‘deniz gezmis’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kod Adı: 68

Pazar, 11 Mayıs 2008

kod adı:68
Hulki Cevizoğlu
CEVİZ KABUĞU YAYINLARI

- Darbe yapsın diye askerleri kışkırtan gazetecilerin itirafları…

- İhtilal ortamı yaratmak için gençleri kim örgütledi?..

- MİT’teki “Balon Dosyası” neydi?.. 12 Mart Cuntasının telefonları bile dinlendi mi?.. (daha fazla…)

Gülünün Solduğu Akşam

Pazartesi, 13 Ağustos 2007

Erdal Öz

GÜLÜNÜN

SOLDUĞU

AKŞAM

Erdal Öz, 26.3.1935 yılında doğdu. Devlet memuru olan babasıyla
birlikte Türkiye’nin değişik yerlerini dolaştı. Ortaokulu Antalya’da,
liseyi Tokat’ta bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde
başladığı hukuk eğitimini Ankara Hukuk Fakültesinde tamamladı.
İstanbul’da üniversite çevresindeki arkadaşlarıyla birlikte a dergisi’ni
çıkardı. İlk öykü kitabı Yorgunlar’ı (1960),’a dergisi yayınları’ arasında
yayınladı. Sonra ilk romanı Odalarda (1960) ‘Varlık Yayınları’ (daha fazla…)

Darağacında Üç Fidan

Pazartesi, 23 Temmuz 2007

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram

Nihat Behram
EVEREST YAYINLARI

1968′ler, Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, “Gerçekçi ol, imkânsızı iste,” diye haykırdığı günlerdi…
Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye’de yükseklere taşıdılar. ABD’ye, NATO’ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.
Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz’i, Yusuf’u, Hüseyin’i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, “Asalım, asalım!” çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar…
İşte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler’in asılmadan önceki son sözlerinin ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir…
Bugün koyu bir karanlığın ve ahlâksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hâlâ bir umut ışığı, darağaçlarında “solmayan” üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz…