‘kitap_oku’ olarak etiketlenmiş yazılar

Ramazan Rehberi

Salı, 28 Ağustos 2007

Ramazan Rehberi
Said Alpsoy


Said Alpsoy
GELENEK YAYINCILIK

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Ola ki sakınıp korunursunuz”
Bakara, 183

“Sayılı günlerdir. Sizden kim o günlerde hasta veya yolcu olur da oruç tutmazsa, başka günlerde kaza eder. Oruç tutmaya takati yetmeyenlere ise, her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermek gerekir. Kim kendi isteğiyle fazladan hayır yaparsa, bu, kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.”
Bakara, 184 (daha fazla…)

Çile (kod4)

Salı, 28 Ağustos 2007

Çile (kod4)
Necip Fazıl Kısakürek


Necip Fazıl Kısakürek
BÜYÜK DOĞU YAYINLARI

Şairliğim on iki yaşımda başladı.
Bahanesi tuhaftır:
Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim… Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi… Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim:
- Şair olacağım!
Ve oldum.

1925′de “Örümcek Ağı”, 1928′de “Kaldırımlar”, 1932′de “Ben ve Ötesi”, 1953′de “Sonsuzluk Kervanı” ve 1969′da “Şiirlerim” ismiyle yayınlanmış şiir kitaplarının bir çok bakımdan kendini ifadelendiremediğini söyleyen Necip Fazıl Kısakürek’in, 1922′de Yeni Mecmua’da yayınlanmış ilk şiirinden başlayarak bizzat kendisi tarafından süzülen, ayıklanan, düzeltilen ve bir araya getirilen bütün şiirleri…

Ve Poetikası… Bir yanda belli başlı bir sanat anlayışından tüten şiirler, diğer yanda, bu sanat anlayışının tüttürdüğü şiir mefkûresi…

Türk Masalları

Pazartesi, 27 Ağustos 2007

Türk Masalları
Halit Karaoğlu


Halit Karaoğlu
ASSOS YAYINLARI

Yedi Başlı Ejderha

Evvel zamanda bir ülkeyi yöneten bir padişah varmış. Bu padişahın kırk oğlu olup en küçüğü onüç ondört yaşlarındaymış. Bu çocukların işleri, her gün ava gitmek, kuş avlamak, gezinmek eğlenmek gibi şeylermiş.

Günderden birgün padişah, kendi kendine, şu oğullarımı evlendireyim, diye düşünürken onları çağırır, bu düşüncesini kendilerine söyler.

Onlar da:

- Biz evlerinizi, ama kendimiz gibi bir babadan bir anadan olma kızlar isteriz, derler.

Padişah da adamlar gönderip bir anadan olmak kırk kız aratır. Adamlar her yeri gezip ararlar otuz dokuz kız bulur, fakat kırk kızı bulamazlar.

Padişah, oğullarına:

- Ey, çocuklarım, sizin istediğiniz gibi aynı anadan olmak kırk kız bulunamıyor. Biri de başka ana babadan olsun, derse de bunlar razı olmazlar.

Mevlana’dan Öyküler

Pazartesi, 27 Ağustos 2007

Mevlana’dan Öyküler
Sadık Yalsızuçanlar


Sadık Yalsızuçanlar
TİMAŞ YAYINLARI

Mesnevi bir giz bahçesidir. Bu hikmet bahçesinde birbirinden güzel ve hikmetli öyküleri bir arada bulacaksınız. Doğu’dan Batı’ya bütün hikmet aşıklarını meftun eden Mevlana’dan ibretli öyküler. Sadık Yalsızuçanlar bu eşsiz bilgelik kaynağının eserlerinden özenle derlediği öyküleri yine büyük bir zevkle okuyacaksınız.

Ruşen Eşref Ünaydın: “Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kaşifi İstanbul Seyyahı

Pazartesi, 27 Ağustos 2007

Ruşen Eşref Ünaydın: “Diyorlar ki” Muharriri Çeşmeler Kaşifi İstanbul Seyyahı
Nuri Sağlam


Nuri Sağlam
KİTABEVİ

Edebiyatımızın ünlü sanatkâr ve fikir adamlarıyla yaptığı bir dizi mülâkatı, 1918′de Diyorlar ki adıyla kitaplaştıran ve bu münasebetle “Diyorlar ki Muharriri” olarak şöhret bulan Ruşen Eşref, İstanbul ve İstanbul Çeşmeleri üzerine yazdığı eşsiz yazılardan dolayı “Çeşmeler Kâşifi” ve “İstanbul Seyyahı” gibi sıfatlarla da anılmıştır. Mustafa Kemal Paşa’yı şahsî özellikleri ve askerî dehasıyla ilk defa Türk ve dünya kamuoyuna tanıtan yazar, Mütareke döneminden itibaren daima Paşa’nın yanında bulunmuş, Millî Mücadeleye katılmış ve kırk ay süren bu yürüyüşe dair tahassüslerini gözyaşı, kahır ve sabırla demleyerek kaleminin ucundan damla damla akıtmıştır. Fakat Ruşen Eşref’in gözyaşları, “Niçin sen mütemadî bir ayrılıksın hayat!” feryadıyla altmış yedi yıllık ömrünün özellikle annesini, Tevfik Fikret’i ve Atatürk’ü kaybettiği en sarp yamaçlarında daha bir başka çağlamış, zaman içinde nice yedi göllere ve nice yedi veren güllerine hayat vermiştir. Ruşen Eşref’in hayatı ise -mizacı, edebî şahsiyeti ve bütün eserleriyle birlikte- şimdi elinizdeki bu kitaptadır.

Efruz Bey

Pazartesi, 27 Ağustos 2007

Efruz Bey
Ömer Seyfettin


Ömer Seyfettin
KARGO ÖDEYEN KİTAPLAR

Sevgili Efruz!
Hayatından şu birkaç levhayı yazarken ihtimal biraz mübalağacı göründüm. Ne yapayım? Bu benim mizacım..Bunun için kızma. Beni affet! Hem emin ol ki, maksadım ne seni tahkir, ne de maskara etmek..Hakikati görüldüğü gibi. Edebiyat yapmadan yazmak istedim. Muvaffak oldum mu? Bilmiyorum. Fakat okuyunca samimiyetimin derecesini herkesle beraber sen de anlayacaksın. Herkes seni bizzat kendi kadar tanır, Efruzcuğum! Bugün hiç kimse sana yabancı değildir, çünkü sen hepimiz değilsin, değilsen bile hepimizden bir parça’sın..
Ömer Seyfettin.

Tiryaki Sözleri

Pazartesi, 27 Ağustos 2007

Tiryaki Sözleri


Cenab Şahabeddin
N. Ahmet Özalp
BEYAN YAYINLARI

Cenab Şahabeddin, bu türün Türk edebiyatındaki en ünlü temsilcisidir. Özdeyişlerini içeren Tiryaki Sözleri, bu nedenle, özel bir önem taşımaktadır. Cenab Şahabeddin, Tiryaki Sözleri adını verdiği özdeyişlerini Nesr-i Harb-Nesr-i Sulh/Savaş ve Barış Yazıları ile birlikte kitaplaştırır (1918). Yapıt, tümü numaralanmış üç yüz altmış bir özdeyiş içermektedir. Yazar, daha sonra bu alandaki çalışmalarını sürdürmüş olsa bile, ölümüne (1934) değin, bu çalışmalarını, geliştirilmiş yeni bir baskı biçimden veya ikinci bir kitap olarak yayımlamamıştır.

Kalbin Dili

Cuma, 17 Ağustos 2007

Kalbin Dili
Paula M. Reeves


Paula M. Reeves
EGE META YAYINLARI

“Elinizden geldiğince dolu bir yaşam sürmeye yüreğiniz var mı?”
Paula Reeves kitabında okurlarına bu soruyu yöneltiyor. Bu aynı zamanda kitabın sizi sürüklediği mücadelenin güzel bir ifadesidir. Bu kitabı tarafsız bir biçimde okuyamazsınız. Kitabı okurken, onun da sizi okuduğunu fark edeceksiniz.
İncelikli ama bir o kadar da etkili yollardan sizi daha dolu, daha gerçek ve daha yaratıcı bir yaşam sürmeye davet ettiğini göreceksiniz. Bu açıdan Kalbin Dili bir sanat eseridir.

-Dr. Robert D. Romanyshyn

Yeni Yıldızname

Cuma, 17 Ağustos 2007

Yeni Yıldızname
Deniz Obuz


Deniz Obuz
LİTERATÜR YAYINLARI

Hepimiz birtakım verilerle doğduk. Ruhbilim bugün, her insanda doğuştan gelen bir karakter yapısının varlığını kabul etmekle birlikte, bunun nereden kaynaklandığını açık bir şekilde ortaya koyamıyor. Var oluşumuzdaki gizilgücün kaynağını öğrenebilmenin tek yolu astrolojiden geçiyor.

Yeni Yıldızname Latin ve Çin astrolojilerinin bir sentezi. Doğum tarihlerinden yola çıkarak, 144 kişilik tipini tanıtıyor. Doğum tarihinizin ay hanesinden Latin, yıl hanesinden Çin burcunuzu bularak nasıl bir kişiliğe sahip olduğunuzu öğrenebilirsiniz. (daha fazla…)

Beklenen Kıyamet

Cuma, 17 Ağustos 2007

Beklenen Kıyamet
Ömer Çelakıl


Ömer Çelakıl
DÜŞ YAYINCILIK DAĞITIM

Kuran-ı Kerim’deki Kamer (Ay) suresinin 1. ayeti olan “Kıyamet saati yaklaştı…” ayetinden itibaren Kuran’ın en sonuna kadar 1389 ayet vardır. Hicri 1389 yılı ise Miladi 1969 yılına denk gelmektedir ki bu da astronotların Ay’a çıkış tarihidir. Dolayısıyla Ay ismini taşıyan tek sure olan Kamer suresi sadece bir mucize sergilemekle kalmıyor aynı zamanda 2000′li yılların önemine dair önemli ve tarihsel bir ipucu sunuyor. (daha fazla…)

Kabile Geri Döndü

Cuma, 17 Ağustos 2007

Kabile Geri Döndü
Dr. Janet Cunningham


Dr. Janet Cunningham
EGE META YAYINLARI

“Kabile Geri Döndü” Janet Cunnigham ve yirmi beşin üzerinde insanın bir yerli kabilesinde yaşamış oldukları ortak geçmiş yaşamlarının inanılmaz öyküsünü anlatmaktadır. Bu anılar 1986 ile 1992 yılları arasında, geçmiş yaşam regresyonları, kendiliğinden hatırlamalar, bedensel çalışmalar, kanallaşma ve resimler yoluyla ortaya çıkmış ve böylece bir kabilenin üyeleri sonraki yaşamlarında yeniden biraraya geldiklerini fark etmişlerdir. (daha fazla…)

Afgan

Cuma, 17 Ağustos 2007

Afgan
Frederick Forsyth


Frederick Forsyth
ALTIN KİTAPLAR

Dünyayı sarsan 11 Eylül olayları tüm gizli servislerde bir paranoya yaratmıştı. Her an tetikte olmak ve herhangi bir olası operasyo-nun içine sızmak oldukça önemliydi. Tam da bu sırada İngiliz ve Amerikan gizli servisleri El-Kaide’nin büyük bir operasyon yapacağını öğrenirler. Ama yapılacak operasyonun nerede ve ne zaman olacağı hakkında hiçbir bilgi edinememişlerdir. Çünkü El-Kaide’nin içinde haber kaynakları yoktur ve içeriye birini sızdırmak olanaksızdır (daha fazla…)

Yine mi Çiçek?

Cuma, 17 Ağustos 2007

Yine mi Çiçek?
Arif Keskiner


Arif Keskiner
DOĞAN KİTAPÇILIK

Keskiner hayatın imbiğinden damıttığı deneyimlerini, kendine özgü muzipliğiyle okurlarına sunuyor.
Yaşar Kemal, Türkân Şoray, Kadir İnanır, Tanju Gürsu, Sinan Çetin, Kemal Sunal, egemen bostancı ve daha niceleriyle yaşadıklarını anlatırken çok daha belirgin oluyor bu muziplik.
İstanbul’un gece hayatının ”kadrolu” müdavimlerinden Keskiner ”televoleleşmemiş” ilişkilerin de mümkün olduğunu gözler önüne seriyor. Renkli dünyanın sıcaklığıyla örülü bu anılar demetinde birbirinden ilginç lezzetler bulacaksınız.

Nietzsche

Cuma, 17 Ağustos 2007

40 Ayet 40 Hadis
Michael Tanner


Michael Tanner
ALTIN KİTAPLAR

Friedrich Nietzsche (1844-1900)’nin felsefesi, 1889 yılında beklenmedik bir biçimde yitirdiği akli dengesinin henüz yerinde olduğu dönemlerde neredeyse tamamen ihmal edildi. Çünkü, o zaman, Nietzsche düşüncesinin genişliğinin son derece irrasyonelden sağlam analitik yorumlarının hayrete düşürdüğü çeşitli insan topluluğu tarafından benimsenen bir ikon gibi anlaşıldı. Nietzsche her zaman özel, vecizevi biçimde destekleyici, kışkırtıcıdır ve çok cazip bir kolaylıkla içine dalınabilir. (daha fazla…)

40 Ayet 40 Hadis

Cuma, 17 Ağustos 2007

40 Ayet 40 Hadis
Salih Özbey


Salih Özbey
BEKA YAYINLARI

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Allah Teala: Ben, kulumun Bana olan zannının yanındayım, Beni andığında hatırladığında Ben onun yanındayımdır. Beni içerisinde anarsa hatırlarsa Ben de onu içerimde anarım. Eğer Beni bir topluluk içerisinde anarsa hatırlarsa Ben de onu onlardan daha hayırlı bir topluluk içerisinde anarım. Eğer Bana bir karış yaklaşırsa Ben ona bir kol yaklaşırım. Eğer bana bir kol yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Eğer bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak gelirim.
Kudsi Hadis, Buhari, Tevhid Bölümü