‘kitaplık’ olarak etiketlenmiş yazılar

Yöneticilere Tavsiyeler

Çarşamba, 23 Nisan 2008

yöneticilere tavsiyeler
İmam Gazali
İLKE YAYINCILIK

Gazali’nin önemli siyasi çalışmalarından biri olan elinizdeki kitap, Selçuklu Sultanı Melikşah’ın oğlu Sultan Muhammed Tabar’a hitaben yazılmıştır.
Kitap, devrin sultanına seslenir ve ona öğütler verir. Allah’ın sıfatlarını özlü biçimde anlatarak başlayan kitapta, yöneticide bulunması gereken özellikler, devlet yönetiminde nasıl bir yol izlenilmesi gerektiğine dair açıklamalar ele alınarak, tarihten örnekler verilir.

Vahdettin’den Mustafa Kemal’e Unutulan Gerçekler / Küller Altında Yakın Tarih 1

Çarşamba, 09 Ocak 2008



Mustafa Armağan
TİMAŞ YAYINLARI

“Tarihle birlikte düşünmek” için yola çıkan Mustafa Armağan’dan tartışmalara yol açacak kışkırtıcı bir kitap!

-”Vahdettin haindi” iddialarına dur verecek gerçekler..
-Vahdettin-Mustafa Kemal kördüğümünü çözen telgraf!
-Sivas Kongresi zannedilenin tersine mandayı mı savunuyordu?
-Atatürk’ün Nutuk metni henüz hatasız olarak yayınlanmış değildir!
-Atatürk Hatay’ın bağımsızlığına kavuşması için mücadele vermişti. Peki bu bir istisna mıydı?
-Atatürk kadınlara milletvekili seçilme haklarını almaları için askerlik yapma şartını öne sürmüştü!
-1930’ların ortalarına doğru Gazi Mustafa Kemal’in “Atatürk” yapılması, onun yarı yarıya emekliye ayrılması anlamına geliyordu. (daha fazla…)

Bilimsel Araştırma Yöntemleri

Pazar, 06 Ocak 2008


Hamza Al
SAKARYA KİTABEVİ

Bilimsel çalışmalar belirli yöntemlerle yapılır. Akademik dünyanın kendine has dili, üslubu, sınırları ve şekil şartları vardır. Akademik çalışmaların kabul edilmesi ve itibarı çalışmanın akademik kurallara göre yapılmasına bağlıdır. Özellikle yüksek lisans ve doktora tezlerinde akademik kitaplarda ve makalelerde akademik bir dil kullanılması ve belirli şekil şartlarına uyulması gerekmektedir.
Başta araştırma yöntemleri dersi olmak üzere, bitirme ödevi, yüksek lisans ve doktora tezi ile makale ve kitap yazımında öğrencilere ve araştırmacılara yardımcı olma amacı güden bu çalışma, oldukça sade ve görsel olarak hazırlanmıştır.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası Dizini (Cilt 1-56) (1939-2007)

Çarşamba, 02 Ocak 2008


Derya İlem
İŞARET YAYINLARI

Bediüzzaman’dan Hastalık Dersleri

Pazar, 30 Aralık 2007


Can Alpgüvenç
AKIŞ YAYINLARI

Hastalık ve belâ sevilir mi?Bu soruya ´evet´ cevabı vermek ne kadar zor! Fakat Said Nursî (Hz) hastalık ve musibetleri sevdiriyor. Bu kısacık kitapta hastalık ve belâların neden ve nasıl sevileceğini öğreneceksiniz!İnanmıyor musunuz? O halde okuyun!***Bediüzzaman Hazretleri, ´Hastalar Risalesi´ adlı eserinde, hastalıklardan duyulan korku ve üzüntünün sebeplerini anlatırken, bu düşüncenin onun bazen ölüme sebebiyet vermesinden kaynaklandığını ifade eder. Fakat kesin olarak inanmalıdır ki, ecel belirlenmiştir, değişmez. Bediüzzaman (Hz) çok ağır hastaların başında ağlayan sağlıklı kimselerin öldüğünü, buna karşılık o hastanın şifa bulup iyileştiği söylemektedir. Yani öldüren hastalık değil, Cenab-ı Hakkın iradesidir. (daha fazla…)

Body Language

Salı, 27 Kasım 2007
Dosya adı: Body Language
Dosya tipi: .rar
Dosya boyutu: 2.36 MB

En yakın dostum bir kâse

Perşembe, 01 Kasım 2007

Tibor Fischer’in yarattığı anlatıcıya hürmet etmek gerekir. Çünkü yazarın anlatıcısı dört yüz kere kırılma tehlikesi atlatmış ve üç bin kez çalınma teşebbüsüyle karşılaşmış bir kâse

Öyle bir kâse düşünün ki 5 bin yıllık geçmişiyle, bu zaman zarfı içerisinde de türlü devrimlere, açlıklara, savaşlara, katliamlara şahit olmasıyla kısacası ‘görmüş geçirmişliği’yle insanoğluna yaşadıklarıyla ilgili kendi türlerinin dahi yapamadığı sağlam yorumlarda bulunsun. Şimdiye dek beş romanı bulunan ve 1993′te Granta dergisi tarafından ‘En İyi 20 Genç İngiliz Romancısı’ndan biri seçilen Tibor Fischer’in Kâseden Hisse’sinin başkahramanı bu antika kâse. Kahramanı bir nesne olan ve gerçeküstü anlatılarla bezenen roman, dört yüz kere kırılma tehlikesi atlatmış ve üç bin kez çalınma teşebbüsüyle karşılaşmış kâsenin ağzından anlatılıyor. (daha fazla…)

Açlık

Pazar, 23 Eylül 2007



Knut Hamsun
ELİPS KİTAP

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü?
İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak, herkese yararlı olacak niteliktedir.

Geçmişten Günümüze Görele

Perşembe, 13 Eylül 2007

Geçmişten Günümüze Görele


Ali Bilir
KİTABEVİ

Bu kitabı okuduğunuzda, Görele’yi görmüş, Görele’yi yaşamış olacaksınız. Yöre insanının ticaret hayatını, el sanatlarını, çarşılarını, konuşmalarını, gelenek ve göreneklerini, bayramlarını, evlenme ve düğün adetlerini, eğlencelerini ve bütün kutlamalarını, kısaca yaşam tarzını öğreneceksiniz. Görele’nin yaylalarına çıkacak soğuk sularından içecek, derelerinde balık avlayacak, bahçelerinde fındık, kiraz toplayacaksınız. Görele çarşısının dövme köy dondurması, koz helvası, meşhur Görele pidesi yiyeceksiniz. Görele’nin manilerini öğrenecek, türkülerini söyleyeceksiniz. Çok eski zamanlara dayanan tarihini ve yöre halkının verdiği kurtuluş mücadelesini ibretle okuyacaksınız.

Dilber Kethy’nin Bursa ve İstanbul Hatıratı

Perşembe, 13 Eylül 2007

Dilber Kethy’nin Bursa ve İstanbul Hatıratı


A. de Rochebrune
KİTABEVİ

Bu eser doğu ve batı kültürünü çık iyi bilen Fransız yazar Madam Aziza de Rochebrune tarafından Le Calvaire de I’Islam adıyla 1913 yılında Paris’te Fransızca Olarak neşredildi. Aynı eser Türk Gazetecilik tarihinin emektarlarından gazeteci yazar Mahmud Sadık tarafından Türkçe’ ye tercüme edilerek 1916 (1332) yılında İstanbul’da Dilber Keti-Mesaib-i İslam adıyla yeni harflere aktararak bir kez daha yayınlıyoruz. Kethy Brown’nun kahramanı olduğu bu hatıratın birinci kısmı Bursa’da ikinci kısmı ise İstanbul’da geçer. Bununla beraber Balkan Savaşları’nda işgal edilen Edirne ikinci kısımda söz konusu edilen önemli mekanlardan biri olarak karşımıza çıkar. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin üç başkentinin hatıratın geçtiği esas mekanlar olması dikkate değer bir durumdur.

Orucu Yaşayanlar

Çarşamba, 12 Eylül 2007

Orucu Yaşayanlar


Salih Büte
KAYIHAN YAYINLARI

Oruç: İslam’ın ana şartlarından biri. Yani Müslümanlığın, olmazsa olmazlarından.
Oruç: Ergenlik çağına gelmiş, sağlık yönünden bir problemi olmayan, kadın-erkek zengin-fakir her Müslüman’a farz olan bir ibadet.
Oruç: Aşkla ve şevkle tutulduğunda, manevi olarak büyük bir huzur, maddi olarak da bereket kapılarının sonsuza kadar açıldığı ümit kapısı.
Oruç: İnsanların birbirleriyle kaynaşması için önemli bir zaman dilimi.
Oruç: Özellikle Müslümanların kendi aralarındaki kırgınlık ve dargınlıkları bitirebileceği büyük bir fırsat.
Oruç: Fakirin, düşkünün, yetimin, darda kalmışların gözetildiği bir ay.
Oruç: Kur’an’ın indirildiği ve içinde bin aydan daha hayırlı bir geceyi (Kadir gecesi) barındıran bir ayın (Ramazan) diğer adı.
Oruç: Müslümanları gerçek bayrama hazırlayan yegâne sebep.

Bu eser; Hazreti Adem’den (a.s.) Peygamberimize (s.a.v.), Sahabe-i Kiramdan bu güne, ender simaların oruç ile ilgili hikayelerini kapsamaktadır.

Ovaların Kurdu Cengiz Han

Çarşamba, 12 Eylül 2007

Ovaların Kurdu Cengiz Han


Conn İggulden
KORİDOR YAYINCILIK

Babası kurulan bir tuzakta öldürüldüğünde, Kurtlar kabilesi hakanının ikinci oğlu olan Timuçin daha on bir yaşındaydı. Ailesi kabileden atıldı; yiyecek ya da barınakları bile olmadan, Moğol düzlüklerinin zorlu ortamında açlığa ve ölüme terk edildi.

Kısa sürede yetişkinlerin dünyasına giren Timuçin hayata zor bir başlangıç yapmıştı ama doğanın ve insanların oluşturduğu tehditlerle başa çıkmayı öğrenerek hayatta kalmayı başardı. Başka yabancılarla birleşerek kendi kabile kimliğini yarattı. En zor dönemlerinden birinde, savaş halindeki bütün kabileleri birleştirme ve gümüş insanları kendi buyruğu altında toplama hayali zihninde canlandı. Böylece, Çimen Denizi’nin hakanı Cengiz oldu.

Cengiz Han’ı Cengiz Han yapan gerçeği sorgulamak insanlık tarihinde en büyük uğraşlardan biri olmuştur. Cengiz Han ki Moğol düzlüklerinde başıboş gezen bir kabileyi karşı konulmaz bir askeri birlik haline getirerek dünyanın büyük bir bölümünü fethetti ve yüzlerce yıl hüküm sürecek bir imparatorluk kurdu. (daha fazla…)

İbn Arabi’de Ma’rifetin İfadesi

Pazartesi, 10 Eylül 2007

İbn Arabi’de Ma’rifetin İfadesi


M. Mustafa Çakmaklıoğlu
İNSAN YAYINLARI

Sufiler, yaşadıkları manevi tecrübeyi ya da bu tecrübenin bilgisel içeriğini doğrudan kelimelere dökmenin zorluğunu çeşitli vesilelerle vurgulamışlardır. Zira dil, bütün beşeri tecrübeyi kuşatıp kendine özgü kalıplara dökmede yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla, tecrübenin sınırları dilin sınırlarını aşmaktadır. Sufiler, zevkten tecrübe edip hissettikleriyle ifade ettikleri arasında derin farklılığın olduğunu billmekle, bir iletişim aracı olarak dili kullanma arasıdaki gerilim ve çelişkiyi sürekli yaşarlar. (daha fazla…)

KPSS Coğrafya

Pazartesi, 10 Eylül 2007

İbn Arabi’de KPSS Coğrafya


Şehriban Ercan
İKİNCİ SAYFA – ARIKAN YAYINLARI

KPSS
Hakimlik
Müfettişlik
Kaymakamlık
Uzmanlık
Öğretmenlik

Rumeli’yi Neden Kaybettik

Pazartesi, 10 Eylül 2007

Rumeli’yi Neden Kaybettik


Fazlı Necip/ Mahmud Muhtar Paşa
ÖRGÜN YAYINEVİ

Çok geç kalmış olmakla beraber Makedonya’da ülkeyi elden kaçırmamak endişesiyle nihayet ve birazda nefis müdafaası sayılacak şekilde Türk komiteleri de kurulmaya başlamış, gizli cemiyetler doğmuştu. Bütün bunlar Hüseyin Hilmi Paşa’nın zamanında görülmüş ve gittikçe gelişmişti. En son, Meşrutiyet’in ilanından kısa bir zaman önce, saraydan umumi müfettiş Hüseyin Hilmi Paşa’ya: Gizli cemiyet mensuplarının kimler olduğunun meydana çıkarılıp, bunların adlarının bir liste halinde İstanbul’a gönderilmesi emri gelmişti. (daha fazla…)