‘En Çok Okunan Kitap’ olarak etiketlenmiş yazılar

Spinoza Üzerine Onbir Ders

Pazar, 24 Şubat 2008

spinoza üzerine onbir ders
Gilles Deleuze
KABALCI YAYINLARI

Çağdaş Fransız filozoflarından Gilles Deleuze’ün 1972 ile 1986 arasında özellikle Vincennes’de verdiği derslerin bant çözümleri, o dönemde dersleri takip eden müzisyen Richard Pinhas ve arkadaşları tarafından 1996 yazından itibaren gerçekleştirildi …
Deleuze gibi bir düşünürün hem kendi felsefesini hem de Spinoza, Kant, Leibniz, Bergson gibi filozofların felsefelerini anlatırken ve açıklarken gösterdiği büyük zarafet ve sadelik, bu metinleri yayınlamak doğrultusundaki fikrimizi pekiştiriyor.

Aşk Coğrafyasında Konuşmalar

Pazar, 27 Ocak 2008



Nihat Genç
DESTEK YAYINLARI

Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi hikâyelerimiz var. Bugün bile yüzlerce türkümüz, bu hikâyelerden alınmadır. Bu aşıklar, çok acı çekerler ama buluşamazlar. Hikâyenin sonu ise çok enteresandır. Aslı, gerdeğe girmek için düğmelerini çözerken elbisesi alev alır, yanar. Kerem de yanar. Aşkla yanarlar ve yine buluşamazlar. Fakat hikâye burada da bitmez. Kerem ile Aslı’nın külleri kalır ve küller birbirine karışır…

İşte Anadolu toprakları: Kayseri, Erzurum, Bursa, İskenderun Kerem ile Aslı’nın külü. Bu topraklarda anneannelerimiz, dedelerimiz, birbirinin küllerine karıştı. Biz burada insanlığın külüne karıştık. En çok ziyaret edilen, tarihin en çok mezar adları taşıyan, sandukaların, kral mezarlarının, evliya türbelerinin en çok olduğu topraklardayız. Bu topraklar, Kerem ile Aslı’nın külüdür ve bu kül, bizi ilahi tutkallarla bağladı.

Şimdi bize etnik ayrımcılık dayatıyorlar. Ama hiçbirimizin annesi, babamıza aşık olurken, ‘bu, inşallah Çerkez’dir, Boşnak’tır’ demedi. Ancak hepimizin annesi ve babası, bir düğünde karşılaştıkları zaman, ‘seni yaratan ne güzel yaratmış, ben sana kurban olayım’ demiştir. Biz, Allah’ın yarattığı her insana evlenirken kurban olduk, çoluk çocuk kurban olduk. Bu topraklara da kurban olduk. Biz, şehirlerimizi böyle kurduk. Birliğimizin temelinde, bu aşk felsefesi, bu evliyalar ve bizi kardeş yapan bu türküler, bu halaylar, bu kemençeler yatıyor…

Mesnevi Şerhi (2 Cilt) Ciltli

Çarşamba, 26 Aralık 2007


Abidin Paşa
İZ YAYINCILIK

Bu Mesnevî kitabıdır. Bu kitap gerçeğe ulaşmanın ve bilgiyle bütünleşmenin sırlarını keşfetmenin yoludur.
Bu kitap dinin usûlünün usûlünün usûlüdür.
Bu kitap Allahu Teala’nın fıkhı, parlayan hücceti ve burhanıdır. Nuru; içinde çerağ olan kandil gibidir.
Bu kitap içinde çeşit çeşit dallar, su gözeleri olan cennetler cennetidir.
Bu kitap Mısır’daki Nil nehri gibi sabırlı olanlar için şarap, Firavun soyu ile kafirler için hasrettir. (daha fazla…)

İbn Arabi’de Ma’rifetin İfadesi

Pazartesi, 10 Eylül 2007

İbn Arabi’de Ma’rifetin İfadesi


M. Mustafa Çakmaklıoğlu
İNSAN YAYINLARI

Sufiler, yaşadıkları manevi tecrübeyi ya da bu tecrübenin bilgisel içeriğini doğrudan kelimelere dökmenin zorluğunu çeşitli vesilelerle vurgulamışlardır. Zira dil, bütün beşeri tecrübeyi kuşatıp kendine özgü kalıplara dökmede yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla, tecrübenin sınırları dilin sınırlarını aşmaktadır. Sufiler, zevkten tecrübe edip hissettikleriyle ifade ettikleri arasında derin farklılığın olduğunu billmekle, bir iletişim aracı olarak dili kullanma arasıdaki gerilim ve çelişkiyi sürekli yaşarlar. (daha fazla…)

Seni Unutmaya Gücüm Yetmedi

Cuma, 07 Eylül 2007

Seni Unutmaya Gücüm Yetmedi
Ahmet Günbay Yıldız


Ahmet Günbay Yıldız
TİMAŞ YAYINLARI

Gençliğinin en dalgalı günlerini yaşıyordu Ercan. Nakış Baba’nın kapısını çalmıştı yine. O’na kimselere açamadığı sırrını verdiği gün, başka bir sırra, Nakış Baba’nın efsunlu sırrına ortak olmuştu. Gerçek aşk nedir? diye sorduğunda Ercan, Aradığın sorunun cevabı burada der gibi elindeki günlüğü onu uzatmıştı Nakış Baba..
İlayda, Bahar Hemşire ve Sultan..Hepsi birer aşkın öznesiydi ama Fuat’ı Nakış Baba yapan ve onun ince ince işlediği gönül tahtına oturan gerçek sultan kimdi?

Ahmet Günbay Yıldız’ın Seni Unutmaya Gücüm Yetmedi adlı son romanında, ümidi hiç yitirilmeden satır satır yaşanmış bir aşk hikayesinin beklenmedik seyrini bulacaksınız.

Andy ve Merve

Perşembe, 06 Eylül 2007

Andy ve Merve
Jürgen Todenhöfer


Jürgen Todenhöfer
ERKO YAYINCILIK

Bağdat’ın fakir bir semtinden olan 12 yaşındaki Merve ile 17 yaşındaki Florida’lı öğrenci Andy için 11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan saldırılar, onlardan çok uzakta gelişen bir felâketti. O günün tüm geleceklerini tamamen değiştireceğini tahmin bile edemezlerdi.
Merve, doktor olup ailesini yaşadıkları fakir semtten kurtarmayı hayal ediyordu. Andy’nin de benzer hayalleri vardı. Deniz Kuvvetleri ile bağlantısı neredeyse tesadüfen gelişmişti. Bir sporcu olarak, Deniz Kuvvetleri’nin ilanlarına başvuran tüm adaylara verdiği halter eldivenlerinden bir tane elde etmek istiyordu. Ağır antrenmanların cazibesi ve biraz da para kazanmak istediğinden, derin bir iç huzurla yedek olarak müracaat etti. Irak savaşı başladığında, birliği beklenmedik bir şekilde savaşa çağrılarak en ön saflarda cepheye gönderildi. (daha fazla…)

Hayaller Ülkesi Japonya

Perşembe, 06 Eylül 2007

Hayaller Ülkesi Japonya
Petek Kitamura


Petek Kitamura
ERKO YAYINCILIK

Petek Kitamura, 1976 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirmiş, Hollanda’nın Delft şehrinde IHE’de Hidrolik Mühendisliği üzerine yüksek lisans çalışması yapmıştır. 27 yıl süresince mühendis olarak, yurtiçi ve yurtdışında çalışmalarını sürdürmüştür. Mühendislik görevine son 13 yılında Japonya’da, Electric Power Development Co. Ltd. de araştırma mühendisi olarak devam etmiştir. Japonya’ya ilk gittiği yıllarda Reiki, evrensel yaşam enerjisi ile şifa çalışmaları ilgisini çekmiş, uzun yıllar bu konuda Japonya ve değişik ülkelerde şifacılık eğitimleri görmüştür. Yaşamını Türkiye ve Japonya’da sürdürmekte olup,Türkiye’de olduğu süreler Reiki eğitimleri vermektedir. (daha fazla…)

Don Kişot

Çarşamba, 05 Eylül 2007

Don Kişot
Miguel de Cervantes


Miguel de Cervantes
SAY YAYINLARI

İnsan onu hayatında üç kez okumalıdır.
Kahkahanın kolayca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hakim olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı ihtiyarlıkta..
Jose Ortegay Gasset

Safahat

Çarşamba, 05 Eylül 2007

Safahat
Mehmet Akif Ersoy


Mehmet Akif Ersoy
FİDE YAYINLARI

Milletimizin irfanının, düşünce ve duygularının, sevinç ve acılarının bir mesnevisi, iman ve kahramanlıklarının bir destanı olan, İstiklal Şairimiz M.Akif Ersoy’un Safahat külliyatı M. Ertuğrul Düzdağ tarafından hazırlanmıştır.

İçimizdeki Melek / Michelangelo’nun Sırrı

Perşembe, 16 Ağustos 2007

İçimizdeki Melek / Michelangelo’nun Sırrı
Chris Widener


Chris Widener
OPTİMİST YAYIM DAĞITIM

Koca bir mermer bloğu yontmakla meşgul olan ünlü Rönesans sanatçısı Michelangelo’ya bir delikanlı, niçin bu yorucu işle uğraştığını sorar. Daha sonra en ünlü heykeli David’e dönüşecek olan mermerden başını kaldıran sanatçı bu soruyu şöyle yanıtlar: “Genç adam, bu kayanın içinde bir melek var ve ben onu özgürlüğe kavuşturuyorum.”

İçimizdeki Melek kitabında ünlü konuşmacı ve yazar Chris Widener Michelangelo’nun bu sözünden yola çıkarak hepimizin içindeki gizli potansiyeli keşfetmenin yolunu ortaya koyuyor.

Bu unutulmaz öyküde düş kırıklığına uğramış Amerikalı işadamı Tom Cook yaşamına yeni bir yön verebilmek amacıyla İtalya’ya gider. Son uğrak yeri olan Floransa’da karşılaştığı gizemli bir yaşlı adam ona Michelangelo’nun sanatını ve yaşamını anlatır. Michelangelo’nun sırları ona ve hepimize tutkumuzun peşine düşme gücünü nereden bulacağımızı göstermektedir.

Her insan hem kral, hem savaşçı; değerli ve başarılı bir kişi güzel ve güçlü olmak için gerekli o muazzam kapasiteye sahiptir.

İçimizdeki Melek tutkulu bir yaşam için potansiyelinizi keşfetmenize yardımcı olacak güçlü ve yalın bir öykü!

İster kariyerinizi daha canlı kılmak, ister yeni bir işe girişmek için cesaretinizi toplamak durumda olun, eğer yaşamınızın ve işinizin gerçek anlamına ulaşmak istiyorsanız İçinizdeki Meleği özgürleştirmenin yolunu öğrenmeniz gerekir.

· Güzellik ayrıntılardadır.
· Eliniz aklınızın tasarladığını yaratır.
· Her büyük başarı tek ve çevik bir eylemle başlar.
· Kimse Sistine Şapeliyle başlamaz.

Akıllı bir danışman ile zorluklarla savaşan ama öğrenmeye hevesli bir öğrenci arasındaki özel bir gün boyu süren bir ilişki. Herkesin okuması gereken ve çok yararlanacağı harika bir öykü!

Tarihten Yansımalar (5 Kitap)

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

Tarihten Yansımalar (5 Kitap)
Abid Yaşaroğlu


Abid Yaşaroğlu
PINAR YAYINLARI

Dostlarımız Düşmanlarımızın Yanında
Hayali Cihan Değer
Sonradan Konuşan Abid
Bala Yapışıp Kalan Sinek
Hiç Yumurtlamadım
Yamyam Medeniyeti
Afetler
Büyüyü Bozan Cesaret
Nedim’in mi Osmanzâde’nin mi İstanbul’u?
İmaj Her Şeydir, Gerçeklerse Hiçbir Şey!
Kayalıkların Yağı
Uyku Tazminatı
İnsan ile Aslan
Tedbirli Olanı Allah Sever
Şaşının İnadı

Eski Yara

Çarşamba, 08 Ağustos 2007

Eski Yara
Hüseyin Altuntaş


Hüseyin Altuntaş
PINAR YAYINLARI

Yeşim, kendisini bu ruhaniyete yönelten iç ve dış şartları titiz bir iç gözlemle değerlendiriyor, kötülüğe bulaşarak mutlu olmaktansa, iyilikle sarmaş dolaş olup mutsuz kalmayı tercih ediyordu. Iç huzurunu mutluluktan bile daha derin bir değer olarak görüyordu. Kötü olunarak elde edilebilecek bir mutluluğu, mutsuz kalınarak da ulaşabilecek bir iç huzuruna asla tercih edemiyordu. Bütün bunlardan dolayı, mutsuzluğu pahasına da olsa, kendisine iç huzuru verecek yeni yönelimler arıyor, onları doğru saptama konusunda hiçbir şeyden kaçınmıyordu. (daha fazla…)

Berlin

Salı, 07 Ağustos 2007

Berlin


DOST KİTABEVİ

Berlin Fotoğraflar, illüstrasyonlar ve haritalar
Berlin’de dört güzel gün
Belli başlı turistik yerlerin kat planları ve kesitleri
İlgi çekici yerlerin üç boyutlu çizimleri
Oteller, restoranlar, mağazalar ve eğlence mekânları
Üç yürüyüş rotası

Gri Ruhlar

Salı, 07 Ağustos 2007

Gri Ruhlar
Philippe Claudel


Philippe Claudel
DOĞAN KİTAPÇILIK

En küçük ayrıntıların, en önemsiz gözüken karakterlerin bile keskin bir etki bıraktığı, mücevher gibi bir roman…
Ancak bu lanetli bir mücevher; öyle ki savaşın insanlarda yarattığı tahribat ve toplu ruh hali yüzümüze tokat gibi iniyor.

Afir

Salı, 07 Ağustos 2007

Afir
Kathryn Fox


Kathryn Fox
DOĞAN KİTAPÇILIK

Lübnanlı bir genç kızın aşırı dozda uyuşturucudan öldüğü bir soruşturmayı yürütürken bulduğu kanıtlar bir takım rahatsız edici sonuçlar doğurur. Bu üzücü ve trajik ölüm ile birbirinden bağımsız gibi görünen bazı intihar vakaları arasında ürkütücü benzerlikler vardır.
Anya Crichton, her neşter darbesinde yeni kanıtlara ulaşırken, uğursuz bir entrikanın içine çekildiğini fark eder. Ortaya çıkan rahatsız edici gerçekler onu, belki de bir daha gün ışığını göremeyeceği derin karanlığın içine çekmektedir…