‘Aşk Şiirleri’ olarak etiketlenmiş yazılar

ÖYLE Bİ…

Pazar, 21 Ekim 2007

Can Yücel
(1926 – )

ÖYLE Bİ…

Temiz gömleğimi giydim talimden sonra
Ayaklarını yıkıyor çeşme başında erler
İşte sen öyle bir serindin
Tuzladan kaptılarla inerken şehre
ne güzel şey sivil denmesi çıplağa
Ve gün-açık penceresinden meşelerin
Yamacın kuytusuna sokulmuş mavi
Ufacık bi parça deniz gibiydin

Şipka biberleriyle konmuş okulun camlarına
Arnavut Köyünün o muhacir güneşi
İşte sen öyle bi cumartesiydin
Sahanlıkta saçlarını tarıyor kızlar
Raylar ondan böyle kıvılcımlanıyor
Köşeleri dönerken, önlükleri altından (daha fazla…)

DESEM Kİ

Pazar, 21 Ekim 2007

Cahit Sıtkı Tarancı
(1910-13 Ekim 1956)

DESEM Kİ…

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lâzım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki… (daha fazla…)

Madame Bovary

Çarşamba, 05 Eylül 2007

Madame Bovary
Gustave Flaubert


Gustave Flaubert
TÜRKİYE İŞ BANKASI YAYINLARI

Gustave Flaubert (1821-1880); 1857’de yayımlanan ve kamuoyunda hayat-edebiyat ekseninde ciddi tartışmalar yaratan ilk romanı Madame Bovary’den insanın bilmeyle olan derin mücadelesine odaklanan ancak tamamlayamadığı son romanı Bouvard ile Pécuchet’ye her romanında farklı yollar deneyen
19. yüzyılın en yenilikçi klasiklerinden biridir.
1856’nın son aylarında tefrika edilen
Madame Bovary ise, yayımlanışının 150. yılı arifesinde, Hasan Âli Yücel Klasikler dizisinde çeviri edebiyatımızın iki önemli ustasının çevirisiyle yeniden yayımlanıyor.

Faust

Pazartesi, 03 Eylül 2007

Faust


Johann Wolfgang Goethe
Yıldız Özkan
KARE YAYINLARI

28 Ağustos 1749′da öğle vakti saat on ikiyi çalarken ben, Main kıyısındaki Frankfurt’ta dünyaya geldim der Alman edebiyatının ve klasizmin en büyük yazarlarından olan Geothe.
Geothe’nin büyükbabasının babası demirci, büyükbabası önce terzi, sonra otelcidir. Babası Johan Gaspar ise bir hukukçuydu ve İmparatorluk Danışmanı ünvanını taşıyordu. Babası evlendiğinde otuz sekiz yaşında annesi Catherine Elisabeth Textor ise onyedi yaşındaydı. Aralarındaki yaş farkı aile içinde devamlı sorun olmuştur. Geothe ailesinin yedi çocuğu olmasına rağmen sadece Geothe ve ondan bir yaş küçük kızkardeşi Comelie hayatta kalmış, diğerleri küçük yaşlarda ölmüşlerdir.

Beklenen Kıyamet

Cuma, 17 Ağustos 2007

Beklenen Kıyamet
Ömer Çelakıl


Ömer Çelakıl
DÜŞ YAYINCILIK DAĞITIM

Kuran-ı Kerim’deki Kamer (Ay) suresinin 1. ayeti olan “Kıyamet saati yaklaştı…” ayetinden itibaren Kuran’ın en sonuna kadar 1389 ayet vardır. Hicri 1389 yılı ise Miladi 1969 yılına denk gelmektedir ki bu da astronotların Ay’a çıkış tarihidir. Dolayısıyla Ay ismini taşıyan tek sure olan Kamer suresi sadece bir mucize sergilemekle kalmıyor aynı zamanda 2000′li yılların önemine dair önemli ve tarihsel bir ipucu sunuyor. (daha fazla…)

KAYIP SEVDA

Perşembe, 16 Ağustos 2007

Cahit Külebi
(1917 – )

KAYIP SEVDA

Bir yandan türkü söyler
Bir yandan yürür ağlayarak,
Sevdası rüzgâr gibi iter
Dere boyunca yalınayak.

Nilüferler gibi solgun Ophelia !
Yanaklarına yapışır saçları.
Açılır etekleri suyun yüzünde,
Seyrederdi söğüt ağaçları. (daha fazla…)

Şah Veliyyullah Dinlevi’nin Kelami Görüşleri

Perşembe, 16 Ağustos 2007

Şah Veliyyullah Dinlevi’nin Kelami Görüşleri
Dr. Mehmet İlhan


Dr. Mehmet İlhan
ARAŞTIRMA YAYINLARI

Şah Veliyyullah ed-Dihlevi, hicri XII. (miladi XVIII.) asırda Hint alt-kıtasında yetişen önemli bir İslam mütefekkiridir. Çeşitli sahalarda eserler veren müellif, gerek gelenekçi gerekse modernist akımlar üzerinde önemli etkilere sahiptir. Fikirleriyle hem kendi çağında hem de daha sonraki devirlerde, özelde Hint Müslümanlarının, genelde ise İslam dünyasının düşünce hayatında önemli izler bırakmıştır. (daha fazla…)

ŞAYET AŞK

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

ŞAYET AŞK

Şayet aşkın tohumu
Düşmüşse gönlüne
Suyunu esirgeme
Aşkın hakkını yeme
Pişman olursun ömrünce.

Sana gölge verecek dallar
Fışkırır ancak gençlikten
Büyüt bu fidanı ey genç
Hazır yeşermişken!
(daha fazla…)

GİZLİ SEVDA

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün yolda rasladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan,
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan.
(daha fazla…)

SİTEM

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

SİTEM

Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim.
Yâr yâr!.. Seni kara saplı bir bıçak gibi
sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yâr yâr
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var.

ÇAKIL

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

ÇAKIL

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar

Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeye başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür (daha fazla…)

KARADUT

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

KARADUT

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem (daha fazla…)

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım
(daha fazla…)

MARİA MİSSAKİAN

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

MARİA MİSSAKİAN

yüksekkaldırım’da bir akşam
maria missakian’ı düşündüm
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardım
kasım’da bir çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasam

döküp saçıp boşaltsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam (daha fazla…)

PİA

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

PİA

ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia’yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim
(daha fazla…)