Kitap özetleri, e kitap, e okul
buraya slogan gelecek
Anasayfa  Anasayfa  |  Sayfa 1  |  Sayfa 2

Kilit Kitap Özeti

04/05/08

Arkadaşlar bu özeti kendi ellerimle yazdım.Nette hiç biryerde yok.Ablam bu kitaplardan çok çekti :D ben de siz çekmeyin diye sizlerle paylaşayım dedim.Kaynak gösterilmeden veya izinsiz başka sitelerde yayınlanması yasaktır.Emeğe Saygı…

KİTABIN ADI : Kilit
KİTABIN YAZARI: Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU

Alparslan sarı hocasıyla dersteydi. Alparslan’ın at hocası Sav Tegin ona bir kilit
vermişti. Alparslan açtı uğraşamadı. Dersin bitimine yakın sav Tegin gelmişti. O uğraştı açamadı. Yağladı kilit yarı açılmışken kilidin boş olduğunu söyleyip attı. Bu kilidi karahanlı’
üzerine yaptığı akınlar sırasında almıştı. Üzerindeki haç işareti Bizans yapımı olduğunu
gösteriyordu. Sarı hoca “kilidi açmalısın ki onun kilitlendiği yere gidip yurt yapabilesin, her
şeyi denediysen bunu besmeleyle denemelisin” dedi. Besmele ile açıyorlardı ki baskın oldu.
Sarı hoca titriyordu. Alparslan’ı kaptığı gibi atına atlayıp Ceyhun nehrine sürdü. Kaçanların hepsi oradaydı. Geldikleri yere geri dönmek zorunda kalıyorlardı. Sarı hoca Alparslan’ın bu
anı iyi hatırlamasını istiyordu. Çünkü çağrı beyin oğlu Alparslan Selçuklunun Kara Budun’un gözbebeğiydi. Kurtuluşu olacaktı insanlar buz tutmuş Ceyhun’un diğer tarafina geçmeye çalışırken Çağrı ve Tuğrul bey’in atlılarının da kendilerine doğru gelirken gördü. Bu bozgunlar yüzünden sürekli azalıyorlardı. Ne kadar sürecekti bu böyle? Karşıya geçildi. Nemek’e gidiyorlardı. (bozgunu yapan şah melik’in adamlarıydı.)
* * * * *
Aynı yıl Peçenekler tuna nehrinden geçip Bizans’a yürüyordu. Başlarında Duran ve Kegen Beyler vardı. Kegen Bey atlılardan Boğaçı ve oğlu (küçük) Balcar’ı geçtikleri köylerden birinin hanında bulunan Keleş’e gönderdi. Keleş onlara Bizans’ın Sofya valisinin ordusunu topladığını, ertesi sabah Peçenek üzerine baskın yapılacağını söyledi. Valinin kızını imparatorun sarayına yolladığını başlarında da Romanos Diogenes olduğunu söyledi.SİTE:www.kitaplik.org
* * * * *
Sav Tegin kilidi kafasına takmıştı. Daha doğrusu sarı hocanın kilit üzerine dediklerini takmıştı. Bu sırada çocukların ortadan kaybolduğunu fark etti. Etrafa bakındığında çocukların başta Alparslan olmak üzere oyun oynadığını, bu oyunun Kınık boyuna yapılan baskın olduğunu ve bir ispiyoncu ve düzenbazın olduğunu gördü. Say Tegin gördüklerine şaşırmıştı. Çünkü kendide gümüş Tegin’ i birisiyle gizlice konuşurken görmüş ve şüphelenmişti. Sarı hoca say Tegin’ in yanına geldi ve akşam beylerin konuştuğunu onlara kızdığını artık urumelinde yurt edinilmesi gerektiğini söylediğini anlattı. Daha sonra sarı hoca on yıla kalmaz urumeliye geçeceklerini, çağrı ve Tuğrul bey’in güçlenmek için dost topladığını anlattı. Tuğrul ve Çağrı beyleri Bilge Kağan ve Kül Tigin kardeşlere benzetiyordu. Say Tegin’ in ve Alparslan’ın Horozin beyi Harun’a varıp selam(Tuğrul Beyin) götüreceklerini dedi. Say Tegin sinirlemnişti. Çünkü ona göre yapılan baskında yalnız Şah Melik’in parmağı değil Horesin beyinin de parmağı vardı. Ama Sarı hoca Say Tegin birliklerini zamanı gelince söylemesi gerektiğini dedi susturdu. Sabaha karşı bir atlı Güryança giden yola at sürmüştü. Sarı hoca ve Say Tegin’den önce.
* * * * *
Boğaç Balçar’la konuşurken onun babası Kegen beyi övüyor, onun kardeşi olarak Durak beyi kötülüyordu. Peçenek’in dışında olması gereken kişinin Kegen Bey olduğunu söylüyordu. Boğaç’ın diğer arkadaşları Muncuk filan Durak Beyi öldürmeye karar verdikleri Peçenek’in başına kegen beyi geçireceklerini anlattı. Bunun için Kegen Beyden izin istemesini söyledier fakat Boğaç bunu yapamazdı. Oğlu Balçar koştu babasına. Kegen Beyde zaten kendi babası demirciyle konuşuyordu. Demirci ona Peçenek’in başına ikilik getirmemesini bilge kağan ve kül tigin gibi omuz omuza vermelerini, Peçenek halkını ikiliğe düşürmemesini söyledi. Balcar söze girip ya Durak han babasından atik davranıp bir şey yaparsa ne olur? Diye sordu. Fakat dedesi düşüncesini değiştirmedi. Ancak Kegen beyin avlara katılmamasını önerdi.
* * * * *
Sarı hoca , Sav Tegin, Alparslan ve hocanın karısı yola düşmüşlerdi. Gürgenç’e doğru. epey ilerledikten sonra yola yolda tek kolu olmayan Ali adında bir adama denk geldiler. adam başta hırpalanmış saf gibi göründü. Sav Tegin işkillenmişti. Ali onlara katılmayı, oradaki bir hana götürmeyi, hancının kendini tanıdığı aksi bir olduğunu söyledi. Diğerleri hoşnut olmasa da sarı hoca onu yanına aldı. Hana vardılar. Hancı onları çok iyi ağırlamıştı. Gece odalarına koku yayan bir buhurdan da getirmişti. Harezimler kokuyu severmiş. Fakat bu bir oyundu. Buhurdandan yayılan koku Sav Tegin’i, hocayı karısını ve Alparslan’ı bayıltmış, gece başka bir odaya götürülmüşlerdi. Sabah olduğunda Ali’nin gerçek yüzünü de görmüşlerdi. Fakat Sarı hocada bütün Selçuklularda olan akıl vardı. Bir oyun edip Ali’nin adamına küpeli hafıza yazılmış bir mektup verdiler gizlice. Sarı hoca mektubun hafıza gitmeyeceğini biliyordu. Adam başındakilere götürmüş mektubu. Sarı boca bunların rafızi olduğunu anlamış, rafizilerinde küpeli hafızı bildiğinin biliyormuş Ali aldığı bu emirle sarı hocayı ve yanındakileri küpeli hafıza götürdü. İşin aslı şuydu. Küpeli hafız ve sarı hoca yesinin öğrencileriydi. Ve dosttular yesi yetiştirdiği öğrencilerin kimini rumeliye kimini bağdata kimini bizans’a göndermişti. İçten yayılmak Selçukluyu büyütmek için küpeli hafızda bulunduğu yerde baskını öyle bir anlatmış ki harezim beyi Harun, baskını yaptığı için pişmanlık duymuş, kendini kışkırtan Batıni rafızilere de öfkelenmişti. Rahziler küpeli hakkında bir şey yapamıyorlardı. Çünkü küpeli hafız onları harezim beyine karşı koruyordu. Çünkü rafıziler küpeli hafızı da rafizi biliyordu. Küpeli hafız Harezim beyinin Tuğrul ve Çağrı beyle görüşmek istediğini de söyledi. 0 gece Alparslan düşünde kocaman kilit gördü ve binlerce onbinlerce anahtar.
* * * * *
Kegen beyin demirci babası Balduk ölmüştü. Bu ölüm Kegen’i çok sarsmıştı. Sonra babasının ona dediği şu söz aklına gelmişti. “Durak’la uğraşma Bizans’a git” Kegen durmadı. Durak hacı gitti. durak demirci baldukun ölümünü umursamamış adamlarıyla eğleniyordu. Kegen hoca Bizans’a gitmek istediğini dedi. Fakat Durak Peçenekle bizansın anlaştığını Bizans’a dokunulmayacağını dedi. Fakat Kegen oturmak için gideceğini dedi. Durak Han Kegenin gitmek istemesine seviniyordu. Çünkü ondan korkuyordu izin verdi. Kegen hanımını, Baçları hana emanet ettiğini dedi çıktı. Durak beyin sevinci kursağında kaldı. Adamı Tamar kegenin yalan dediğini, bizansla anlaşıp üzerlerine adam salacağını Peçenek’i böleceğini iddia etti. Kegende adamı salıp geri çağırmalarını emretti.
* * * * *
Harezm Beyi Haruma Tuğrul ve çağrı beylerin ceyinin üstünde bir gemide buluşmalarından bu yana 6 yıl olmuştu. Sarı hoca alemi dolaşıyordu. Alparslan ne sarı hocayı ne de Tekin’i görüyordu. Selçuklu durmuyor adamlarıyla dört bir yana saldırıyordu. Alparslan’da büyümüş ersagun, yağmur buldacı gibi yüzden fazla arkadaşı onar onar bölmüş, hazırlanıyordu. Sav Tegin kızı Selcan’ı de Alparslan’a emanet etmişti. Selcan ile Alparslan birbirlerini seviyorlardı. Selçuklu bu sırada gazne ile savaştaydı. Sarı hoca kısa bir süreliğine dönmüştü. Yanında birde müneccim başı vardı. (küpeli hafız) müneccim başı Selçuklunun gazneli üstüne giderse yeneceğini söyledi. Ramazanın 8. Cuma günü(hicretin 43 İ. yılı ) savaşın yapılmasının hayırlı olacağını dedi Ve sarı hoca küpeli hafızla gitti. Giderken de Alparslan’a mesaj bıraktı, ramazanın 8 de dandanakan da bulsun beni diyerek. O gün geldi savaş öğleye doğru kızışmıştı. Gazze sultanı Mesut’u alırlarsa bitecekti. Savaş zorlu geçiyordu. Gazneli bey togdi Selçukluyu püskürtüyordu. Bir ara bir kargaşa oldu gazneli arasında kılıçlarında bez parçası olan atlılar Selçuklulara doğru geliyordu. Bey togdi da arkadan yediği okla yığılmıştı. Alparslan koştu hocasına. Hocası ona kuşağından bir kilit çıkardı verdi. Bu kilit Dandanakan’ da yarım açıldı. Diğer yarısını da nerde açarsan orası Selçukluların dedi. Selçukluyu(oğuzu) denize ulaştırmasını, bulundukları yerde kapalı kutuda kaldıklarını üstüne kilit vurulabileceğini, denize ulaşılırsa Selçukluya kilit vurulamayacağını dedi. San hoca ölmüş Gazneli diye devlet kalmamıştı.
* * * * *
Peçenek Bizans’a sığıntı gibiydi. Kegen Bey Bizans’a gitmiş, Hıristiyan olduğu, Bizanssı kadınlar aldığı haberleri yayılıyordu. Balcar bu duruma çok üzülmüştü. Boğaç Balcar’a onu tuna nehrinin geçidince handa beklediği haberini salmış, bunun üzerine yola düşmüştü. Bizans’a giden Kegen beyde Bizans imparatorluğu tarafından Peçenek hanı kabul edilmişti. Boğaç kegen beyden haber getirmişti. Bizans’la anlaştığını durak hanı yerinden edeceğini anlattı. Kegen bey oğlu Balcar’dan desterde ne kadar adam varsa toplamasını ve içerden destek vermesini istiyordu fakat Balcar destere dönmek yerine Bizans’a doğru yola çıkmıştı.
* * * * *
Selçuklu Merv’e kurulmuştu. Çadırlar yerine evler camiler yapılıyordu. Fakat daha güneye geçen sultan mesutun işi bitmemiş. Bu sırada Çağrı Bey hastalandı. Alparslan’ı çağırıp her şeyin hazır olduğunu gazneli sultan Mesut’un üstüne Alparslan’ın yürüyeceği emrini verdi.
* * * * *
Balcar Bizans’a gitmiş kendini içkiye vermiş. Vasili denen Bizans mı Peçenek mi olduğu pek belli olmayan birinin yanındaydı. Vasili bir gün dayanamadı kendine gelmesini söyledi. Ona Selçukludan bahsetti. Babası kegen beyden bahsetti. Kegen beyin Bizans’ın oyununa geldiğini ve Peçenekler tarafindan öldürüldüğünü anlattı. Bizans’ın Peçenek’i bölmek istediğini söyledi. Balcarla Alparslan’dan bahsetti. 14 ünde sultan mesudu yendiğini anlattı. Babası öldükten sonra amcası Tuğrul beyden sonra başa geçtiğinde Alparslan’ı kimsenin tutamayacağını anlattı. Eçenekten kurduğu orduyla Bizans Selçukluya saldıracakmış. Boğaç Peçenek içine girip Selçukluyla bir olmalarına çalışacak. Vasili bu yüzden bakara saray kilisesine gidip akoleptos denen papazı bulmasını “her kilit açılır mı” demesini söyledi. Akaleptus bu şifreyi duyunca yardım edecekti. Balcar denileni yaptı ve boğaça da ulaştı. Ertesi sabah Peçenek ordusu Bizans’a gelip Selçuklu üzerine yürüyecekti. Bizans türkü türke vurduruyordu. Balcar durmadı. Peçenek’in başındaki Karaman beye durumu anlattı. Karaman bey zaten bu seferi istemiyordu. Bizans’ı şaşırttı geriye döndü. (Bizans Peçenekliye Selçukluyu düşman göstermiş aynı zamanda Bizans Selçukluya peçeneki yok ederse bazı kaleleri vereceğini vaad etmişti.)
3.
Merv’de düğün vardı Alparslan selcenle evlenmiş henüz 35 yaşındayken oğlu melik şahla beraber üç oğluna düğün ediyordu. Alparslan büyük idealini gerçekleştirmeden bu mutluluğu görmek istiyordu. Alparslan düğün sırasında ordu beylerini ve yakınlarını toplamıştı. Alparslan melik şahı varisi ilan ettikten sonra sarı hocanın emaneti kilidi çıkardı. Kilidi Bizans saymaları nasıl paslanan kilidi sağından solundan vurup açarsak Bizans’ı da öyle ele geçirecekleri bu ordu beyleri kendi başına buyruk davranıyor, sultanın sözü dinlenmiyor gibi gözükecekti. Bizans Selçuklu parçalanmıyor zannedecekti. Bizans Selçukluyu tehdit olarak görmeyecek ve tedbir almayacaktı. Bizans halkı da asayişsizlikten korkup kralından umudunu kesince kilit açılacak hale gelecek, anahtarı bekleyecek. Bu düşüncesini dedikten sonra vedalaştı. Ersagun ve Afşin dışındakileri gönderdi. İçlerinden birinin bin yıl sonra hain, diğerinin yiğit diye bilineceğini, hangisinin hain olmak istediğini sordu. Kimse cevap vermeyince çöp çekildi. Ersagun kısa çöpü buldu. Alparslan afşinin gümüş — tekini (ona güvenmiyor) öldürüp ordusunun başına geçeceğini Ersagun’da buna karşı çıkıyormuş gibi afşına saldırıp yenilmiş gibi gözüküp Bizans’a sığınacağını bu sırada da Bizans’ı içten eritip Bizans lı için çalışır görünüğ Selçukluya yardım edeceğini söyledi. Küpeli hafızın adamları Bizans’tayken ersaguna yardım edecekti.
* * * * *
Alparslan’ın oyunu güzel işliyordu. Öyle ki balcar bile Selçuklunun birbirine düştüğünü sanmıştı. Aleksos papaza gittiğinde ersagunla bile tanışmıştı. Afşin beye haber götürende oydu artık. Bizans allak bullak Bizans halkı korkuluydu. Büyük vuruşun zamanı gelmişti. Balcar Alparslan ile vuruşmanın heyecanı içindeydi.
* * * * *
Alparslan ahlat’a gelmişti. Bizans ordusuyla harekete geçmiş fakat sanduk bey Bizans öncü kuvvetlerini dağıtmış. Haçlarını almıştı. Bizans daha büyük bir orduyla gelecekti. Alparslan bütün kader arkadaşlarıyla 6 yıllık bir aradan sonra buluşmuştu. Malazgirt’te tarih yazmaya hazırlanıyordu. Dandanakandan sonra yarı açılan kilit şimdi tam açılmaya hazırlanıyordu. Anahtar kilide takılmıştı. Tek bir adım kalmıştı.SİTE:www.kitaplik.org

Yazıya yapılan yorumlar


// Düşünceleriniz bizim için önemlidir





Telif Hakkı © 2008 Kitap özetleri, e kitap, e okul  |  WordPress ve Serinlik teması ile oluşturulmuştur.