‘Edebiyat Ödevleri’ olarak etiketlenmiş yazılar

Divanü lugat-it Türk

Pazar, 25 Kasım 2007
Dosya adı: Divanü lugat-it Türk
Dosya tipi: .rar
Dosya boyutu: 85.95 KB

BİR MERSİYE

Salı, 23 Ekim 2007

BİR MERSİYE

(Henüz, on dokuz, yirmi yaşlarında iken

bu cihân-ı zulmete vedâ ederek,

âlem-i nûr’â-nûr-ı dîdâra yükselen

yâr-i cânım Hilmi hakkında)

Nihâyet oldu nazardan nihân o nûr-i mübîn,

Peyinde kaldı ufuklarda bir hayâl-i defin!

Zevâl, o emr-i tabiî kemâle derpeydir:

Fezâda yükselen encüm olur ufûle karîn;

Fakat bu necm-i emel sanki berk-ı hâtif idi,

Ki birden etti gurûbuyle ufku leyl-âkîn.

Tenezzül etmedi nâsûta, döndü lâhûta;

Kemîne pâye-i iclâli oldu illiyyîn.

Hayâli yâd-ı hazînimde, rûhu bâlâ-gerd,

Vücûdu bister-i makberde iğtirâb-güzîn…

Tehallül eyledi gûyâ o nûr-i yekpâre,

Nigâh-ı bârika-bîn oldu bir de hârika -bîn!

Bir âsümân-ı celâlin muhîti, oldukça,

Nazarda arş ile yeksân olursa çok mu zemîn?

Kitâbe, seng-i mezârında hep kitâb-ı ledün; (daha fazla…)

Dolap

Çarşamba, 10 Ekim 2007

Dolap

Dolap niçin inilersin
Derdim vardir inilerim
Ben Mevlâya âsik oldum
Anin için inilerim.

Benim adim dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemis Çalap
Derdim vardir inilerim.

Beni bir dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolap’a lâyık gördüler
Derdim vardır inilerim. (daha fazla…)

Bir Ben Vardır Bende

Çarşamba, 10 Ekim 2007

Bir Ben Vardır Bende
Severim ben seni candan içeri
Yolum vardır bu erkândan içeri.

Beni bende demen bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri.

Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeri.

O bir dilberdürür yoktur nisâni
Nisan olur mu nisandan içeri. (daha fazla…)

Hak Cihana Doludur

Salı, 09 Ekim 2007

Hak Cihana Doludur

Hak cihana doludur
Kimseler Hakk’ı bilmez
Onu sen senden iste
Ol senden ayrı olmaz

Dünyaya inanırsın
Rızka benimdir dersin
Niçin yalan soylersin
Çün sen dedigin olmaz

Ahret yavlak ırakdır
Doğruluk key yarakdır
Ayrılık sarp firakdır
Hiç giden geri gelmez

Dünyaya gelen göçer
Bir bir şerbetin içer
Bu bir köprüdür geçer
Cahiller onu bilmez

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz

Yunus sözün anlarsan
Mânâsını dinlersen
Sana iy(i) dirlik gerek
Bur da kimsen kalmaz.

Yunus Emre

İlim İlim Bilmektir

Salı, 09 Ekim 2007

İlim İlim Bilmektir

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmez isen
Ya nice okumaktır

Okumaktan mânâ ne
Kişi Hakk’ı bilmektir
Çün okudun bilmez isen
Ha bir kuru emektir

Okudum bildim deme
Çok tâat kıldım deme
Eri Hak bilmez isen
Abes yere yelmektir

Dört kitabın manası
Bellidir bir elifde
Sen elifi bilmez isen
Bu nice okumaktır

Yunus Emre der hoca
Gerekse var bin hacca
Hepisinden eyice
Bir gönüle girmektir

Yunus Emre

Gönül Bahçemden Fenerbahçeme

Perşembe, 09 Ağustos 2007

Gönül Bahçemden Fenerbahçeme


İsmet Zeren
TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM YAYINLARI

Silahlı kuvvetlerimizin Türk ulusuna yaptığı hizmetleri unutmak mümkün değil. Güvenebileceğimiz en büyük kuruluşlardan biridir. Türkiye hep arkasında silahlı kuvvetlerimizin nefesini duyar. Bu ona mutluluk verir. Zaten silahlı kuvvetlerimizin görevi nedir? Anayasamızı korumak, ulusumuzu düşmanlara karşı en iyi şekilde müdafaa etmektir. Hatta canlarını verircesine. Pek gerilere gitmeye gerek yok. Kırk bine yakın askerimiz, subayımız Güneydoğu Anadolu’da PKK kurşunlarına hedef olmuştur ve vatan uğruna şehit olmuşlardır. Hepsini minnet duygularıyla anmamak mümkün değildir. Bir kere daha evlatlarını kaybetmiş ailelere başları sağolsun demek en büyük görevimizdir. Bunlar sadece ülkemizdene yazık ki sadece (daha fazla…)

AKP’nin Çankayası

Perşembe, 09 Ağustos 2007

Habil Tigin Tecimen
KARAKUTU YAYINLARI

AKP’nin Çankayası


Çankaya…
Kimine göre fethedilecek, kimine göre ise savunulacak son kale…
Temsili bir makam olmasına rağmen özellikle yarım yüzyıldır Türk siyasi hayatına şekil veren hareketlerin düğüm noktası… Darbeler, muhtıralar ve demokratikleşme yolunda kaybedilen yılların tetikleyicisi: Cumhurbaşkanlığı seçimleri…
Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve bu süreçte taraf olanların tutumlarını belirleyen faktörler ve kullandıkları yöntemler nelerdir?
Cumhurbaşkanlığı makamı politikacılar, askerler ve bürokratlar için neden bu kadar önemlidir? (daha fazla…)

Kardelen

Perşembe, 09 Ağustos 2007

Kardelen
İbrahim Yılmaz


İbrahim Yılmaz
KARAKUTU YAYINLARI

Gurbet, yutkundukça boğazımda hissettiğim demir bir yumruk olur, gün batımının İstanbul’unda. Kentle birlikte yorulan martıların, geceyi geçirmek için bir yuva aradıkları saatlerde, tarihi yarımada gurbet kokar buram buram..

Şehrin homurtusu azaldığında, yorgun ayaklarını mavi sulara uzatan güneşle birlikte hatıralar canlanıverir bir bir..

Gurbetle sılayı birbirine karıştırdığım hüzünlü akşamlarda; güzel karım, oğlum, kızım, torunlarım sığır derisinden çarıklarıyla (daha fazla…)

Semiyotik Fanatizm ve Tolerans

Perşembe, 09 Ağustos 2007

Semiyotik Fanatizm ve Tolerans
Hüseyin Batuhan


Hüseyin Batuhan
NOBEL YAYIN DAĞITIM

Ödün vermeyen bir insan olarak Hüseyin Batuhan
Batıda Tolerans fikrinin gelişmesi ilk ve orta çağlar
Semiyotik aydınlanma ve Tolerans üzerine yazılar
Tolerans konusunu incelemeye yönelik hazırlık çalışmaları

Tarihten Yansımalar (5 Kitap)

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

Tarihten Yansımalar (5 Kitap)
Abid Yaşaroğlu


Abid Yaşaroğlu
PINAR YAYINLARI

Dostlarımız Düşmanlarımızın Yanında
Hayali Cihan Değer
Sonradan Konuşan Abid
Bala Yapışıp Kalan Sinek
Hiç Yumurtlamadım
Yamyam Medeniyeti
Afetler
Büyüyü Bozan Cesaret
Nedim’in mi Osmanzâde’nin mi İstanbul’u?
İmaj Her Şeydir, Gerçeklerse Hiçbir Şey!
Kayalıkların Yağı
Uyku Tazminatı
İnsan ile Aslan
Tedbirli Olanı Allah Sever
Şaşının İnadı

Eski Yara

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

Eski Yara
Hüseyin Altuntaş


Hüseyin Altuntaş
PINAR YAYINLARI

Yeşim, kendisini bu ruhaniyete yönelten iç ve dış şartları titiz bir iç gözlemle değerlendiriyor, kötülüğe bulaşarak mutlu olmaktansa, iyilikle sarmaş dolaş olup mutsuz kalmayı tercih ediyordu. Iç huzurunu mutluluktan bile daha derin bir değer olarak görüyordu. Kötü olunarak elde edilebilecek bir mutluluğu, mutsuz kalınarak da ulaşabilecek bir iç huzuruna asla tercih edemiyordu. Bütün bunlardan dolayı, mutsuzluğu pahasına da olsa, kendisine iç huzuru verecek yeni yönelimler arıyor, onları doğru saptama konusunda hiçbir şeyden kaçınmıyordu. (daha fazla…)

Eyfelde Karnaval

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

Eyfelde Karnaval
Mehmet Akif Ak


Mehmet Akif Ak
PINAR YAYINLARI

Yüzümüzü döndürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde, güneşin battığı ufuklara. Sırtımız doğudan yana. Fevc fevc Eyfel’e yönelmişiz. Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel’e! Koşmuş, koşmuşuz. Ama yakalayamamışız o ışıkları. Güneş kızgın bir kor gibi. Atlas Okyanusu’nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel’in karanlıklarında açmışız gözlerimizi. Göz gözü görmez dehlizlerde, Eyfel şeytanlarının madenî uğultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş. Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete’nin Balo’suna gitmişiz, Eyfel’deki karnavala. (daha fazla…)

Set 5 / 25. Yıl Özel Kampanyası / (1+2 Kitap)

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

Set 5 / 25. Yıl Özel Kampanyası / (1+2 Kitap)


CAN YAYINLARI

El Greco’ya Mektup
Düğün ve Bir Alman Dosta Mektuplar
Bir Pınar Gibi

Set 8 / 25. Yıl Özel Kampanyası / (1+2 Kitap)

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

CAN YAYINLARI

Mutfak Tanrısı
Ev Erkeği
Anima Mundi