‘cem’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

ATAÇAĞ

Cumartesi, 07 Nisan 2007

KİTABIN ADI : ATAÇAĞ
YAZAR ADI : Cem KAPYALI
YAYINEVİ : ADA KİTABEVİ
BASIM TARİHİ : 1996

1. KİTABIN KONUSU:

Kitapta, birçok sorunlarla karşılaştığımız günümüz Türkiyesi ile Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde ve Cumhuriyet’in başlarında canla başla mücadele etmiş olan genç Türkiye arasında bir karşılaştırma yapılmaktadır.

2. KİTABIN ÖZETİ:

Ataçağ, Can Kapyalı’nın 1905 ile 1938 yılları arasına koymuş olduğu addır. Gerçekten de bu dönem, Anadolu’nun bağrında doğan yeni bir çağdır. Artık “Hasta Adam� olarak kabul edilen; Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine yepyeni, çağdaş bir cumhuriyet kurulmuştur.

Cem Kapyalı, bu kitapta olaylara farklı bir gözle bakıyor. Özellikle günümüz insanının dünyaya bakış açısı ile KurtuluÅŸ Savaşı’nı destanlaÅŸtıran genç kuÅŸak arasında bir deÄŸerlendirme yapıyor. (daha fazla…)

Dedelik Nedir?

Cumartesi, 17 Mart 2007

Alevilikte dinsel hiyerarÅŸinin başında dede vardır. Dedelik dinsel yapının direÄŸidir. Anadolu’da yaklaşık 800 yıldır demir asa, demir çarık ile köy, köy dolaÅŸanlar Horasan Erenleri olan bu gönül derviÅŸleridir. Anadolu’da dinsel örgütlenme esas olarak iki koldan yürüyor. Bunlardan birincisi; Hacı BektaÅŸ Veli Dergahı’na baÄŸlı ocaktan oluÅŸan Çelebiler ve Babalar. Bunlar, Hacı BektaÅŸ Veli Dergahı’na baÄŸlıdır. Anadolu ve Anadolu dışındaki, kendisini BektaÅŸi geleneÄŸinde ifade eden dergahlar ve kollar ya Çelebilere veya Babagân koluna baÄŸlı olarak “yolu erkânı” yürütürler. Bugün Çelebiler geleneÄŸini HacıbektaÅŸ kasabasında oturan Ulusoy ailesinin en büyüğü sürdürüyor. Özellikle Orta Anadolu’da yaygın bir kitle bu geleneÄŸe baÄŸlı olarak Alevi Yolu’nu sürdürüyor. Hacı BektaÅŸ Veli Dergahı dışındaki Anadolu ve Balkanlar’daki Alevilerin dini örgütlenme biçimleri “Dede Ocakları” tarzındaki oluÅŸumlardır. Dede ocakları, geleneksel olarak soy aÄŸaçlarını; İmam Musa-i Kâzım, Zeynel Abidin ve İmam Cafer Sadıkyolu ile Hz. Ali’ye yani Ehlibeyt’e (daha fazla…)

Cem Töreni

Cumartesi, 17 Mart 2007

Aleviler ibadetlerine CEM adı verirler. CEM; toplanmak, bir araya gelmek, topluca davranmak anlamlarına gelir. Ayrıca; “Cem ayini” veya “Ayini Cem” adı da verilir. Aleviler, Anadolu’da Osmanlı döneminde, Osmanlı ÅŸeriatla yönetilen Sünni bir din devleti olduÄŸu için ibadetlerini yüzyıllarca saklı, gizli yapmışlardır. Bu nedenle cami veya kilise gibi geliÅŸtirilmiÅŸ bir dinsel, mekan mimarisi, Cemevi mimarisi v.s. oluÅŸmamıştır. Aleviler yüzyıllarca ibadetleri olan cemleri köyün veya yerleÅŸmenin en büyük evinde yapmışlardır. Evlerin dışında ibadetlerini, açık bulundukları sürece tekke ve dergahlar ile son yıllarda yapılan CEMEVLERİNDE yapmaya çalışmışlardır. (daha fazla…)

Ruh ve Genetik – 1

Pazar, 11 Mart 2007

Yaklaşık on yıl kadar önceydi ilk bilgisayarla ilgilenmeye başlayalı. O dönemde her ne kadar okuduğum bölüm mühendislik de olsa, bilgisayar henüz yeni yeni girmeye başlamıştı hayatıma. Zaten bugünkü gibi İnternet kavramı da emekleme aşamasındaydı. Kısa sürede temel bilgisayar bilgisini edindikten sonra programcılıkla ilgilenmeye karar vermiştim ve başladım C++ diliyle ilgili bir kitap okumaya. Bir süre sonra artık bir projeye başlayabileceğime inandım, oysa henüz tek bir satır kod bile yazmamıştım (bunun aslında ne kadar büyük bir aşama olduğunu daha sonra anlayacaktım).
(daha fazla…)

Abdi İpekçi (1929 – 1979)

Cumartesi, 10 Mart 2007
–>

1929 senesinde İstanbul’da doÄŸdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeÅŸitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı iÅŸleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan’ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı iÅŸleri müdürlüğünü yaptı.

Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü.