May
31
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Mayıs 31, 2007 |
->
KİTABIN ADI Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
KİTABIN YAZARI Susanna TAMARO, çev.Eren CENDEY
YAYINEVİ VE ADRESİ Can Yayınları / İSTANBUL
BASIM TARİHİ 1999
KİTABIN YAYIM MAKSADI İnsanların İçlerinden Geldiği Gibi Davranmasını Hatırlatmak
KİTABIN ÖZETİ :
Kitap 80 yaşındaki ihtiyar bir kadının büyütüp yetiştirdiği ancak, Amerika’da yaşamaya karar veren torununa yazdığı fakat asla postalamadığı bir dizi mektuptan oluşmaktadır.
Acı bir trafik kazası sonucu kaybettiği kızından ona kalan tek miras torunudur. Bir nevi kuşak çatışmasının sonucu aralarında hiçbir diyalog kalmayan torunu ani bir kararla onu terk etmiş ve Amerika’ya gitmiştir. O ise torununun sevimli köpeği ile koskoca evde tek başına yaşamak zorunda kalmıştır.
Gençliğinde çok akıllı, hareketli ve yaşam dolu bir kişiliğe sahip olan bu kadın kendi kafasına göre bir eş bulamadığı için oldukça geç yaşlarda bir evlilik yapmıştır. Uzun süre çocuğu olmadığı için tedavi görmek maksadıyla gittiği kaplıcalarda tanıştığı bir doktorla fırtınalı bir aşk yaşar. Sadece üçer haftadan oluşan iki tatil süresince birlikte olabilmişlerdir. Fakat bu aşkı telefonlarla ve mektuplarla sevdiği erkek ölene dek yoğun bir şekilde yaşar. İkinci buluşmalarının sonunda sevdiği erkekten hamile kalır. Fakat çocuğunun gerçek babasını kocasından ve herkesten gizler. Çocuğunu büyük bir sevgi ile büyütür. Kendi gençlik yıllarında yaşadığı kısıtlamaların hiçbirisini kızına yaşatmamaya kararlıdır. Ona her şeyin en iyisini vermeye çalışır. Fakat bu tutumu kızını tamamen asi ve geçimsiz bir insan yapmıştır.
Annesine hiçbir birsaygısı ve hoşgörüsü olmayan kızı, 60’lı yılların özgürlük çılgınlığına kendini kaptırmış ve Türkiye’de geçirdiği bir tatil sonrasında bir çocuk dünyaya getirmiştir. Çocuğunun babasını bile tanımayan kadın bazı saplantılarından ötürü psikolojik tedavi görmektedir. Duygusal bir ilişki içerisinde de olduğu doktoru onu aldatmış ve bir takım evraklar imzalatarak büyük miktarda bir paraya kefil etmiştir. Her şeyi anladığında iş işten geçmiştir. O hiç saygı duymadığı annesine yardım istemeye koşar. Çok hararetli bir tartışma sonrasında annesinin ağzından kaçan kısacık bir cümle onu alt üst eder.
Hiç ummadığı bir anda babasının öz babası olmadığını öğrenir. Arabasına atlayıp hızla annesinden uzaklaşmak isterken trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeder. Hayatta tüm sevdiklerini bir bir yitiren ve kendisini hayata bağlayacak hiçbir şeyin kalmadığını düşündüğü bir anda torununa bakacak başka kimsenin olmaması bu ihtiyar kadını yeniden yaşama bağlamıştır. Çok büyük zorluklarla büyüttüğü torunu bir gün hiçbir sebep yokken Amerika’ya gitmek istediğini söylediğinde O hiç karşı çıkmamış, aksine onu desteklemiş ve içinden geldiği gibi davranmasını öğütlemiştir. Uzun bir yaşamın kendisi ile iç hesaplaşmasını, sorumlu hissettiği insana karşı bir itirafname, bu kitabı yaratmıştır.
Torununa, insanların hayatları boyunca önemli kararlar aÅŸamasında yapmaları gereken tek ÅŸeyin, durup yüreklerinin sesini dinlemek olduÄŸunu, ancak bu ÅŸekilde gerçek mutluluÄŸun yakalanabileceÄŸini anlatmakla geçmiÅŸtir. Onca postaya verilmemiÅŸ mektup….
SONUÇ :
1. KİTABIN ANA FİKRİ :
Bunca teknolojik gelişmeye rağmen hala insanların duygularının var olduğunu unutulmaması insanların ancak şartların gerektirdiği şekilde değil de içlerinden geldiği gibi hareket ettikleri zaman gerçekten mutlu olabilecekleri.
2. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :
Çok sade bir dille, harika bir edebi eser yaratılmıştır.
3. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :
İnsanın kişiliğinin olgunlaşmasında etkili olabilecek çok güzel bir eser. Herkes tarafından okunmalı.
Komik Videolar
Sbs Sonuclari
Comments
2 Comments so far
Kitap, olağanüstü bir dille yazılmıştır. Yazar, insanların bildiği ancak kendine kabul ettiremediği veya kabul etmek istemedikleri kötü ama gerçek birçok olayı tek bir cümleyle ne güzel de anlatmıştır! Anlatırken olaylara bir kez ve direk değilde bakış açısını değiştirerek yüzlerce kez bakmış ve kağıda öyle aktarmıştır. Aklından ve yüreğinden geçen cümleleri paragrafa dönüştürürken okuyucuya mesaj vermek yerine; olayı anlatıp ince ayrıntıyı bizim yakalayıp ders çıkarmamızı istemiştir. Bu mesajı kendimiz buluyoruz ama ortada çıkarılabilecek birçok ders yok, yazılan eserden herkes farklı dersler çıkaramaz. Verilen tek bir ayrıntıda tek bir ders gizli önemli olan onu yakalayıp çıkarmak. İşte beni etkileyen de bu! Yazarın yazdığı tek cümle hakkında belkide sayfalarca yazı yazılabilir hatta bir kitap bile oluşturulabilir. İnsan bu kitabı okuduğu zaman daha onlarca kitap okumuş gibi oluyor. Önemli olanda bu değil mi zaten? Okumak, düşünmek, anlamaya çalışmak ve uygulamak… Hayatında karşılaştığın olaylara bir kitapla hatta kitabın içindeki tek bir cümle ile yön verebilmek. Susanna Tamaro, bunu kusursuzca başarmış.
Eleştiri; yapılan iyi ya da kötü yorumlardır ama ben bu kitap için yapabilecek kötü bir yorum bulamıyorum bile…
mükemmel bir kitap içinde macera olmayıp bnim en çok hoşlandığım kitaplardan biri olabilen Tek kitaptır.