun kendini öldürmeyi planladığını söyledi. Kılıç aslan o zaman aka beye döndü. Caka beyde ersagunu öldürdükleri zaman sıranın kendisine kendisine geleceğini görevi alamayacağını söyledi. Fakat daha sonra ersagun bey düşündüğü planını anlattı. Baştakılıç aslan kabullenmedi. Ama sonra ayak diremekten vazgeçti. Siz ne düşünüyorsanız yapın ben bu oyuna uygun bir zamanda karışırın dedi.

Sabah olduğunda iamın evine imparator aleksiyosun yakını, baş beyincisi, honos geldi. Kılıç aslanı saraya davet ediyordu. Kılıç aslan daveti kabul etti. Çaka beyde gitmeye hazırlanmaya başladı. Bu sırada iltutmuş’la ersagun sohbete başladılar. Ersagun kılıç aslanın inançlı olup olmadığı konusunda kuşkulu olduğundan bahsetti. Daha sonra biraz uyumaya karar verdiler. yola çıktılar bir kayığa selceni, akça kız, virna, çaka bey binip yol aldılar. Geride iltutmuş ve ersagun kaldı. İltutmuş ersaguna kılıç aslanın selceni beğendiğini kızı isteyeceğini, yakında iznikte düğün olacağını söyledi. Ersagun hiç beklemediği bir şey duyduğu için şaşırdı. Sendeledi. Ama gözlerinde sevinçle dolu hüzünle karışık bir ışıltı vardı. Bu sevinçten balıkçı kıyafeti giymiş bir bizannslının aya barbaraya doğru kürek çektiğini göremediler.

* * * * *
Karakurt hafız demirci köyünden Cuma vaazı vermektedir. Vaaz türkün ergenekondan demir dağı eritip çıkmasını ve köylerine ilk gelen aksakallı bir Türkmen ağa babası günü geldiğinde demir dövüşüyle köyün demirci ismini almasını anlattı. Bundan böyle bu gelene 26 ağustos ta malazgirt’i anarken yenilenmelidir. Konuşması sırasında peygamberimize inanmayanlar sürüdeki aç kurtlar gibidir. Yarın bugün gelir rumaliden bizi sürerler papazlar kaşişler birde kılıç aslan tekkeleri yok sayıyormuş. Özellikle çavdar onbaşıya karşı konuştu. Vaaz bitince çavdar onbaşıyı yanına çağırdı. Vaaz sırasında bir çocuk kulağına kılıç aslanın demirci şehrine geldiğini fısıldadı bunu karakurt hafınıdabildiğini öğrenmesi çavdar onbaşıyı çok şaşırttı. Karakurt hafız urumeliyi urumeli yapan sadece kılıç değil, orada yaşayan tekke ve din adamlarının da katkısı olduğunu söylüyor ve çakaya yardım edeceğini söylüyor. Çünkü türkün geçmişi unutmaması için, geçmişin yaşatması için şehrini bilmesi içiçn gelenekleri gerçekleştirmelidir.

Karakurt hafıza göre çaka Bizans sarayında yetişmiş, onların huyunu suyunu iyi bilir. Ölmez beyim torunudur. Ona Bizans kötülüğü anlatılmalıdır. Çakanın çavulduru küçükken Bizans baskınına uğramıştır. Bu ona sürekli hatırlatılmalıdır. Karakurt hafız çavdar onbaşıya çakayı demircide fazla bekletmemelerini magnezya da ki ahi odasına götürmelerini söyledi. O da bir hafta kaldıktan sonra çavdart onbaşı ve yanındakilere izmire gidip boğalı hanı (sahibi tewke midas) bulmalarını ister. Teke Midas denizcilik yapan bir korsana o istenilen yere ne yapmanız gerektiği söylenecek. Oradan pergamos(Bergama )denen bir kaleye gitmelerini orada da
Sahibi kostak ahilya denen birinin yardım edeceğini ve oradaki konaklarda kim varsa kendilerine bağlanmalarını sağlayacak dedive gitti. Bu sırada caka bey demirciye geldiğinde ahilerin kendisini düzenli buyur etmesini bildikleri için ahileri şecçer orada konaklar. Bunu duyan çavdar onbaşı karakurt hafızın oyununa gelmiştir. Çakayı ahilere kaptırmıştır. Sinirlenen çavdar onbaşı ahi dergâhına gitti. Kapıda hasan ahi karşıladı. bizden atik davrandınız dedi. Hasan ahide sizi bizi yok el ele verip çaka beyin yenmesi için çalışalım dedi. Çavdar onbaşı arkadaşlarıyla akşam eğlenceye katılmaya kadar verdiler. Tören başladığında caka betin yanında yaşlı bir kadın ve genç bir kız vardı. Çavdar onbaşı kızı görünce etkilendi ve birine benzetti. Ama çıkaramadı. Törende kopuz çalındı. Demirler örselendi. Eski bir gelenek olan Ergenekon anıldı, hissedildi. Saryadaki hayatın yalancı olduğunu ama orada gördüklerinin müzik , raks, tiyatro.. Hayatın kendisi olduğunu söyledi. Tören sürerken Çavuldur onbaşı ve cakabey tanıştılar. Daha sonra çavulduruların gösterisi başladı. Çelik kılıçlar, çelik kalkanlara vurmakta… bu gösteriler caka yı çok etkiliyor ve eskiye Çavuldur kırımına götürüyor. Beyninde uyuyan acı hatıralar canlanıyordu. Caka bey tören bittikten sonra çavdar onbaşıyı odasına çağırdı. İzmirden konu açılınca cavdar onbaşı sunları anlattı. İzmir rumeliye açılmada önemlidir. Fakat kıyılarında adalar vardır. Bu adalara sahip olan izmirin sahibidir. Rumeliye geçişte bu adalar kolaylık sağlar dedi. Sonra caka bey ersagunun kurt babayı görmesini istmesini de anlattı. Büyün konuşmadan sonra çavdar karakurt hafızı görmeye gideceğini, onun her şeyi bildiğini ve akıl danışacağını söyledi. Demirciyi gece boyu dolaştı ne var ki kara kurt sanki uçmuştu. Bütün günkü kargaşasından meydanda uyuya kaldı. Uyandığında kara kurt hafızın kendini uyandırdığını sandı. Fakat sabah selası okunuyor ve daha önce görmediği biriydi. Kim olduğunu sordu. Adam kara kurt hafızın medrese arkadaşıydı. Hafız gitmiş kurt babanın yanından bu adam gelmişti. Adam çavdar onbaşıya kurt babanın kendisine ulaştırmak için verdiği mesajı dedi. Çavuldur bu daha şimdiye kadar magnezya yolunu tutmalıydın. Bu çavdarın hayalinde gördüğü mesajdı. Önce afalladı. Sonra karakurt hafızın dediğine uydu, atına atladı yola düştü. Magnezyaya vardı teke midası buldu yanına vardı teke Midas görünüşte sert ama konuşmasında çavdar onbaşını sevdi. Ve ona her türlü yardımı yapacağını, techizatlı gemiler vereceğini söyledi. Çavdar onbaşı güvence istediğinde teke Midas kızını gösterdi. Kızı işkence görmiş burnu kesilmiş gözünün biri oyulmuştu. Karısını da öldürmüşlerdi. Bu nedenle teke Midas adalı rum kopillerinden nefret ediyordu. Sonra teke Midas bir sandık para gönderdi. Para benden yumruk sizden dedi. Çavdar onbaşı oradan ayrıldıktan sonra kostak anilya ya gitti. Bu adamı hiç sevmedi. İşi gücü paraydı. Bu adama neredeyse bütün halk borçluydu. Buralara sahip olduklarında çaka bey ne alacak ne satacaksa işini anilya ile görüşecekti. Bu şartlarda istenileni hazırladı. Çaka beyde kabul etti. Çaka bey sonunda ahilyaya günün gözterecekti. Yani köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyecekti.

* * * * *

Yağmur bey bir zxindandaydı, ölmemişti. O da günün dolmasını bekliyor. Zindanın kapısı açıldı. Ve boylu bir Türkmen kurtarmaya gelmişti. Yesevilerin kurt babasıondan olduğunu dedi. Yağmur beye çıkış yolunu tarif etti. Kendiside yaralıydı. Düştü gitti yağmur bey kaçmaya çalışırken yakalandı. Gözlerini açtığında Habeşiler zenciler ve Çinliler vardı. Bağlıydı. Orada başka biri daha vardı. Hasan sabahın adamı Salih dai. Salih dainin yüzünde sinir bozucu bir gülüş vardı. Salih dai yağmur beye hasan sabahı vurmak niyetiyle gelen bir fedai olduğunu söyledi. Oğuzların sağ kalamayacağını alparslandan sonra onun bıraktığını korumadığını söyledi. Salih dai alamut kalesinde yağmur beye kimlerin yardım edeceğini sordu. Yağmur bey söylemeyince işkence etmeye başladılar. İşkenceye dayamayan yağmur kılıç aslanın adını söyledi. Salih dai işkenceye devam etti. Öyleki yağmur bayılmıştı. Salih dai korkmuştu eğer ölürse hasan sabaha ne diyecekti. Hasan sabahın kurtçulardan çakilişinin nedeni neydi. Nereden çıkmıştı bu kurtçular ? yoksa kurtçular yeni bir tarikat mıydı? Yeni görünüpte gizliden ötekilerle el ele çalışacaklar mıydı? Öyleyse hasan sabah korkmakta haklıydı. Öyleyse bu keşiş piyer lermitin rumeline geldiğinde başını taşlara çarpacaktı. Boşuna mıydı? O Frenk eveleindeki uğraşıp didinmesi. Zibanın ağzını burnunu kesmesi. Ölümü boşunamıydı? Çin afyoncu başına kul köle oluşu ünlü Salih dainin boşuna mıydı?

* * * * *
İznikte davullar zurnalar çalınıyordu. Çünkü Süleyman şahın torunu selcenle evleniyordu. Ersagun beyi yanına çağırdı. Konuştular ersagun bey çaka beyi iyi yetiştirdiğini kendisine daha güvenilir biri olduğunu anlattı. Caka beyin peçeneki nasıl kendisine bağladığını ve sonuç olarak Peçenekler Edirne üzerine çaka Çanakkale boğazında aynı gün bizansı vuracakalr fakat kılıç aslan yerinde duruyrodu. Buna karşın kılıç aslan kendini savunmaya geçti. Caka beyin hızlı davrandığını aleksiyonis baştayken ona dokunamayacağına söz verdiğini , bu durumun kendisinin işine geldiğini , doğunın kendisinden yana olduğunu ama güneydoğu bizanstan daha güvensiz olduğunu söyledi. Kılıç aslan aslında caka beye pek güvenmemektedir. Ne de olsa cavuldurludur. Güvenmez. Yarın öbürgün caka peçenekle bir olup selçuğa kafa tutabilir. Kılıç aslana göre. Ersagun bey caka beyi bu kadar savunmuştu fakat kılıç aslan ona bir mektup gösterdi. Ve bütün düşünceleri alt üst oldu. Yazı caka beyin yazısıydı. Pecenek beyiyle bir olup bizansı yenip, daha sonra Selçuklu ya hakim olmayı planladığını yazmış. Ersagun bey kendini mahçup ezik hiç olmadığı kadar yaşlanmış hissetmişti. Gelin alayı iznike girerken.

* * * * *
Piyer lermit papanın eşeği ve gögsündeki haçla yola koyulmuştu. Sgedin derbendine kadar gelmişti. Buraya kadar sürüklenen bir kendisi değildi. Ona inananlar haçlarına sarılmış onun yolunda gelmişlerdi. Tanrısına yalvarırken tanrım ellerinde kılıç ve topuzlarda var ama yalnız haç olacaktı dedi. İnandığı şey yolunu mu şaşırdı.hristiyanoyu o halde görmüş vaazlara başlamıştı.onu dinleyenler peşine düşüp gelmişti. Yanlış mı yapmıştı. Çulsuz gotiyeyle konuştu. Biz haçla geliyoruz kılıçlar topuzlarla değil dedi. Gotüye Türklerle karşılaşıldığında onların kendilerini sert karşılayacağını söyledi. Fakat lermit. Sevgi merhamet dağıtmaya geldiğini çekilmek istediğini söyledi. Gotiye onu geri çevirdi. Keşiş çalmak öldürmek yok dedi. Ben onlara isayı anlatacağım dedi. Çulsuz gotiye sofiye ye kadar sözünü tutacağını arada Salih dainin türk bozmalarını yanında getirecekti. Sofya ya kadar hiçbir sorun yaşanmamıştı. Sofya ya geldiklerinin ikinci günü hancı papanın eşeğini temizlemiş bembeyaz yapmıştı. Daha sonra eşek birden anırmaya başladı. Çulsuz gotiye eşeğin kuyruğuna şap sürdürüp hancinin oğlunu ata bindirip eşeği atın peşinde koşturdu. Orada ki hristiyanlar ve bu Bulgar keşişin eşeğini çalacaktı diyerek karıştı. Sofyada bir yağmadır başladı. Piyer lermt bile buna engel olamadı. Kimse onu dinlemiyordu. Piyer lermit keşiş oldu olalı bu kadar çiğnenmemişti. İki gün sonra gotiye haçlı düzensizlerini sofyadan çıkardı. Keşiş baygın yatıyordu. Gözlerini açtığında gotiyeye sürekli Bulgarlarında türk olduğunu anlatıyordu. Sonunda Salih dainin bizansta olduğunu ve piyer lermiti beklediğni anlattı.
* * * * *
Çaka bey iznike girerken ersagun bey çakaya mektubu senin yazmadığını biliyordum, bizansın kalleş oyunu dedi fakat ersagun bey mektubu çakanın yazmadığını bilmesine rağmen kılıç aslan kendini buna inandırmaya çalışmasının nedenini çözememişti.

* * * * *

Kılıç aslan düğünün 2. günü masada eğlenmektedir. Çaka ersagun ve dostları Bizans üzerine yürümeye kadar verdi. Fakat aslanın aklında malatyayı almak vardı.Çünkü Kılıçaslan bizansı açsa türkgetirmez fakat Malatya ona türk getirir, onu güçlendirirdi. Birden karanlıkta bir silüet gözdüler. Kılıç aslan ve ersagun o kişiyi kılıç aslanın has ulağı olduğunu düşündü. İçeri koştular kimse yoktu. Ama baygın birileri vardı. A,ersaguna göre has ulak kılıç aslanın ziyafetteki misafirlerini ve cakayı zehirlemişti. Ersagun doğruca cakanın odasına koştu caka pencereden sarkmış , ölü bir vaziyetteydi. Ersagun o an çıldırdı. Atına bindi. Yenişehir kapısından çıktı. Koştu ama ne has ulak ne de bir şüpheli buldu. Bizans oyunumuydu? Ersagun bu oyunun içinde kılıç aslanın parmağının olduğunu düşünmeye başladı. Çünkü ertesi gün kılıç aslan maldiya seferine çıkmıştı. Ve cakanın cenazesinin sözünü bile etmiyordu ortalıkta…
* * * * *
Piyer lermit , gotiye ve beraberindekiler edirneye kadar geldiler. Piyer yorgun ve hastaydı. Yol boyunca Salih dai kelimesini ağzından düşürmemişti. Edirne’ye geldiklerinde kimseyi görememişlerdi. Çünkü imparator sofyada olanları duymuş, aynı dinden insanların birbirlerini öldürmemesi için sokağa çıkmayı yasaklamıştı.bu nedenle bu topluluğun burada kalamayacağını söyledi. Bzans askeri ilk limandan yalovaya geçirileceklerini söyledi. Gotiye sinirlenmişti ve topluluk yoluna devam ediyordu.

* * * * *

Kılıç aslan Malatya üzerine saldırıyordu. Bu sırada haçlıların yakrak soyarak iznike doğru ilerlediklerini başlarında bir keşiş olduğunu öğrendi. Önce umursamadı, çünkü ona bir ordunun saldıracağını beklerken , başını bir keşişin çektiği düzensiz bir insan topluluğu geliyordu. İznikte buldacı bey vardı. O bunlarla ilgilenecekti. İznike girmeye kararlı toğluluk dinlenirken bir ucu sağdan bir ucu soldan gelen atlılarkılıç sallamaya başladı. Haçlılar ölülerini değil yaralılarını bile toplayamamıştı. Yol ayrımına doğru koştular. İki yol vardı biri İznik’e gidiyordu. Ama hangisi olduğunu bilmiyorlardı. Gotiya piyere baktı .hiç ses alamadı. Tam o sırada gotiye gırtlağına saplanan bir okla yere devrildi. Piyere kendisini takdis etmesini istedi. Piyerin bütün bilmediklerini anlattı. Salih dainin nerde olduğunu o da bilmiyordu artık hristiyanonun zıba olduğunu, onu salihin öldürdüğünü , papanın bunları bildiğini bilerek onları yola düşürdüklerini kılıç aslanı yanıltmak istediğini, arkadan gerçek haçlının geldiğini anlattı. Piyer donmuştu. Utanıyordu kendinden öleceklerini bilmeden bu insanları oraya toplamıştı. Kargaşadan hiç bilmediği yerlere doğru koşmaya başladı.

* * * * *
Haçlı kırımının üzerinden yedi ay geçmişti. Kılıç aslan malatyadaydı. Bayağı mücadele etmişti fakat ele geçirememişti. Hırs yapmışsı almadan iznike dönmeyecekti. Bir ulak haber getirdi. İznikteki buldacı beyden. Haçlı ordusu iznike geliyordu ve bu seferki daha katıydı. Başta basit bir insan topluluğu olduğunu düşünüp gitmedi iznike. Fakat ulakların gelişleri artınca iznik’e gitti kızgındı. Bir ulak ona iznikin düşmek üzere olduğunu ve buldacı beyin öldüğünü söyledi.

* * * * *
Buldacı bey ersagunun önünde ölmüştü. Durum kötüydü. Selcen babasını çağırdı. Kılıç aslanın gelip gelemeyeceğini söyledi. Bilmiyordu. Selcenin hızlıca iznikten ayrılması geretiğini kılıç aslanın eşinin tutsak olmasının kötü olacağını söyledi. Fakat selcen ayrılmadı. Saraydaki diğer kadınları gönderecekti. Bu sırada kılıç aslan iznike girdi. Durum kötüyken bir umut haçlılar kırılmaya başladı. Ersagun bey Bizans arkasındaki Peçenekler, uz, Kumanların bizansa bağlı olduklarını unutup , türk olduklarını hatırlasalardı ne olurdu diye düşündü. Bu umut uzun sürmedi. Haçlılar bastırmıştı. Kılıç aslan bizansa bırakıp geri çekilme kararı aldı.selcene yazdığı mektupta “bizansa tutsak değil,konuksun tanrıya güven” diyordu. Bunu söylerken küçüldüğünü hissetmişti. Eskişehire gidiyordu. Porsuk çayı kenarında durdular. Kılıç aslan o an tanrıya inancının arttığını hissetti. Namazda duranların yanında saf tuttu. İmam karakurt hafızdı. Kılıç aslan dururken ben bir köleyim namaz kıldıramam dedi.

* * * * *
Kılıç aslan malatyayı aldı. Haçlılar kılıç aslanın üstüne 3 kez yürümüştü. Üçünü de püskürtmüştü. İhtiyarlamıştı artık. Sessizleşmişti. Daha sonra kılıç aslan urfayıda kolayca almıştı. Bu sıralarda Musul emirinin ulağından bir haber geldi. Alparslanların melikşahların yerinde oturan büyük sultan buyruğundaki çakı bey musulu aldığını , çökürmüş beyi öldürdüğünü , çökürmüş beyin oğlunun ve Musullunun kılıç aslandan yardım istediğini çağrı beyin zulüm edip kan güttüğünü anlattı. Musul bağdata yakın. Halifenin bir uzanışta elini tutabileceği bir yer. Bağdatı , reyi , ısfahanı , mervi alabilecekti gitti , çağrı bey topladığı orduyla musula yürümüştü. Kılıç aslan halkı korkutmamak için şehir dışında vurmaya karar verdi. Ersagun bey birlik getirdiklerini , buradakilere güvenilmemesini söylediyse de kılıç aslan bizden dönmezler dedi. Ama ersagun beyin dediği çıktı. Musul taraflarının beyleriiçerileriyle birlikte çağrının tarafına geçtiler. Kılıç aslan sersemlemişti. Geri dönmemelerine aldırmadı. Bu kaçmak olurdu. Bir yanında habur çayı akıyordu. Çayı seçti. Atını çaya sürdü . ersagunla iltutmuşta sürdü atlarını çaya.ersagun beyin en son hatırladığı kılıç aslanın deli suya batıp çıkışı oldu. İltutmuş beyin en son hatırladığıise çılgın bir sessizlik.

Ondan sonrasını hatırlama ne mümkün …!

Antiyokya = Antakya
Argantanyos dağı = samanlı dağ
Aya barbara = Sarayburnu civarı.
Dorileon = Eskişehir
Edranos =Edirne
Hodriyanus kapısı = İstanbul kapısı
Halkedon = Kadıköy
Herakle = Ereğli(Konya)
Hipodrom = Sultanahmet (istanbul)
Hungarya = Macaristan
İliyon = Çanakkale
İkonyum = Konya
İris ırmağı = Yeşilırmak
Kladyür kapısı = Yenişehir kapısı (iznik)
Katiya = Kütahya
Lefke kapısı = bugunkü lefke İznik
Linae = Bilecik
Magnezya = Manisa
Maldiva = Malatya
Nikomedya = İzmit
Pergamos = Bergama
Plai = Yalova
Prousa = bursa
Sgedin = güney macaristanda
Saptan gölü = sapanca
Tembris suyu = porsuk çayı
Zelo = zile

Tags: , , , ,

Korku Oyunları

Oss Puan Hesaplama

Komik Videolar


Comments

Name (gerekli)

Email (gerekli)

İnternet sitesi

Speak your mind

  • Son Yazılar

  • Tavsiye Siteler

    Tag Cloud

  • e kitap Kitap Özetleri 23 Nisan
    tracker
    eXTReMe Tracker